Tüm Sözlükler
68 record(s) found.

  • çevrealentours

    Turkish - French Dictionary
  • çevrecontour

    Turkish - French Dictionary
  • çevre r Umfang e Peripherie; e Umwelt, e Umgebung; e Kontur; r Bereich, r Bezirk; r Kreis, r Zirkel.

    Turkish - German Dictionary
  • çevrealrededores

    Turkish - Spanish dictionary
  • çevrecontorno

    Turkish - Spanish dictionary
  • çevre1.doralî, dorhêl, hawêr. 2.mat.qef.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • ÇEVRE is. 1. Bir şeyin yakını, civar. 2. Bir şeyin kenarlarının meydana getirdiği kapalı çizgi, muhit. 3. Aynı konu ile ilgili kimselerin topu. 4. Mendil.

    Turkish - Turkish dictionary
  • ÇEVRE[ Environment ] Bir organizmanın var olduğu ortam ya da koşullar. Bu çevre doğal fiziksel öğeleri, ayrıca organizmanın etkileştiği insan ürünü koşulları içerir.

    Environmental Glossary
  • ÇEVRE(AMBIENT) [i]Etrafı saran alan veya çevre.

    Meteorological Glossary
  • ÇevreBir organizmanın var olduğu ortam yada koşullar. Bu çevre doğal fiziksel ögeleri ayrıca organizmanın etkileştiği insan ürünü koşullarını içerir.

    Tourism Glossary
  • çevre1. surroundings, environs; vicinity, neighborhood: Çankırı çevresinde in the vicinity of Çankırı. 2. perimeter, encompassing limits, periphery, circumference. 3. natural environment, environment; habitat. 4. (a person´s) circle of friends and acquaintances. 5. circle, group of people who share a common interest or pursuit. 6. embroidered handkerchief. Ç Bakanı Minister for the Environment. Ç Bakanlığı Ministry of the Environment. kirliliği/kirlenmesi environmental pollution, pollution of the environment. korunması environmental protection, protection of the environment. yolu bypass, beltway, belt highway, Brit. ring road.

    Turkish - English dictionary
  • ÇEVRE ANALİZİ[ Environmental analysis ] Belirli bir arazinin topoğrafik, hidrolojik, jeolojik ve kültürel özellikleri gibi çevresel özelliklerinin incelenmesi.

    Environmental Glossary
  • çevre bakanlığıwezarata hawêrparêziye.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • ÇEVRE DEĞERLENDİRMESİ[ Environmental assessment ] Bir eylemin ya da projenin çevre bakımından yararlı olup olmadığını ve çevresel etki raporunun hazırlanması gerekip gerekmediğini belirlemek amacıyla yapılan inceleme.

    Environmental Glossary
  • ÇEVRE DOSTU[ Environment-friendly ] Ürünlerde normal olarak bulunan zararlı öğelerden bazılarını tasfiye etmek amacıyla tasarlanmış ya da değiştirilmiş ürünleri ifade etmek için kullanılan terim.

    Environmental Glossary
  • Çevre Düzeni PlanıÜlke ve plan kararlarına uygun olarak konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanılmasını belirleyen plandır.

    Tourism Glossary
  • ÇEVRE DÜZENLEMESİİnsanlar için hayır dileyen kimseye ve iyi komşuya delalet eder.

    Dream Dictionary of Phrase
  • ÇEVRE KALİTE HEDEFİ[ EQO = Environmental quality objective ] Çevrenin belirli bir boyutu için amaçlanan kalite düzeyinin ortaya konması. Bu düzey ulaşılır olmayabilir ve nicelik olarak ifade edilebilir.

    Environmental Glossary
  • ÇEVRE KALİTE STANDARDI[ EQS = Environmental quality standard ] Bir çevrede bir kirletici için izin verilebilir en yüksek düzey ya da çevrenin bazı vasıfları için kabul edilebilir en düşük düzey.

