Tüm Sözlükler
59 record(s) found.

  • şekersucre

    Turkish - French Dictionary
  • şeker r Zucker.

    Turkish - German Dictionary
  • şekerazúcar

    Turkish - Spanish dictionary
  • şekerşekir.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • SEKER Hurma şarabı.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • ŞEKER f. şeker.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • ŞEKERİlme, Kurdan okumaya, güzel sanatlara ve geçerli mesleklere, üzüntü ve sıkıntıdan kurtulmaya, ferahlık ve sevince ve mala, tatlı söze, Nöbet şekeri ferahlığa, yağmur yağmasına, söz ve davranışta samimiyete ve ıhlasa, Şeker satmak üzüntü ve kedere, almakssa sevince ve hayırlı işlere, Şeker bazen zorluk ve sıkıntı ile elde edilen mala delalet eder. ( Ayrıca Bakınız; Şekerci, Tatlılar.)

    Dream Dictionary of Phrase
  • SEKER Hurmadan elde edilen içki, bir nevi şarap.Hurma su içinde ısıtmadan bırakılınca, köpüklenir ve tadı keskin olursa buna seker denir.Damlası haramdır. Eğer gazlanmaz ve tadı keskin olmazsa, içilmesi sözbirliği ile helâl olur.(İbn-i Âbidîn)

    Islamic Glossary
  • şeker1. sugar. 2. candy. 3. diabetes, diabetes mellitus. 4. darling, sweet, charming. im colloq. honey, darling sweetie, baby (term of endearment). Ş Bayramı the Lesser Bairam (the feast which marks the breaking of the Ramazan fast). düşürücü 1. hypoglycemic (agent, disease). 2. hypoglycemic agent. gibi darling, sweet, charming. hastası 1. diabetic (person). 2. (a) diabetic. hastalığı diabetes, diabetes mellitus. kellesi sugarloaf. i kestirmek to dissolve the sugar crystals in a syrup by boiling it together with a little lemon juice.

    Turkish - English dictionary
  • şeker bayramı s Zuckerfest.

    Turkish - German Dictionary
  • şeker gibi wunderschön.

    Turkish - German Dictionary
  • şeker hastalığı e Zuckerkrankheit, r Diabetes.

    Turkish - German Dictionary
  • şeker hastalığışêrinmîz.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • şeker pancarısilk.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • ŞEKER(E) Davarın sütü çok olmak. * Dolmak.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • ŞEKER-AB f. İki dost arasındaki kırgınlık, aradaki soğukluk.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • sekerat1.can çekişme. 2.cereme.

    Kurdish - Turkish dictionary
  • SEKERAT Sarhoşluk. * Hayretler. şiddetler. * Mestlikler.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • SEKERAT-ÜL MEVTÖlüm halindeki kimsenin kendinden geçmesi, can çekişmesi hali.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • SEKERÂT-ÜL-MEVTÖlüm sarhoşluğu, can çekişmesi hâli.Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki:Bir de (bakarsın ki) sekerât-ül-mevt, hak (gerçek) olarak gelmiştir. (Ey insanoğlu!) İştebu, senin kaçıp durduğun şeydir. (Kâf sûresi: 19)Misvâk kullanmanın on beş kadar faydası vardır. Bunlardan biri de; sekerât-ül-mevtte,şehâdet kelimesini (Eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh)söylemeye sebeb olur. (Hazret-i Ebû Bekr)İnsan, sekerât-ül-mevt hâlinde iken; cesedi terler, gözleri sür'atle iki tarafa gider, burnununiki tarafı çekilir, göğüs kemikleri kalkar, soluğu kabarır ve benzi sararır. (İmâm-ı Gazâlî)

    Islamic Glossary
  • şekercişekirfiroş.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • ŞEKERCİHoş ve güzel insana, söz ve münasebetleri yumuşak ve iyi olan kimseye delalet eder.

    Dream Dictionary of Phrase
  • şekerci1. confectioner; candymaker; candyseller. 2. maker or seller of sugar.

    Turkish - English dictionary
  • şekerci dükkânıconfiserie

    Turkish - French Dictionary
  • şekerci dükkânıconfitería

    Turkish - Spanish dictionary
  • şekerciboyası,-nı pokeweed, poke.

    Turkish - English dictionary
  • şekercilik1. confectionery, being a confectioner. 2. being a maker or seller of sugar.

    Turkish - English dictionary
  • şekerfasulyesi,-ni a bean.

    Turkish - English dictionary
  • ŞEKERGÜFTAR f. Sözü şeker gibi tatlı.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • ŞEKERGÜZAR (Şeker-güzâr) f. İyilik bilen, teşekkür eden.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • ŞEKERHAB f. Otururken gelen tatlı uyku.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • şekerim mein Liebling.

    Turkish - German Dictionary
  • ŞEKERİSTAN f. Şeker kamışı tarlası.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • şekerkamışı s Zuckerrohr.

