Results for "ŞİFA
"
SIFÂT
(Ottoman - Turkish Dictionary) :
(Sıfat. C.) Sıfatlar, vasıflar.
SIFAT
(Islamic Glossary) :
Özellik, hâl, keyfiyyet. Varlıkta kendi kendine duramayıp başka bir şeye muhtaç olan şey.Varlıklar birbirlerinden sıfatlarıyla ayırt edilmektedir. (Teftâzânî)Allahü teâlânın insanlar içinden seçmiş olduğu peygamberler (aleyhimüsselâm) da insanlıksıfatlarında diğer insanlarla aynıdır. Yâni onlar da yerler, içerler, soğukta üşürler. Ancak Allahüteâlâ, onlara husûsî (özel) nîmetler ve çeşitli mûcizeler ihs ân etmiştir. (Harputlu İshâk Efendi)Noksan sıfatlar Allahü teâlâda yoktur. O, maddelerin, cisimlerin, ârâzların yâni hallerinsıfatlarından ve bunlara lâzım olan şeylerden münezzehtir (uzaktır). (Ahmed Fârûkî)
sıfat
(Turkish - English dictionary) :
,-tı 1. role, capacity, position. 2. adjective. 3. quality, attribute. 4. colloq. appearance, face. 5. colloq. title, honorific; nickname. eylem gram. participle. ıyla in the capacity of, as: Buraya müdür sıfatıyla geldi. He came here as the director.
SIFAT TERKİBİ
(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Sıfat tamlaması. Meselâ: "Kâmil insan" kelimeleri bir sıfat terkibidir. Burada Türkçe ifâdeye göre "kâmil insan" terkibinden birinci kelime sıfat (belirten), ikinci kelime ise mevsuf (belirtilen) dir. Farsça kâideye göre "insan-ı kâmil" diye söylenir.
SIFÂT-I ADEDİYE
(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Sayı sıfatları.