Results for "tabi
"
TABİ'
(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Kitap basan, tab'eden. Kitap bastıran. Matbaacı. Editör.
TABÎ'İYYECİLER (Tabî'iyyû
(Islamic Glossary) :
Canlılarda ve cansızlardaki, akıllara hayret veren intizâmı (düzeni) ve incelikleri görerek,bir yaratanın varlığını söylemekle berâber; öldükten sonra tekrar dirilmeği, âhireti, Cennet'i veCehennem'i inkâr edenler (red edip, kabûl etmeyen, inanmaya nlar).Kendilerini akıllı, ilim adamı ve hiç yanılmaz sanan dinsizlerden biri de tabî'iyyecilerdir.(İmâm-ı Gazâlî)İslâm âlimleri, kitaplarında, tabî'iyyecilerin ve maddîcilerin, Allahü teâlânın varlığınainanmayıp; "Âlem böyle kendiliğinden gelmiş ve böyle gidecektir" diyen dinsizlerin sözlerini vemüslüman olmayanların, İslâmiyet'e sokmak istedikleri uydurmalar ı, delîller ve tartışmalar ilereddederek hepsini susturmuşlar, din düşmanlarının hazırladıkları fitne ve fesâd ateşlerinisöndürmüşlerdir. Îmân edilmesi lâzım gelen şeyleri birer birer ve açıkça yazmışlar, bir taraftanda, bütün dünyâda olmuş ve kıyâmete kadar olacak her hâdise ve hareketin şer'î (dînî)hükümlerini pek doğru olarak, insanlığın önüne koymuşlardır. (S.Abdülhakîm Arvâsî)
tabiat
(Turkish - French Dictionary) :
nature
tabiat
(Turkish - German Dictionary) :
e Natur; e Naturanlage, r Charakter.
tabiat
(Turkish - Spanish dictionary) :
naturaleza