    Turkish - German Dictionary
  • şekerkamışılevenê şêrinî.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • ŞEKERKAMIŞIzahmetle elde edilen rızka, temiz nesle, Salih amele, cimri kimseden elde edilecek dünyalığa, Bu kamışı çiğnemek işi gereği tatlı dilli olmaya delalet eder.

    Dream Dictionary of Phrase
  • şekerkamışı,-nı sugar cane.

    Turkish - English dictionary
  • şekerlemebonbon

    Turkish - French Dictionary
  • şekerlemeconfiserie

    Turkish - French Dictionary
  • şekerleme e Zuckerware.

    Turkish - German Dictionary
  • şekerlemebombón

    Turkish - Spanish dictionary
  • şekerlemedulces

    Turkish - Spanish dictionary
  • şekerleme1. sugaring, adding sugar to. 2. candying (fruit). 3. candied fruit, glacéed fruit, crystallized fruit. 4. dozing off (while seated).

    Turkish - English dictionary
  • şekerlemek/ı/ 1. to sugar, add sugar to. 2. to candy, glacé (fruit); to crystallize (fruit).

    Turkish - English dictionary
  • şekerlenmek1. to form sugar crystals, turn into sugar, sugar, get sugary. 2. to be sugared. 3. (for fruit) to be candied or crystallized.

    Turkish - English dictionary
  • şekerleşmek1. (for someone) to become sweet and lovable. 2. to form sugar crystals, turn into sugar, sugar, get sugary.

    Turkish - English dictionary
  • şekerli süss.

    Turkish - German Dictionary
  • şekerlibişekir.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • şekerli1. (a food or drink) which contains sugar; sugared, sweetened with sugar. 2. well-sugared, very sweet (coffee). 3. diabetic, afflicted with diabetes.

    Turkish - English dictionary
  • şekerlikşekirdank.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • şekerlik1. sugar bowl, Brit. sugar basin. 2. candy dish, candy bowl. 3. suitable for use in the making of sugar.

    Turkish - English dictionary
  • şekerokkavalye.

    Kurdish - Turkish dictionary
  • şekerpancarı e Zuckerrübe.

    Turkish - German Dictionary
  • ŞEKERPARE f. Çok tatlı ve şekerli olan bir kayısı cinsi. * Bir nakış çeşiti. * Bir cins tatlı.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • şekerpare1. a sweet, yellow apricot. 2. a sweet pastry.

    Turkish - English dictionary
  • şekerrenk,-gi cool, uncordial (relations): Onların araları bugünlerde şekerrenk. They aren´t on very friendly terms with each other nowadays.

    Turkish - English dictionary
  • ŞEKERRİZ f. Pek tatlı, şeker saçan. * Sevinçten dolayı gelen gözyaşı.şEKEVAT : (şekve. C.) şikâyetler.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • şekersiz süsslos.

    Turkish - German Dictionary
  • şekersiz1. (a food or drink) which contains no sugar; unsugared, unsweetened. 2. (a food or drink) which doesn´t contain enough sugar.

    Turkish - English dictionary

Last Searched Words

  • şeker

    2022-05-23 03:07:26
    Turkish - French Dictionary
  • bahşiş

    2022-05-23 03:07:26
    Turkish - French Dictionary
  • mat man

    2022-05-23 03:07:25
    Kurdish - Turkish dictionary
  • mezkûr

    2022-05-23 03:07:25
    Turkish - Kurdish Dictionary
  • raffinerie

    2022-05-23 03:07:25
    French - Turkish dictionary
  • virtual

    2022-05-23 03:07:23
    Computer, Internet Glossary
  • Überlieferung

    2022-05-23 03:07:22
    German - Turkish Dictionary
  • MÜTEATTIS

    2022-05-23 03:07:21
    Ottoman - Turkish Dictionary
  • backpack

    2022-05-23 03:07:20
    English - Turkish Dictionary
  • resmiyet

    2022-05-23 03:07:20
    Turkish - German Dictionary

Keyword Searches

  • English - Turkish Dictionary
  • ılık

    2022-05-23 02:10:57
    Turkish - French Dictionary
  • necesen

    2022-05-23 00:35:47
    Azerbaijani - Turkish Dictionary
  • hercai

    2022-05-23 02:47:02
    Turkish - German Dictionary
  • PÜRYAN

    2022-05-23 01:07:11
    Ottoman - Turkish Dictionary
  • açık

    2022-05-23 03:06:44
    Turkish - French Dictionary
  • vuslat

    2022-05-23 01:00:17
    Turkish - Kurdish Dictionary
  • çüş

    2022-05-23 01:08:07
    Turkish - German Dictionary
  • Rh NULL HASTALIĞI

    2022-05-23 01:07:22
    Medicine and Hematology Glossary
  • kûnek

    2022-05-23 01:07:55
    Kurdish - Turkish dictionary