"ÇİLE
" Kelimesi için arama sonuçları
çile (İsim)
(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
souffrance
çile (İsim)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
e Mühsal, e Anstrengung, e Strapaze, e BadrTMngnis; r Strang.
çile (İsim)
(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
sufrimiento
çile (İsim)
(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
gilok.
çile (Ünlem)
(Kürtçe - Türkçe Sözlük) :
kış ve yazın en sert kırk günü.
çîle (Zarf)
(Kürtçe - Türkçe Sözlük) :
1.çile, yumak. 2.sıkıntı.
ÇİLE (İsim)
(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
is. İplik kangalı.
ÇİLE (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
f. Eziyet. Sıkıntı. * İplik. * Yay kirişi. * Tas: Dervişlerin kapalı bir yere çekilerek ibadetle geçirdikleri kırk gün.
ÇİLE (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Dervişlerin, nefislerini terbiye ederek tasavvuf yolunda ilerliyebilmek için kırk gün tenhâ biryerde riyâzet (nefsin istemediği şeyler) ve ibâdetle meşgul olmaları.Hak teâlâ, hepimizi her an kendinin esiri olmak şerefine kavuştursun. Hakîkî kurtuluş O'naesîr olmak, tutulmaktır. Ondan başka bir şey düşünmemek, hâtıra bir şey getirmemek,büyüklerimizin yolunda, pek kolay hâsıl olmaktadır. Hatta bu yolun büyükler inden bir kaçı kırkgün çile çekmiş, kırk gün sonra, hâtırlarına dünyâ düşünceleri gelmez olmuştur. (İmâm-ıRabbânî)Behâiyye, ne güzel götürücüdür!Yolcuları gizlice yerine götürür.Sözlerin tadı sâliklerin kalbindenHalvette çile çekmek fikrini süpürür(Molla Câmi)Ahrâriyye büyükleri, zamanlarında bulunmayan, halvet yâni yalnız başına kalmak, kırk günbir yere kapanıp çile çıkarmak yerine, insanlar arasında, kalbini Allah ile bulundurmakseâdetine kavuşmuşlardır. (İmâm-ı Rabbânî)Câhil sûfiler, zikre, fikre sarılıp, farzları ve sünnetleri yapmakta gevşek davranıyorlar. Kırkgün çile çekmeyi ve riyâzetler yapmayı beğeniyor, Cum'a namazına ve cemâate gitmiyorlar.Halbuki bir farz namazı cemâat ile kılmak onların binlerle, kırk günlük çilelerinden dahafaydalıdır. (İmâm-ı Rabbânî)
çile (İsim)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
1. suffering, trial, ordeal. 2. a dervish´s forty-day period of retirement and fasting. çekmek to undergo a severe trial, suffer an ordeal. çıkarmak/doldurmak to undergo a period of suffering. den çıkarmak /ı/ to infuriate, make (someone) blow his/her stack. den çıkmak to become furious, blow one´s stack. si dolmak for one´s period of suffering to end. ye girmek to embark upon a period of suffering, for one´s period of suffering to begin.