    Environmental Glossary
  • Çevre KanunuYnsanlığın ortak varlığı olan çevrenin korunması, iyileştirilmesi, arazi ve doğal kaynakların en uygun bir biçimde kullanılması ve korunması, doğanın kirlenmesinin önlenmesi için yapılacak düzenleme ve önlemleri belirlemek amacıyla bu kanun bazı maddeleriyle turizmi ilgilenmektedir.

    Tourism Glossary
  • çevre kirliliği e Umweltverschmutzung.

    Turkish - German Dictionary
  • ÇEVRE KİRLİLİĞİÜretim ve tüketim faaliyetleri dolayısıyla ortaya çıkan katı, sıvı veya gaz biçimindeki artıkların fiziksel ve biyolojik ortamı olumsuz yönde etkilemeleri şeklinde tanımlanmaktadır. Kentleşme, nüfus artışı, sanayileşme, tarımsal alanda gelişme, meteorolojik gelişmeler çevre kirliliğinin başlıca nedenleri arasındadır.

    Dictionary of Economics
  • ÇEVRE KORUMA[ Environment protection ] Potansiyel olarak tehlikeli atık maddelerin çevreye boşaltılmasının asgariye indirilmesi ya da önlenmesi amacıyla kaynakların yönetimi.

    Environmental Glossary
  • Çevre KorumaPotansiyel olarak tehlikeli atık maddelerin çevreye boşaltılmasının asgariye indirilmesi yada önlenmesi amacıyla kaynakların yöntemi.

    Tourism Glossary
  • ÇEVRE KORUMA AJANSI[ EPA= Environmental Protection Agency ] Kirleticiler ile ilgili tüm kanun ve yönetmelikleri uygulamak ile görevli Amerikan federal kuruluşu.

    Environmental Glossary
  • ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ[ Environmental engineering ] Çevre mühendisliği, çevrenin korunmasına, kirliliğin azaltılmasına vb. elverişli teknoloji sistemlerinin tasarlanmasını ve çevre süreçlerinin incelenmesini, ayrıca belirli binaların bu açıdan iç tasarımlarının gerçekleştirilmesini içerir.

    Environmental Glossary
  • ÇEVRE SORUNLARI BİLİMSEL KOMİTESİ[ SCOPE= Scientific Committee on Problems of the Environment ] Başlıca ilgi alanı çevreyi iyileştirmek ve kirlilikle ilgili çeşitli sorunları incelemek olan uluslararası kuruluş.

    Environmental Glossary
  • ÇEVRE ÜLKELERİBağımlılık okulu yaklaşımına göre kapitalist dünya ekonomisi sistemini oluşturan ülkeler merkez, yarıçevre ve çevre ülkeleri olarak üç gruba ayrılır. Çevreden yarı çevreye, yarı çevreden merkeze eşitsiz mübadele yolu ile kaynak aktarımı söz konusudur. Sistemi ayakta tutan bu kaynak aktarımıdır. Günümüzde Afrika ülkelerinin büyük çoğunluğu, Asya ülkelerinin çoğu, Ortadoğu ülkelerinin bazıları ve Güney Amerika ile Orta Amerika ülkelerinin çoğu çevre ülkelerini oluşturmaktadırlar. Bunlar dünya ekonomisinin göreceği en yoksul ülkeleridir.

    Dictionary of Economics
  • çevre yoluroute d'évitement

    Turkish - French Dictionary
  • çevre yolucinturón

    Turkish - Spanish dictionary
  • ÇEVRE YOLU[ Beltway ] Kentsel bir alanı çevreleyen, ana ulaşım arterlerine bağlı yol.

    Environmental Glossary
  • ÇEVRE YÖNETİMİ[ Environmental management ] Toprak , su ve hava gibi doğal kaynakların çevresel açıdan kabul edilebilir uygulamalar yoluyla kullanılması.

