"İN
" Kelimesi için arama sonuçları
invoke (İsim)
(Bilgisayar, İnternet Sözlüğü) :
(Türk Bilişim Terimlerinden) çağırmak
invoke (Fiil)
(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
f. 1. (yardım, koruma v.b.´ni) istemek. 2. (Allaha) yakarmak, yalvarmak. 3. (ruh) çağırmak. 4. başvurmak: He invoked his diplomatic immunity. Diplomatik dokunulmazlığına başvurdu. He invoked Plato in defense of his thesis. Tezini savunmak için Eflatun´a başvurdu.
invoke, to (İsim)
(Bilgisayar, İnternet Sözlüğü) :
çağırmak
involuntary (Sıfat)
(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
s. 1. gayriihtiyari, istemeyerek yapılan, istemsiz. 2. ruhb. istençsiz, iradedışı, gayriiradi.
involve (Fiil)
(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
f. 1. gerektirmek, istemek: Expertise involves practice. Ustalık pratik ister. 2. in -e karıştırmak, -e bulaştırmak, -e sokmak: Don´t involve me in your illegal activities. Beni yasadışı işlerinize bulaştırmayın. 3. içermek, kapsamak: This problem involves other problems. Bu sorun başka sorunları içeriyor.
involvement (İsim)
(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
i. 1. ilgi, ilişki. 2. karışma, bulaşma. 3. k. dili aşk ilişkisi.
invulnerable (Sıfat)
(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
s. 1. zarar görmekten veya yaralanmaktan tamamen korunmuş. 2. fethedilemez; ele geçirilmez (yer). 3. gayet sağlam: His position in the firm is invulnerable. Firmadaki yeri gayet sağlam.
inward 1 (Zarf)
(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
s. 1. içeride bulunan, iç. 2. ruhsal, manevi. i. iç kısım.
inward 2 (Zarf)
(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
z. 1. içeriye doğru. 2. fikir veya ruhun derinliğine doğru, içe doğru.
inwards (Zarf)
(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
z., bak. inward 2.