Results for "MUTLAK
"
mutlak
(Turkish - English dictionary) :
,-kı 1. absolute, unconditional, unlimited, unrestricted. 2. colloq. by all means, without fail; surely. çoğunluk absolute majority. değer math. absolute value. nem absolute humidity. sıcaklık phys. absolute temperature. sıfır phys., chem. absolute zero.
Mutlak Adâlet
(Islamic Glossary) :
Bir şeyi yerli yerine koymak. Kendi mülkünde olanı kullanmak. (Bkz. Adâlet)Âlemleri yaratan Allahü teâlâ hâkimler hâkimi, her şeyin asıl sâhibi ve tek hâlıkı(yaratıcısı)dır. Allahü teâlâ mutlak adâlet sâhibidir. Onun için insanlara gönderdiği en son ve enkâmil (üstün ve eksiksiz) dinde mutlak adâlet vardır. (Harputlu İshâk Efendi)
Mutlak Fenâ
(Islamic Glossary) :
Allahü teâlâdan başka her şeyin kalbden çıkıp, isimlerinin bile unutulması. (Bkz. Fenâ)Mutlak fenâ hâsıl olmadıkça, Hakk'ın şühûdü (yâni Allahü teâlânın kalbe tecellîsi) mümkündeğildir. (Ahmed Fârûkî)Sonsuz kavuşmak ve devamlı huzur ancak mutlak fenâdan sonra Bekâ-billah ile şereflenenkimseye nasîb olur. (İmâm-ı Rabbânî)Allahü teâlâdan başka şeylere köle olmaktan büsbütün kurtulabilmek için, mutlak fenâyakavuşmak lâzımdır. (İmâm-ı Rabbânî)
Mutlak Hakikat.
(Philosophical Dictionary) :
bkz. Saltık Hakikat.
Mutlak İdealizm.
(Philosophical Dictionary) :
bkz. Saltık Düşüncecilik.