"

İSRÂ

" Kelimesi için arama sonuçları
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

İŞRAF (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Yüksek bir yere çıkma. Yüksek bir yerden bakıp anlama. * (Hasta) ölüm döşeğinde olma.
Rüya Tabirleri Sözlüğü

İSRAF (Özel isim)

(Rüya Tabirleri Sözlüğü) :
Zamanını ve maddi imkanını sorumsuzca harcağıdığını görmek AllahTeala'nın gazabına, yoksulluğa düşmeye yahut ishal olmaya delalet eder.
İslami Terimler Sözlüğü

İSRÂF (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Malı, İslâmiyet'in ve mürüvvetin uygun görmediği yâni lüzumsuz, fâidesiz yerleredağıtmak.Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki:Ekini hasat ettiğiniz zaman fakirlerin hakkını verin ve isrâf etmeyin. Allahü teâlâ isrâfedenleri elbette sevmez. (En'âm sûresi: 141)İstediğini ye, istediğini giyin! İnsanı yanlış yola götüren, isrâf ve tekebbürdür(büyüklenmedir) . (Hadîs-i şerîf-Buhârî)İsrâf, malı telef etmek, faydasız hâle getirmek, dîne ve dünyânın mübâh olan işlerine faydalıolmayacak şekilde sarf etmektir. Malı denize, kuyuya, ateşe ve elden çıkmasına sebeb olanyerlere atmak onu helâk etmektir ve isrâftır. (İmâm-ı Birgivî)Başkasının malını telef etmek zulüm olur. Ödemek lâzım olur. Kendi malını helâk etmek,isrâf olur. Günâh işlemek için ve günâh işlenilmesi için verilen mal ve paralar da isrâf olur.(Abdülganî Nablüsî)
Türkçe - İngilizce Sözlük

israf (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
extravagance, wasteful expenditure. etmek /ı/ to waste, squander.
İslami Terimler Sözlüğü

İSRÂF

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Malı, İslâmiyet'in ve mürüvvetin uygun görmediği yâni lüzumsuz, fâidesiz yerlere dağıtmak. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Ekini hasat ettiğiniz zaman fakirlerin hakkını verin ve isrâf etmeyin. Allahü teâlâ isrâf edenleri elbette sevmez. (En'âm sûresi: 141) İstediğini ye, istediğini giyin! İnsanı yanlış yola götüren, isrâf ve tekebbürdür (büyüklenmedir). (Hadîs-i şerîf-Buhârî) İsrâf, malı telef etmek, faydasız hâle getirmek, dîne ve dünyânın mübâh olan işlerine faydalı olmayacak şekilde sarf etmektir. Malı denize, kuyuya, ateşe ve elden çıkmasına sebeb olan yerlere atmak onu helâk etmektir ve isrâftır. (İmâm-ı Birgivî) Başkasının malını telef etmek zulüm olur. Ödemek lâzım olur. Kendi malını helâk etmek, isrâf olur. Günâh işlemek için ve günâh işlenilmesi için verilen mal ve paralar da isrâf olur. (Abdülganî Nablüsî)
Türkçe - Almanca Sözlük

israf etmek (İsim)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
verschwenden, vergeuden.
Türkçe - Kürtçe Sözlük

israf etmek (İsim)

(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
destbelavî kirin.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

İSRAFAT (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(İsrâf. C.) İsrâflar, lüzumsuz yere harcamalar.
Türkçe - Türkçe Sözlük

İSRAFİL (İsim)

(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
is. İslam inancına göre dört büyük melekten biri ve kıyamet gününü sur adlı düdüğü öttürerek duyurmakla görevli olan melek.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

İSRAFİL (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Dört büyük melekten biri olup Kıyamet günü cesedlere nefh-i ruh etmeğe ve Sur'u üfürmeğe vazifelidir. (Bak: Melâike)