gün


Results for "gün"

Turkish - Kurdish Dictionary

güneş

(Turkish - Kurdish Dictionary) :
roj.
Names Dictionary

GÜNEŞ

(Names Dictionary) :
Erkek ismi.Gezegenlere ısı ve ışık veren gök cismi.
Meteorological Glossary

GÜNEŞ

(Meteorological Glossary) :
(SUN) [i]Dünya gibi birçok gezegenin etrafında döndüğü ve dünyadan ortalama 1.4953*108 kilometre uzağında bulunan parlak, gaz küre. Güneşin çapı 1.3914*106 kilometre, dünyaya ortalama uzaklıkta iken görülen çapı 0.533 derece, kütlesi 1.9866*1033 gram, ortalama yoğunluğu ise 1.41 gram/cm3 'tür. Güneşin aydınlık diskinden yani fotosferden yayılan radyasyon yaklaşık 5800 °K'lik siyah kütle sıcaklığına karşılık gelir. Güneşin yaydığı enerji "güneş aktivitelerine" bağlı olarak değişiklik gösterir.
Dream Dictionary of Phrase

GÜNEŞ

(Dream Dictionary of Phrase) :
Devlet başkanı, halife, baba, mal, mülk güzel kadına, Bolluk ve berekete, hayatı devam ettiren ana sebep ve unsurlara, Güneşe sahip olmak, onün üzerinde bulunmak, onu kucaklamak vs., devletle kurulacak fayadıl münasebete ve o nisbette sorumluluk üstlenmeeye, Güneşin evde doğduğunu görmek akrabadan biriyle evlenmeye, Güneşin yeryüzüne inmesi, yönetimden halkın fayda görmesine, Güneşin yakması devletin tasarrufundan yahut bir görevlisinden gelecek zarara, Güneş ışıklarının her yere kaplaması umumi bollukve sevince, Güneşle konuşmak makam ve rütbeye, Güneşin düşmeyi musibete, Batıdan doğması ayıp bir iş yapmaya yahut büyük olayları haber veren bir alamete, Güneşin parlak doğup, batıdan gene parlak batması o bölge insanları için hayra, Güneş batımı, bir ömrün akşamladığı vakte, Akşam üreri gurubu seyretmek buruk sevinçlere, Güneş bazan güç ve kuvveti yanında zulmü ve gadri de olan kimseye delalet eder.
Turkish - English dictionary

güneş

(Turkish - English dictionary) :
1. sun. 2. sunshine, sunlight. açmak for the sun to come out, for it to become sunny. almak/görmek to get the sun, get sunlight, see the sun. in alnında/altında in full sun. ayı solar month. balçıkla sıvanmaz. proverb You can´t hide the truth. banyosu sunbath, sunbathing. batmak for the sun to set/go down/sink. in batması/batışı sunset, sundown. çarpmak /ı/ to have a sunstroke. çarpması sunstroke. G Dil teorisi the theory of the Sun Language (concerning the origin of language put forward in Turkey in the early 1930´s). doğmak for the sun to rise. in doğması/doğuşu sunrise. (başına) geçmek to have a sunstroke. e göstermek /ı/ to expose (something) to the sun. gözlüğü sunglasses, dark glasses. günü astr. solar day. ışını sunray, sunbeam. e karşı işemek vulg. to behave rudely to a kind person; to scorn something good through ignorance. lekesi astr. sunspot. olsa kimsenin üstüne doğmamak never to think of helping others. saati sundial. sistemi/ dizgesi astr. solar system. şemsiyesi parasol. takvimi solar calendar. e tapma heliolatry, worship of the sun. tedavisi heliotherapy. tekeri astr. solar disk, sun disk. tutulmak for the sun to be eclipsed. tutulması astr. solar eclipse. vurmak /a/ 1. to have a sunstroke. 2. for the sun to shine on. vurması sunstroke. yanığı sunburn. te yanmak to be sunburnt; to be tanned. yılı astr. solar year.