CÂHİL


Résultats pour "CÂHİL"

Glossaire islamique

CÂHİL

(Glossaire islamique) :
1. Allahü teâlâyı unutmuş olan; gâfil, bilgisiz. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlenbuyurdu ki:Câhiller, ahmaklar, dünyâdaki zevk ve lezzetlere kavuşmak için, dinlerini, îmânlarınıverdi. Âhiretlerini satıp, dünyâyı, şehvetlerinin istediklerini aldılar. Kurtuluş yolunubırakıp, helâke koştular. Bu alış-verişlerinde bir şey kazanmadılar. Bunlar ticâret vekazanç yolunu bilmedi. Çok ziyân etti. (Bekara sûresi: 16)Âlim olduğunu söyleyen kimse, câhildir. (Hadîs-i şerîf-Keşf-ül-Hafâ)Âlimin uykusu câhilin ibâdetinden hayırlıdır. (Hadîs-i şerîf-Berîka)Âhir zamanda ibâdet edenlerin çoğu din câhili olacaktır. (Hadîs-i şerîf-Berîka)Aklın eremediği ve yanıldığı şeylerde akla uyarak doğru yoldan sapmış olan câhilleri,hâkim, feylesof ve fen adamı sanan, bunları taklid eden, yalan yanlış sözlerini hikmet, fensanarak bunlara inanan kimseler felâkete düşerler. (İmâm-ı Rabbânî)2.İlmiyle amel etmeyen.Ne kadar okursan oku, ne kadar öğrenirsen öğren, ne kadar bilgi edinirsen edin, onunlaamel etmedikçe câhilsin. (Sa'dî Şîrâzî)
Glossaire islamique

CÂHİLİYE DEVRİ

(Glossaire islamique) :
İslâmiyet'ten önce hissin akla, kötülüğün iyiliğe hâkim olduğu, puta tapılan karanlık devir.Allahü teâlâ, Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki:Onlar hâlâ Câhiliyye devrinin hükmünü mü istiyorlar? Allah'tan daha güzel hükümverecek kimdir?Fakat bunu, gerçek anlayış sâhibi olan bir kavim (toplum) bilir. (Mâidesûresi: 50)Câhiliye devrinde en ileride olanınız, İslâm'a girince en ileriniz olur. (Hadîs-işerîf-Keşf-ül-Hafâ)Eshâb-ı kirâmdan Huzeyfe radıyallahü anh, Peygamber efendimize sallallahü aleyhi vesellem; "Yâ Resûlallah! Biz câhiliye devrinde kötü kimselerdik. Allahü teâlâ senin şereflivücûdun ile, İslâm nîmetini, iyilikleri bizlere ihsan etti. Bu seâdet günle rinden sonra yine kötüzaman gelecek mi?" diye sorunca; "Evet gelecek" buyurdu. Bu şerden sonra hayırlı günleryine gelir mi dedi, yine; "Evet gelir. Fakat o zaman bulanık olur" buyurdu (Hadîs-işerîf-Buhârî)Habeşistan'a ikinci hicret esnâsında Habeş hükümdârı Necâşî'nin kendisine bâzı sorularıüzerine kâfile başkanı Câfer bin Ebî Tâlib şöyle buyurdu: "Ey hükümdâr! Biz Câhiliye devrindeputlara tapardık, ölmüş hayvan leşi yer, her türlü kötülüğü işlerdik . Kuvvetlilerimiz zayıflarazulm eder ve merhamet nedir bilmezdik. Allahü teâlâ bize, kendimizden doğru, emin, iffetsâhibi, soyu temiz bir peygamber gönderinceye kadar bu vaziyette kaldık." (İbn-i Hişâm)