Tüm Sözlükler
reklam sol

13 record(s) found.

  • edebiyatlittérature

    Turkish - French Dictionary
  • edebiyat e Literatur.

    Turkish - German Dictionary
  • edebiyatliteratura

    Turkish - Spanish dictionary
  • edebiyatwêje.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • EDEBİYAT is. 1. Duygu, düşünce ve hayallerin söz ve yazı ile, güzel ve etkili bir biçimde anlatılması sanatı. 2. Söz ve yazı sanatlarının, bu sanatlarla ilgili bütün eserlerin toplu adı: Edebiyat tarihi.

    Turkish - Turkish dictionary
  • EDEBİYAT Düşünce, duygu veya herhangi bir hakikatı veya herhangi bir fikri yazı veya sözle, manzum veya nesir halinde güzel şekilde ifâde san'atı. Bu san'atla uğraşan ilim kolu. * Edebiyata âit yazıları toplayan kitap.Edebiyatın sözlük anlamından biri de edebe, yani terbiyeye uygun söz söylemektir. Demek ki edebiyatçı edepli olmalı, edepsizce söz ve yazılar edebiyat olamaz.(Edebiyatta vardır üç meydan-ı cevelân; onlar içinde gezer, haricine çıkamaz: Ya aşkla hüsündür, ya hamâset ve şehâmet, ya tasvir-i hakikat. İşte yabani edebse hamâset noktasında hakperestliği etmez.Belki zâlim nev-i beşerin gaddarlıklarını alkışlamakla kuvvet-perestlik hissini telkin eder. Hüsün ve aşk noktasında, aşk-ı hakiki bilmez.Şehvet-engiz bir zevki nefislere de zerkeder. Tasvir-i hakikat maddesinde, kâinata san'at-i İlâhî suretinde bakmaz;Bir sıbga-i Rahmanî suretinde göremez. Belki tabiat noktasında tutar, tasvir ediyor; hem ondan da çıkamaz.Onun için telkini aşk-ı tabiat olur. Maddeperestlik hissi, kalbe de yerleştirir; ondan ucuzca kendini kurtaramaz.Yine ondan gelen, dalâletten neş'et eden ruhun ıztırabatına, o edepsizleşmiş edeb (müsekkin, hem münevvim); hakiki fayda vermez. S.)

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • edebiyat,-tı literature. E Fakültesi the College of Literature, Arts, and Social Sciences (in Istanbul University). yapmak to talk or write bombastically, talk or write in purple prose.

    Turkish - English dictionary
  • EDEBİYAT SOSYOLOJİSİ [İng. Sociology of LiteratureSosyolojisinin bir dalıdır. Genel sosyoloji ile sürekli irtibatlandırılması gereken bir alt sosyoloji dalıdır.Edebiyat, sosyo-kültürel kimliğimizn söz ve yazı halinde kendini dışa vurmasıdır. Bir başka ifadeyle toplum iinde şekillenen ve toplumu diğer toplumlardan ayıran, sosyal varlığımızı olduğu gibi aksettiren ahinkli ve anlamlı ifade ve semboller toplamıdır. ( Ülgener, S. F., 1988)Edebiyata konu olan eserler, belirli bir dönemde ve belirli bir sosyal yapı şartlar içinde meydana gelir. Bir edebi eseri, yazıldığı dönemin özelliklerinden ve o dönemin şartlarından ayrı düşünemeyiz. Eseri meydana getiren yazar bu da zaman diliminden o dönemin sosyal olaylarından ve kültürel çevreden etkilenir ve karşılıklı bir alış-veriş içinde olur. Yazarın bir şeyler ortaya koyabilmesi, kendi kültürel çevresinden bir şeyler kazanabilmesine bağlıdır. Yazarın şahsi kabiliyeti önem taşımakla beraber, kültür çevresinden aldığı payı ortaya koyabilmesi, eserde somutlaşır.Mehmet Akif, Yahya Kemal, Ziya Gökalp, Ömer Seyettin, Halide Edip Adıvar. Ahmet Hamdi Tanpınar, Necip Fazıl, Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Mehmet Emin Yurdakul, Peyami Sefa gibi bir çok ünlü edebiyatçımızın eserlerinde sosyal boyut hâkimdir ve esere şekil vermektedir

    Sociological Dictionary
  • EDEBİYAT YAPMAK Mc: Güzel ve uzun uzun sözlerle mevzu dışına çıkarak konuşmak.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • EDEBİYAT-I CEDİDE 1896 - 1901 tarihleri arasında Avrupa te'siri ile meydana gelen edebiyat cereyanına verilen isim. Yeni edebiyat. Servet-i Fünun Edebiyatına verilen ad.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • edebiyatcıwêjenas.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • EDEBİYATÇIDin ve dünya işlerini terbiye ve estetik değerleriyle yerine getiren kimseye, Pejmurde kılıklı ve abus çehreli edebiyatçı edepsizliği meslek edinmiş kimseye delalet eder.

    Dream Dictionary of Phrase
  • edebiyatçıcolloq. 1. teacher of literature. 2. author, litterateur, man of letters; woman of letters.

    Turkish - English dictionary
reklam sol
reklam sol

Last Searched Words

Keyword Searches

reklam sol