"

İSLÂM

" Kelimesi için arama sonuçları
İslami Terimler Sözlüğü

İSLÂM

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Boyun bükerek teslim olmak. Allahü teâlânın Muhammed aleyhisselâm vâsıtasıyla bildirdiği emirler ve yasakları. (Bkz. İslâmiyet) İslâm Ahlâkı: İslâm dîninin bildirdiği ahlâk. (Bkz. Ahlâk) Müslümanlar birbirine hürmet eder, yardımlaşırlar. Din ve dünyâ işlerinde birbirlerinin sıkıntılarını giderirler. Kul ve hayvan haklarını gözetirler. Kânunlara karşı gelmezler. İslâm ahlâkı üzere yaşayarak herkesin sevgi ve saygısını toplarlar. (Ali bin Emrullah) İslâm Âlimi: Dînî ilimleri bütün incelikleri ile zamânın fen bilgilerini de lüzûmu kadar bilen âlim. (Bkz. Âlim) Emr-i ma'rûfu (iyiliği emr) ve nehy-i münkeri (kötülükten menetmeyi) el ile yapmak hükûmet adamlarına, dil ile yapmak İslâm âlimlerine, kalb ile yapmak da her müslümana farzdır. (Taşköprüzâde) İslâm-ı Hakîkî: Nefsin itminâna (Allahü teâlânın emirlerine itâate) kavuşmasından sonraki müslümanlık. Bir müslüman Allahü teâlânın ihsânı ile şerîatin (İslâmiyet'in) hakîkatine kavuşur, İslâm-ı hakîkî ile şereflenirse, peygamberlere tam uyar ve o büyüklere vâris olur. (İmâm-ı Rabbânî) Cümle âlem bir yere gelse ve Rabbini inkâr etse, İslâm-ı hakîkî sâhibi olan inkâr etmez ve kalbine aslâ şek ve şüphe gelmez. (İmâm-ı Rabbânî) İslâm-ı Mecâzî: Nefsin, itminâna gelmeden yâni Allahü teâlânın rızâsına uygun hareket etmeye başlamadan önce, kişide bulunan ve Cennet'e girmek için yeterli olan İslâmiyet. Vilâyet-i hâssa (evliyâlığın en yüksek makâmı) ile şereflenmedikçe, İslâm-ı mecâzîden kurtulup, İslâm-ı hakîkiye kavuşulmaz. (İmâm-ı Rabbânî)
İslami Terimler Sözlüğü

İslâm Ahlâkı (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
İslâm dîninin bildirdiği ahlâk. (Bkz. Ahlâk)Müslümanlar birbirine hürmet eder, yardımlaşırlar. Din ve dünyâ işlerinde birbirlerininsıkıntılarını giderirler. Kul ve hayvan haklarını gözetirler. Kânunlara karşı gelmezler. İslâmahlâkı üzere yaşayarak herkesin sevgi ve saygısını toplarlar. (Ali bin Emrullah)
İslami Terimler Sözlüğü

İslâm Âlimi (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Dînî ilimleri bütün incelikleri ile zamânın fen bilgilerini de lüzûmu kadar bilen âlim. (Bkz.Âlim)Emr-i ma'rûfu (iyiliği emr) ve nehy-i münkeri (kötülükten menetmeyi) el ile yapmakhükûmet adamlarına, dil ile yapmak İslâm âlimlerine, kalb ile yapmak da her müslümanafarzdır. (Taşköprüzâde)
Felsefe Sözlüğü

İslâm Atomculuğu. (Sayı)

(Felsefe Sözlüğü) :
Ebû Hâşim'in öğretisi... Mûtezile okulundan yetişen Basra'lı Ebû Hâşim ve yandaşları, X. yüzyılda, evrendeki bütün nesnelerin küp biçiminde küçük atomlardan meydana geldiğini ileri sürmüşler ve bu atomlara cüz'ü lâyetecezza ve kimi yerde de cevher-i fert adını vermişlerdir. (bkz. Ebû Raşit Nişâbûrî, Kitab-ül-mesâil filbilâf-i beyn-el-Bâsirîn vel-Bağdâdîn). Ebû Hâşim'e göre bu bölünmezler Tanrı tarafından yaratılmamışlardır, uzayda özel bir uzam kaplarlar ve ilinekleri kabul etmek yeteneğini taşırlar. Tanrı onları vücut haline getirerek zorunlu ilineklerle donatmıştır. Bu bölünmezler var edilmedikleri gibi yok da edilemezler, belki evren yok olduğu zaman ve evrenle birlikte bütünlükleriyle yok olabilirler. Daha açık bir deyişle, bütün varlıkları meydana getiren bu atomlar tek tek yok olmazlar, ilksizden sonsuza kadar kalıcıdırlar. İslâm felsefesinin bu özgür özdekçi anlayışına Eş'arîlik karşı çıkmışsa da bu gerici ve tutucu okulun büyük izdaşı İmam Bakıllânî, atomculuğu İslâm Tanrıbilimiyle uzlaştırmaya çalışmıştır.Kelâmcı Bakıllânî, bu atomların zamanın an'ına benzediğini, özel biçimleri ve boyutları olmadığını, ancak birçoğu bir araya geldiğinde üç boyutlu bir uzay meydana getirebileceklerini ileri sürmüştür. bkz. Atom, Atomculuk, Dehriyyun, Eş'arîlik, İslâm Felsefesi.
Felsefe Sözlüğü

İslâm Dini. (İsim)

