"

ad

" Kelimesi için arama sonuçları
Türkçe - Almanca Sözlük

adçekmek (İsim)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
losen.
Türkçe - İngilizce Sözlük

adçekmek (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
1. to draw lots. 2. to draw straws.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ADCEM (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Eğri burunlu.
Türkçe - İngilizce Sözlük

adcı (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
1. nominalistic. 2. (a) nominalist.
Felsefe Sözlüğü

Adcı Gezimcilik. (Özel isim)

(Felsefe Sözlüğü) :
(Os. İsmiyyeci meşaiyye, Fr. Peripatetisme Nominaliste). Genel kavramları birer addan ibaret bulan ortaçağ Aristotelesçiliği... XIV. yüzyılın Durand, Ochkam, Buridanus ve d'Ailly gibi düşünürleri Adcılık öğretisini savunurlar. Bu aristotelesçi düşünürlere göre genel kavramları birer addan başka bir şey değildir, gerçeklikleri yoktur. İnsanlar ancak bireysel gerçeklikleri bilebilirler, bir genel kavram olan Tanrı bilinemez ve tanıtlanamaz. Din, bilimselliğe zorlanmamalıdır. İnsan inanla yetinmeli, kilise dünya işlerine karışmamalı ve ilkel kutsallığına dönmelidir... Adcı gezimcilik ortaçağın ilerici bir düşüncesidir ve kilise egemenliğinin sarsılmasını sağlamıştır. bkz. Ad, Adcılık, Gezimcilik, Aristoculuk.
Türkçe - İngilizce Sözlük

adcılık (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
nominalism.
Felsefe Sözlüğü

Adcılık. (Özel isim)

(Felsefe Sözlüğü) :
(Os. İsmiyye, Fr. Nominalisme, Al. Nominalismus, İng. Nominalism, İt. Nominalismo). Genel kavramları gerçek saymayıp birer addan ibaret bulan öğreti... XI. yüzyılın sonunda Compiegne papazı Rocelin'in ileri sürdüğü adcılık öğretisine göre genel kavramlar (Tümeller Os. Küllier, Fr. Les universeaux), birtakım seslerden başka bir şey değildirler. Bunlar, insanların düşünce biçimlerine yakıştırdıkları birer addır ve hiç bir gerçeklikleri yoktur. Gerçek olan bireysel olandır... Roscel'in bu öğretisi kiliseyi temelinden sarsan bir düşünceydi. Çünkü dinler tümeller üstüne kurulmuştu, başta Tanrı olmak üzere bütün dinsel kavramlar soyut ve tümeldi. Genel kavramların gerçek sayılmaması dinin de gerçek sayılamayacağı sonucunu zorunlu kılıyordu. Bu yüzden, hemen bütün ortaçağ adcılıkla gerçekçilik (Os. Hakikiyye, Fr. Realisme) in kavgalarıyle yüklüdür. Genel kavramların gerçek olduğunu sananlar gerçekçilik adı altında toplanmışlar ve Roscelin'in bu savına karşı çıkmışlardır. Ortaçağ skolastiğinin ters terminolojisi adları savununları gerçekçi, asıl gerçeği savunanları ise adcı saymaktadır. Ortaçağın aydın düşünürü Abaelardus, kilisenin büyük tepkisini doğuran adcılığı gerçekçilikle uzlaştırabilmek için, açık anlamında adcılıktan yana olan kavramcılık (konseptüalizm) öğretisini ileriye sürmüştür... Antik çağ Yunan düşüncesinde de Stoacılar ve Epikurosçular adcıydılar. Kinik düşünür Antisthenes, Platon'un gerçek saydığı ideler için, "Atı pek iyi görüyorum ama atlılığı göremiyorum" demişti. Öğreti, XIV. yüzyıl Hıristiyan skolastik Aristotelesçilerince (adcı gezimcilik) yeniden ve daha güçlü olarak canlandırılmış, dinle dünya işlerini ayıracak biçimde yorumlanmıştır. XVIII. yüzyıl duyumcuları da (sansualizm) adcıdırlar. Duyumcu Condillac, "Tümeller addan başka bir şey olsalardı tümel olamazlardı" demektedir. bkz. Ad, Adcı Gezimcilik, Kavramcılık, Gerçekçilik.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ÂDD (Noktalama)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Kuvvet, salâbet.
İngilizce - Türkçe Sözlük

add (Fiil)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
f. 1. eklemek, ilave etmek; katmak. 2. toplamak.
İngilizce - Türkçe Sözlük

add fuel to the flames (Fiil)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
k. dili yangına körükle gitmek.