"

ÂD

" Kelimesi için arama sonuçları
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ADALETPENAH (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
f. Adâletli.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ADALL (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Çok sapık, çok dalâlette.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ADAM (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
İnsan. * Erkek kişi. * Birinin tarafını tutan kimse. * İyi ve terbiyeli yetişmiş insan.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ADAMET (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Ahmaklık, akılsızlık.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ADAN (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Deniz kenarı.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ADAPTASYON (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Fr. Tatbik etme işi. Bir şeyin bir başkasına göre ayarlanması. Bir canlının, yaşadığı muhite uyması işi. * Yabancı dilde yazılmış bir eseri yerli adlar ile ve yerli hayata uydurarak çevirme.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ADAPTE (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Fr. Adaptasyonu yapılmış, tamamlanmış.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ADARR (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
En zararlı.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ÂDAT (Noktalama)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Âdetler. (Bak: Âdet)
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ADAVET (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Husumet, düşmanlık. Kin. buğz. Garaz.(Adâvet ve muhabbet, nur ve zulmet gibi zıttırlar. İkisi, mâna-yı hakikisinde olarak beraber cem olmazlar. Eğer muhabbet, kendi esbabının rüçhaniyetine göre bir kalbde hakiki bulunsa, o vakit adâvet mecazi olur; acımak suretine inkılâb eder. Evet mümin, kardeşini sever ve sevmeli. Fakat fenalığı için yalnız acır. Tahakkümle değil, belki lütufla ıslahına çalışır. Onun için nass-ı hadis ile: "Üç günden fazla, mü'min mü'mine küsüp kat-ı mükâleme etmeyecek." Eğer esbâb-ı adâvet galebe çalıp, adâvet, hakikatıyla bir kalbde bulunsa; o vakit muhabbet mecâzi olur; tasannu ve temelluk suretine girer. M.)