(Felsefe Sözlüğü) :
bkz. Müslümanlık.
Felsefe Sözlüğü

İslâm Felsefesi. (Ünlem)

(Felsefe Sözlüğü) :
İslâm felsefesi, Helenestik felsefenin Arapçaya çevrilmesi ve eleştirilmeye çalışılmasıyle başlamış, hiç bir zaman kendisine özgü bir kişiliğe ulaşmadan uzlaştırıcılık ve eklemcilikle yetinmiştir. İslâmlığın daha ilk yıllarında dogmalar ve bu dogmalarla kurulan sosyal düzen kimilerine yetmemeye başlamıştı. Kutsal kitabın açık kanlamlarından gizli anlamlar çıkarılması (tasavvuf), yeni koşullara uygun bir hukuk (fıkıh), düşünsel bir eleştiri ve tartışma (kelâm), kutsal kitabı yorumlama (tefsir) ve kutsal kitabın boşluklarını Peygamberinsözleriyle ldoldurma (hadis) gerekleri duyuluyordu. Ancak bütün bu düşünsel çabaların amacı dindi; bilim, dini yetkinleştirmek için bir araç olarak görülüyordu. Gerçek amacı bilim olan ve dini kimi yerde bir araç kimi yerde de bir zorunluk olarak kullanan felsefe, Abbasîler çağında başlayan Helenistik çevirilerle doğdu. Önce, eski Yunan'da olduğu gibi, bir doğa felsefesi işlendi. Sokrates'ten önceki Yunan ve Hint felsefelerinin etkisiyle oluşan İslâm doğa felsefesi, özgür düşünceli mutezileciliğin bilimselleşmesidird ve tabiiyyun, dehriyyun, Bâtınîlik, İhvan-üs-Safa hareketlerini kapsar İslâm doğa felsefesi, bir8 süre sonra, gene eski Yunan'da olduğu gibi yerini Platon ve Aristoteles etkisine bırakmaktadır. İslâm felsefesinin iki büyük okulu. Mesaiyyun ve israkiyyun bu etkilerden doğmuştur. Mesaiyyun, Platon-Aristo uzlaştırılması; işrakiyyun, Platoın-tasavvuf uzlaştırılmasıdrır. Daha sonra zıorunlu bir şüphecilik ve tarih felsefesiyle (İbni Haldun) gelişen İslâm felsefesi, gericiliğin (eş'arîlik) ezici baskısı yüzünden yerini yeniden gizliliğe (tasavvuf) bırakmak ve ortadan çekilmek zorunda kalmıştır. Bu bakımdan İslâm dünyasının ortaçağı, Hıristiyan dünyasının ortaçağdan kurtulup Rönesans'a eriştiği yıllarda başlamaktadır. Denilebilir ki İslâm dünyası, Yunanlılardan aldığı bütün bilgileri özellikle İbni Rüşd (Averroes) ve İbni Sina'nın (Avicenne) elleriyle Batıya geçirip Batıyı uyandırdıktan sonra kendi rahat uykusuna yeniden yatmıştır. bkz. İbni RÜşdcülük, Dehriyyun, Eş'arîlik, İslâm Atomculuğu, Işıkçılık, Gizemcilik, Bâtınîlik, İhvan-üs-Safa, Meşaiyye.
Ekonomi Sözlüğü

İSLAM KALKINMA BANKASI (Özel isim)

(Ekonomi Sözlüğü) :
İslam ülkelerinin kalkınma çabalarına destek vermek ve üye ülkeler arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmek amacıyla 22 İslam ülkesi tarafından 20 Ekim 1975'te kurulmuş bir bankadır. Türkiye'nin de üye olduğu bankanın merkezi Cidde'dedir. Sermayesi 2 milyar İslam dinarıdır. İslam dinarı bu bankanın hesap birimidir.
Ekonomi Sözlüğü

İSLAM KONFERANSI (Özel isim)

(Ekonomi Sözlüğü) :
Müslüman ülkeler arasında sosyal, kültürel ve iktisadi konularda işbirliği sağlamak amacıyla 1969'da kurulmuş olup, 44 üyesi mevcuttur. İslam Kalkınma Bankası'da üye olan ülkelerin kalkınma çabalarına destek vermek amacıyla Konferansa bağlı olarak kurulmuştur.
İslami Terimler Sözlüğü

İslâm-ı Hakîkî (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Nefsin itminâna (Allahü teâlânın emirlerine itâate) kavuşmasından sonraki müslümanlık.Bir müslüman Allahü teâlânın ihsânı ile şerîatin (İslâmiyet'in) hakîkatine kavuşur, İslâm-ıhakîkî ile şereflenirse, peygamberlere tam uyar ve o büyüklere vâris olur. (İmâm-ı Rabbânî)Cümle âlem bir yere gelse ve Rabbini inkâr etse, İslâm-ı hakîkî sâhibi olan inkâr etmez vekalbine aslâ şek ve şüphe gelmez. (İmâm-ı Rabbânî)
İslami Terimler Sözlüğü

İslâm-ı Mecâzî (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Nefsin, itminâna gelmeden yâni Allahü teâlânın rızâsına uygun hareket etmeye başlamadanönce, kişide bulunan ve Cennet'e girmek için yeterli olan İslâmiyet.Vilâyet-i hâssa (evliyâlığın en yüksek makâmı) ile şereflenmedikçe, İslâm-ı mecâzîdenkurtulup, İslâm-ı hakîkiye kavuşulmaz. (İmâm-ı Rabbânî)