"çığ
" Kelimesi için arama sonuçları
CİĞER-SÛZ (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
f. Çok acı. Ciğer yakar derecesindeki teessür.
ciğerci (İsim)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
seller of liver and lungs; offal seller.
ciğeri beş para etmek (İlgeç)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
der ganze Kerl ist keinen roten Heller wert.
ciğeri yanmak (İlgeç)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
grobe Schmerzen haben.
Ciğerotu (Ünlem)
(Bitkiler Sözlüğü) :
(Pulmonaria officinalis) Hodangiller familyasindan, 10-15 cm boyunda, uzun ömürlü otsu bur bitkidir. Çiçekleri önce kirmizimtiraktir. Sonra mor v emavimsi bir renk alir. Gövdesi dik ve tüylüdür. Tanen, müsilaj, sekerler, reçine ve sabit yag içerir. Tedavi için yapraklari kullanilir.Kullanildigi yerler: Gögsü yumsatir. Öksürügü keser. Akciger hastaliklarinda faydalidir. Idrar söktürür.
ciğerotu (pulmonaria officinalis) (İsim)
(Bitkiler Sözlüğü) :
Nodangiller familyasından; 10-15 santimetre boyunda çok yıllık, otsu bir bitkidir. Çiçekleri; önceleri kırmızımtıraktır. Sonradan morumsu-maviye dönüşür. Gövdesi dik ve tüylüdür. İçeriğinde tanen, müsilaj, şekerler, reçine ve sabit yağ vardır. Yaprakları kullanılır.Faydası : Göğsü yumuşatır. Öksürüğü keser. Akciğer hastalıklarında faydalıdır. İdrar söktürür.
ciğerpare (İlgeç)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
1.darling. 2. beloved child.
çığıltı (İsim)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
noise created by commingled animal sounds.
ÇİĞİNDİRİK (İsim)
(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
is. Omuzluk.
çığır (İsim)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
e Bahn, e Methode, e Richtung.