    Environmental Glossary
  • Çevre YönetimiTorak, su, ve hava gibi kaynakların çevresel açıdan kabul edilebilir uygulamalar yoluyla kullanılması.Çevre Etki DeğerlendirilmesiYeni gelişme ve projelerin çevreye olabilecek sürekli yada geçici potansiyel etkilerin, sosyal sonuçları ve alternatif çözümleri de içine alacak biçimde analizi ve değerlendirilmesi.

    Tourism Glossary
  • ÇEVRE YÖNÜNDEN DUYARLI ALAN[ ESA= Environmentally senstive area ] Bir ülkenin doğal yerleşimleri ve süregelmekte olan tarımsal etkinlikleri korumak ya da modern, yoğun tarımdan geleneksel olana geçmek için özel önlemler almak gereğini duyduğu alanlar için kullanılan terim.

    Environmental Glossary
  • ÇEVRE [İng. Environment]:Merkez dışında kalan alanlar anlamına geldiği gibi, insanı saran tabiî şartlar manasını da taşımaktadır. Tabiî çevrenin beşerî çevre haline gelebilmesi, insan emeğinin ve damgasının çeşitli şekillerde tabiata vurulabilmesiyle mümkündür.Sanayileşme ve şehirleşme süreci ile ön plâna çıkan bu kavram, çevre sorunları adı altında yeni bir başlığı sosyal ilimlere kazandırmıştır. Bu süreç, çevredeki dengeleri değiştirmiş, su, hava ve toprak kirliliği konuların tartışmaya açmıştır. Çevre sorunları doğurmadan bir sanayileşme mümkün olmamakla beraber,bu sorunları asgari seviyede tutabilmek esas olmaktadır. (Bkz. Ekoloji, Çevrecilik)

    Sociological Dictionary
  • CEVREB (C.: Cevârib, Cevâribe) Çorap.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • çevrebilimécologie

    Turkish - French Dictionary
  • çevrebilim e Ökologie.

    Turkish - German Dictionary
  • çevrebilimecología

    Turkish - Spanish dictionary
  • çevrebilimhawêrnasî.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • çevrebilim(the science of) ecology.

    Turkish - English dictionary
  • çevrebilimci e Ökologe.

    Turkish - German Dictionary
  • çevrebilimciecologist.

    Turkish - English dictionary
  • çevrebilimselecological, ecologic.

    Turkish - English dictionary
  • çevreci1. (an) environmentalist. 2. (someone) who is an environmentalist. 3. environmentalist, pertaining to environmentalism.

    Turkish - English dictionary
  • çevrecilikhewêrparêzî.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • çevrecilik1.environmentalism. 2. being an environmentalist.

    Turkish - English dictionary
  • ÇEVRECİLİK [İng. Environmentalism]:Çevrede ekolojik dengenin bozulmasına ve çevrenin tahrip edilmesine karşı çıkan ve bu konuda bir çok toplumda kamuoyu yaratmaya çalışan ve sesini duyuran bir harekettir. Özellikle sanayileşmenin olumlu bazı sonuçlarına rağmen, çevre üzerinde yarattığı olumsuz tesirler çevreci hareketi günümüzde ön plana çıkarmıştır.Çevrecilik oldukça geniş kapsamı olan bir kavramdır ve sadece çevre sorunlarını (su, toprak, hava) değil; çevrede insanı dışında yaşayan canlıları, hayvanları da içine almaktadır. Nitekim,kürkün giysi olarak kullanımına karşı çıkış buna bir örnektir.Nüfus artışının ekolojik dengeyi bozması, yer altı ve yer üstü kaynaklarının şuursuzca ve ekonomik olmayan şekilde kullanılması gibi plansız şehirleşme konuları da çevreciliğin içinde düşünülmektedir.

    Sociological Dictionary
  • çevrede herum.

    Turkish - German Dictionary
  • çevrelemek einkreisen, umkreisen, umklammern, kreisen, sTMumen.

