Results for "pençe
"
pençe
(Turkish - Kurdish Dictionary) :
pencik, lapûşk.
PENÇE
(Turkish - Turkish dictionary) :
is. 1. Yırtıcı hayvanların ön ayaklarının parmaklarıyla tırnakları: Aslan pençesi. 2. mec. Aman vermeyen, zorlu: Kanunun pençesinden kurtulamazsa. 3. Ayakkabının taban köselesi.
PENÇE
(Ottoman - Turkish Dictionary) :
f. El ayası ile beş parmağın tamamı. * Hayvanların ön ayaklarının parmaklarıyla tırnakları. * Eskiden Şark hükümdarlarının imza yerine ellerini kırmızı boyaya sürüp, kâğıdın üstüne basmalarıyla olan şekil, tuğra. * Mc: Kuvvet. Savlet, satvet.
pence
(English - Turkish Dictionary) :
i., İng., çoğ., bak. penny.
pençe
(Turkish - English dictionary) :
1. paw; claw. 2. clutches; grip. 3. sole (of a shoe). atmak /a/ 1. to try to lay hands on, try to seize. 2. (for an animal) to strike or strike at (someone, something) with its paw, claw, or talons. sine düşmek /ın/ to fall into the clutches of (someone). pençe (cheeks) suffused with red. vurmak /a/ to sole (a shoe).