Results for "DEFTER
"
defter tutmak
(Turkish - German Dictionary) :
Listen führen.
DEFTER-İ A'MÂL
(Ottoman - Turkish Dictionary) :
İnsanların amellerinin iyilik veya, kötülüklerinin meleklerce kaydolunduğu manevî defter.( $ kelimesiyle ifade eder ki: Haşirde herkesin bütün a'mâli bir sahife içinde yazılı olarak neşrediliyor. Şu mes'ele kendi kendine çok acib olduğundan akıl ona yol bulamaz. Fakat, surenin işaret ettiği gibi haşr-i bahâride başka noktaların naziresi olduğu gibi, şu neşr-i suhuf naziresi pek zâhirdir. Çünki her meyvedar ağaç ve çiçekli bir otun da amelleri var. Fiilleri var, vazifeleri var. Esmâ-i İlâhiyeyi ne şekilde göstererek tesbihat etmiş ise ubudiyetleri var. İşte onun bütün bu amelleri tarih-i hayatlarıyla beraber umum çekirdeklerinde, tohumcuklarında yazılıp başka bir baharda, başka bir zeminde çıkar. Gösterdiği şekil ve suret lisanıyla gayet fasih bir surette analarının ve asıllarının a'mâlini zikrettiği gibi dal, budak, yaprak, çiçek ve meyveleriyle sahife-i a'mâlini neşreder. S.)
DEFTER-İ KEBİR
(Dictionary of Economics) :
İşletmenin parasal işlemleri yevmiye defterine kaydedilir. Daha sonra yevmiye defteri kayıtları, her kişi ya da kurum için ayrı bir sayfanın ayrıldığı başka bir defterlere, her kayıt ilgili kişi ya da kuruma ait sayfaya almamak suretiyle aktarılır. Böylece Defter-i Kebir denen bu defterde her kişi ve kurumun hesabı çıkmış olur.
deftera bîreweriyê
(Kurdish - Turkish dictionary) :
hatıra defteri
defterdar
(Turkish - German Dictionary) :
r Finanzdirektor.