    Turkish - German Dictionary
  • çevrelemekdorgirtin.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • ÇEVRELEMEK f. 1. Etrafını sarmak, kuşatmak. 2. Sınırlarını çizmek.

    Turkish - Turkish dictionary
  • çevrelemek/ı/ to surround, encircle, enclose; to circumscribe.

    Turkish - English dictionary
  • çevrelenmekdor lê girtin.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • çevrelenmekto be surrounded, be encircled.

    Turkish - English dictionary
  • çevren r Horizont.

    Turkish - German Dictionary
  • çevrenhorizon.

    Turkish - English dictionary
  • çevreselenvironmental.

    Turkish - English dictionary
  • ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ[ ELA = Environmental impact assessment ] Yeni gelişme ve projelerin çevreye olabilecek sürekli ya da geçici potansiyel etkilerinin, sosyal sonuçları ve alternatif çözümleri de içine alacak biçimde analizi ve değerlendirilmesi.

    Environmental Glossary
  • ÇEVRESEL ETKİ RAPORU[ Environmental impact statement ] Çevresel etki değerlendirmesi çalışmalarının sonuçlarını içeren detaylı rapor.

    Environmental Glossary
  • ÇEVRESEL LAPSE-RATE(ENVIRONMENTAL LAPSE-RATE) [i]Genellikle radyosonde ile ölçülen, hava sıcaklığının yükseklikle düşme oranıdır.

    Meteorological Glossary
  • çevresinde um, umher, herum, rings.

    Turkish - German Dictionary
  • çevresinde dolaşmak umgehen.

    Turkish - German Dictionary
  • çevresinde dönmek umlaufen, umfahren, umkreisen.

    Turkish - German Dictionary
  • çevresine um, herum.

    Turkish - German Dictionary
  • çevresine bakınmak sich umschauen.

    Turkish - German Dictionary
  • çevresine bakmak sich umsehen.

    Turkish - German Dictionary
  • çevresini sarmak umschliessen, umringen, umlagern.

    Turkish - German Dictionary

Last Searched Words

  • MÜTESELLİM

    2022-05-23 02:06:15
    Ottoman - Turkish Dictionary
  • Xwedanenas

    2022-05-23 02:06:15
    Kurdish - Turkish dictionary
  • çevre

    2022-05-23 02:06:15
    Turkish - French Dictionary
  • bidestgirtî

    2022-05-23 02:06:14
    Kurdish - Turkish dictionary
  • ZİRİN

    2022-05-23 02:06:13
    Ottoman - Turkish Dictionary
  • Humanität

    2022-05-23 02:06:13
    German - Turkish Dictionary
  • ağırlama

    2022-05-23 02:06:12
    Turkish - English dictionary
  • zuschreiben

    2022-05-23 02:06:12
    German - Turkish Dictionary
  • stanotte

    2022-05-23 02:06:11
    Italian - Turkish dictionary
  • çember

    2022-05-23 02:06:11
    Kurdish - Turkish dictionary

Keyword Searches

  • English - Turkish Dictionary
  • ılık

    2022-05-23 01:34:51
    Turkish - French Dictionary
  • necesen

    2022-05-23 00:35:47
    Azerbaijani - Turkish Dictionary
  • hercai

    2022-05-23 01:36:20
    Turkish - German Dictionary
  • PÜRYAN

    2022-05-23 01:07:11
    Ottoman - Turkish Dictionary
  • açık

    2022-05-23 02:04:23
    Turkish - French Dictionary
  • vuslat

    2022-05-23 01:00:17
    Turkish - Kurdish Dictionary
  • çüş

    2022-05-23 01:08:07
    Turkish - German Dictionary
  • Rh NULL HASTALIĞI

    2022-05-23 01:07:22
    Medicine and Hematology Glossary
  • kûnek

    2022-05-23 01:07:55
    Kurdish - Turkish dictionary