"İRADE
" Kelimesi için arama sonuçları
İrade-i Cüziye. (Özel isim)
(Felsefe Sözlüğü) :
bkz. Elindelik.
İRADE-İ İLÂHİYE (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Külli irade. Allah'ın emri ve isteği.
İRADE-İ KÜLLİYE (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Külli irade. Allah'ın her şeye şâmil olan emri ve iradesi.
İrâde-i Külliyye (Sayı)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Allahü teâlânın irâdesi. İrâde-i ilahiyye de denir.Ehl-i sünnete göre bütün fiiller ve davranışlar irâde-i külliyyeye bağlı olarak meydana gelir.İrâde-i külliyye ezelîdir, başlangıcı yoktur, yaratılmamıştır. Güneş, ay, yıldızlar, bulut, yağmur,rüzgâr ve tabiattaki bütün kuvvetler Allahü teâlânın İrâde-i külliyyesinin emrindedir. Allahüteâlâ irâde etmeyince hiçbir şey hareket etmez. (İmâm-ı Gazâlî)Allahü teâlâ insanın ihtiyârî (istekli) hareketlerini yaratmak için insanın irâdesini şart, sebebkılmıştır. Bu şart olmasa da yaratır. Fakat bu şart ile, bu sebeb ile yaratması âdetidir.Peygamberlerinde (aleyhimüsselâm) ve evliyâsında (rahmetullahi aleyhim) bu âdetini bozaraksebepsiz yarattığı çok görülmüştür. (Muhammed Hâdimî)Allahü teâlânın kul irâde etmeden de yaratması câiz ise de, ihtiyârî (istekli) olan işleriyaratmağa kulların kalblerinin ihtiyâr ve irâde etmesini sebep kılmıştır. İrâde-i cüz'iyyeninsebeb olması da Allahü teâlânın irâde-i külliyyesi iledir. Kul bi r işi yapmağı ihtiyar ve irâdeedince, yâni tercih edip dileyince Allahü teâlâ da o işi irâde ederse o işi yaratır. (MuhammedAkkermânî)
İRADE-İ ŞÂHANE (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Padişahın emri, fermanı, buyruğu.
İRADE-İ SENİYYE (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Padişahın, bir işin yapılması veya yapılmaması hakkında verdiği emir. İrade eskiden şifahî, yani ağızdan emir vermek, yahut kendi el yazısı ile yazmak suretiyle verilirdi. Sonradan iradeler mabeyn baş kâtibinin imzasını taşıyan yazılı kâğıtla bildirilmeğe başlamıştır. * Çok yüksek ve mühim yerden gelen emir.
İRADE-İ ZÂTİYE (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Bir adamın kendi arzu ve isteği.
İrade. (Özel isim)
(Felsefe Sözlüğü) :
(Os. İrâde, Fr. Volonte, Al. Wille, İng. Will, İt. Volonta). Eylemi düşünceye uygun olarak gerçekleştirebilme yetisi... İdealist öğretiler iradeyi özgürlük sayarlar ve bunu da zorunluk'un karşısına koyarlar. Onlara göre zorunluk varsa irade yoktur ya da bu durumda irade sadece törebilimsel alanın sınırları içinde mümkün olabilir, buna karşı irade varsa zorunluk olmamalıdır. Bu tartışma eytişimsel anlayışa erişilinceye kadar yüzyıllarca sürmüştür. Eyştişimsel anlayış, özgürlük'le zoırunluk'u bağımlı kılığı bir yana, irade'yi bu tartışmanın dışında insansal bir bilinç işi olarak ele alır. Eylemi düşünceye uygun olarak gerçekleştirebilme, ancak iç ve dış koşulların uygunluğuyle mümkün olur. Örneğin, beden yapısı (iç koşullar) uygun olmayan bir insan ne kadar çok parası olursa olsun (dış koşullar) içki içemez. Buna karşı parası olmayan insan da beden yapısı ne kadar uygun olursa olsun içki içemez. Demek ki irade, uluorta bir özgürlük değil, çeşitli koşullara bağlı ve onlarla belirlenen ve onları bilerek bir karar verme özgürlüğüdür. İnsanın irade gücü, doğuşunda sahip bulunduğu bir yeti değil, bilgi ve deneylerinin meydana koyduğu bir yetidir. bkz. İradecilik, Özgürlük, Zorunluk.
İradecilik. (İsim)
(Felsefe Sözlüğü) :
(Os. İrâdiyye, Fr. Volontarisme, Al. Voluntarismus, İng. Voluntarism, İt. Volontarismo). Varlığın bir irade ürünü olduğunu savunan öğretilerin genel adı... İradecilik, antik çağ Yunan felsefğesinde stoacılıkla başlar. Stoacılar, iradeci bir görüşle Platon'un idelerini gerçekdışı sayarlar. Doğa, evrensel iradedir. Bu yüzdendir ki, doğru ve iyi olan, onun buyruğuna uyun olandır. Stoacılıktan birçok şeyler taşıyan Hıristiyanlıkta da sürüp giden iradecilik, XIX. yüzyılda Arthur Schopenhauer (1788-1860) ve Friedrith Nietzsche (1844-1900) öğretileriyle yeniden önemsenmektedir. Nietzsche'ye göre insanüstü (Fr. Übermensch) insan iradesiyle yaratılacaktır. Schopenhauer'e göre her olgu bir iradenin ürünüdür. Varım, çünkü var olmak istedim. İri dişler parçalamak isteğinin, çevik bacaklar kaçmak isteğinin, kocaman gözbebekleri karanlıkta görmek isteğinin, uzun gagalar sürüngenlerle beslenmek isteğinin ürünüdür. Bu irade, bu istek hangi yöne çevrilmişse yaratma ona uygun olmuştur. Varlaşmak, olaylaşan (hadise haline gelen) irade'dir... İradecilik bu anlamda mekanizme karşıt bir öğretidird. Makanizm nasıl doğal yasayı tekneden sayıyorsa, iradecilik de insan iradesini tekneden saymaktadır. Daha açık bir deyişle meknizm salt bir zorunluk, volontarizm salt bir özgürlüktür. Mekanizmde insan zorunlukla davranır, volontarizmde özgürlükle davrdanır. Mekanizmde insan, örneğin Vogt'un dediği gibi, ne yerse odur, volontarizmde insan, örneğin Schopenhauer'in dediği gibi, ne dilerse odur. Diyalektik maddecilik, her iki düşüncenin güçsüzlüğünü giderek doğayla insanın karşılıklı etkileriyle (ilişki) birbirlerini oluşturduklarını göstermiştir. Gerçekte insan ne bir köle ne de bir Tanrıdır, doğasal zorunluğa bilinçli olarak katılan ve o zurunluğu bilinciyle etkileyen gerçek anlamda bir insandır. İradecilik, idealist ve bilimdışı bir anlayıştır ve bütün idealist öğretilreni ortak yanılgılarını taşır. Pratikteyse faşizmin düşünsel temeli olmuştur. bkz. İrade, İnsanüstü, Kötümserlik, Faşizm.
iradedışı (İsim)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
unbewusst.