Results for "MİNA
"
MİNA
(Dream Dictionary of Phrase) :
Bu kutlu mahalde olduğunu görmek dünya ve ahirette arzu ettiği şeye nailiyete ve korktuklarından emin olmaya delalet eder.
MİNÂ
(Islamic Glossary) :
Mekke-i mükerremenin doğusundaki dağların eteğinden Arafât'a giden yol üzerindebulunan yer. Hac ibâdeti esnâsında kurban kesmek ve cemre (şeytan) taşlamak için burayagidilir. İbrâhim aleyhisselâm, kurban etmek için, oğlu İsmâil'i buraya götürmüştü.Minâ Mekke'nin, Müzdelife Minâ'nın, Arafât da Müzdelife'nin kuzeyindedir. Son yapılanasfalt caddelere göre Minâ ile Mekke arası 4,5, Minâ ile Müzdelife arası 3,3 ve Müzdelife ileArafât arası 5,4 kilometredir. (M. Sıddîk Gümüş)Haccın sünnetleri on birdir. Bunlardan biri de imâmın üç yerde hutbe okumasıdır. BirisiZilhicce ayının yedinci günü Mekke'de, ikincisi, dokuzuncu günü öğle namazı, öğle ve ikindinamazlarından önce Arafât'ta, üçüncüsü, on birinci (kurban bayramının ikinci) günü Minâ'daokunur. (İbn-i Nüceym)Kurban bayramının birinci günü güneş doğmadan önce Meş'aril-haram denilen yerdenMinâ'ya hareket edilir.Minâ'ya gelince, Mescid-i Hîf'e en uzak olan Cemre-i akabe denilenyerde sağ elin baş ve şehâdet parmaklarıyla iki buçuk metreden veya daha uzakta n Cemreyerini gösteren duvarın dibine nohut kadar yedi taş atılır. Sonra hiç durmadan buradan gidilipkurban kesilir. Bayramın birinci günü Minâ'da olanlar ve bütün hacılar bayram namazı kılmaz.(İbn-i Âbidîn)Mekke-i mükerremede Minâ pazarında, genç bir tâcir aşağı yukarı elli bin altın değerindealış veriş yapıyordu. O esnâda, kalbi, Allahü teâlâyı bir an unutmuyordu. (Hâce Behâeddîn-iBuhârî)
mîna hev
(Kurdish - Turkish dictionary) :
benzer.
MİNA'
(Ottoman - Turkish Dictionary) :
(C.: Miyâni) Liman.
MİNA-RENK
(Ottoman - Turkish Dictionary) :
f. Gök mavisi.