"hav
" Kelimesi için arama sonuçları
HAVIT (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Deve semeri. Devenin hörgücüne takılan küçük semer.
HAVİYE (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Sukut mânasından) Cehennem'in 7. tabakası. En korkunç yer.
HÂVİYE (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Cehennem'in yedinci tabakası. Burada inanmadıkları hâlde inanmış görünen münâfıklar ilemüslüman iken İslâm dînini terk eden mürtedler azâb görecektir.Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki:Ameli hafîf olana (yâni iyilikleri hafif, günâhları ağır gelene) gelince; artık onun yerihâviyedir. Bildin mi hâviye nedir? O, yakıcı bir ateştir. (Kâria sûresi: 8-11)
HÂVİYE
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Cehennem'in yedinci tabakası. Burada inanmadıkları hâlde inanmış görünen münâfıklar ile
müslüman iken İslâm dînini terk eden mürtedler azâb görecektir.
Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki:
Ameli hafîf olana (yâni iyilikleri hafif, günâhları ağır gelene) gelince; artık onun yeri
hâviyedir. Bildin mi hâviye nedir? O, yakıcı bir ateştir. (Kâria sûresi: 8-11)
HAVİYYE (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(C.: Havâyâ) Yağlı bağırsak. * Bağırsak. * Deve palanı.
HAVK (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Ev süpürmek. * İhâta etmek, kaplamak.
HAVKALE (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(C.: Havâkıl) İhtiyar, zayıf, kuvvetsiz ve çelimsiz adam. * Hızlı yürüme.
HAVL (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Güç. Kuvvet. * Muhit, etraf. * Yıl, sene. * Tahavvül, inkılâb. * Geçmek. * Bir hâlden bir hâle dönmek. * Rücu etmek. * Sıçramak. * Hile.
HAVL (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Hareket, kuvvet.Bir insan, havlin kendinden olmayıp, Allahü teâlânın yaratmasiyle olduğunu bilirse, her şeyiO'ndan bekler. İşlerin meydana gelmesinde sebepleri arada görmeyen kimse, Allahü teâlâdanbaşka kimseden bir şey beklemez. (İmâm-ı Gazâlî)
HAVL
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Hareket, kuvvet.
Bir insan, havlin kendinden olmayıp, Allahü teâlânın yaratmasiyle olduğunu bilirse, her şeyi
O'ndan bekler. İşlerin meydana gelmesinde sebepleri arada görmeyen kimse, Allahü teâlâdan
başka kimseden bir şey beklemez. (İmâm-ı Gazâlî)