"

ŞERÎF

" Kelimesi için arama sonuçları
Türkçe - Almanca Sözlük

şerif (İsim)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
r Sheriff.
Türkçe - Türkçe Sözlük

ŞERİF (İsim)

(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
s. Şerefli, kutsal, mübarek.
Rüya Tabirleri Sözlüğü

ŞERİF (İsim)

(Rüya Tabirleri Sözlüğü) :
Bakınız; Nakibü'l Eşraf.
İslami Terimler Sözlüğü

ŞERÎF (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Şerefli. Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem kızı hazret-i Fâtımâ'nınoğullarından hazret-i Hasen'in neslinden (soyundan) gelenler.Hazret-i Fâtımâ ile kıyâmete kadar olan çocukları Ehl-i beyttirler. Bunları sevmek kalb,beden ve mal ile yardım, hürmet etmek; îmân ile ölmeye sebeb olur. Sûriye'nin Hama şehrindehazret-i Hüseyn'in soyundan gelen seyyidler için mahkeme vardı. Mısır 'daki Abbâsî halîfesizamânında hazret-i Hasen'in evlâdına şerîf ismi verilerek beyaz sarık sarmaları, hazret-iHüseyn'in evlâdına seyyid ismi verilerek yeşil sarık sarmaları uygun görüldü. Bu mübâreksülâleden doğan çocuklar iki şâhid ile hâkim huzûrunda kayd ve tescîl edilirdi. Bumahkemeleri, Tanzîmât Fermânını yayınlayarak, Osmanlı Devleti'nin çöküşünü hazırlayan,İngilizlerin sâdık dostu Mustafa Reşîd Paşa kaldırdı. (Seyyid Abdülhakîm Arvâsî)Beyt-ül-mâlden (devlet hazînesinden) hakkı olan fakirler, zekât me'murları, âlimler,muallimler, vâizler, din dersi öğrenen talebeler, borçlular, Ehl-i beyt-i nebevî yâni seyyidler veşerîfler, askerler, beyt-ül-mâl parası ellerine geçerse, hakları k adar almaları câizdir. (İbn-iÂbidîn)
Türkçe - İngilizce Sözlük

şerif (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
1. sacred. 2. (someone) who is a descendant of the Prophet Muhammad.
Türkçe - İngilizce Sözlük

şerif (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
sheriff.
İslami Terimler Sözlüğü

ŞERÎF

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Şerefli. Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem kızı hazret-i Fâtımâ'nın oğullarından hazret-i Hasen'in neslinden (soyundan) gelenler. Hazret-i Fâtımâ ile kıyâmete kadar olan çocukları Ehl-i beyttirler. Bunları sevmek kalb, beden ve mal ile yardım, hürmet etmek; îmân ile ölmeye sebeb olur. Sûriye'nin Hama şehrinde hazret-i Hüseyn'in soyundan gelen seyyidler için mahkeme vardı. Mısır'daki Abbâsî halîfesi zamânında hazret-i Hasen'in evlâdına şerîf ismi verilerek beyaz sarık sarmaları, hazret-i Hüseyn'in evlâdına seyyid ismi verilerek yeşil sarık sarmaları uygun görüldü. Bu mübârek sülâleden doğan çocuklar iki şâhid ile hâkim huzûrunda kayd ve tescîl edilirdi. Bu mahkemeleri, Tanzîmât Fermânını yayınlayarak, Osmanlı Devleti'nin çöküşünü hazırlayan, İngilizlerin sâdık dostu Mustafa Reşîd Paşa kaldırdı. (Seyyid Abdülhakîm Arvâsî) Beyt-ül-mâlden (devlet hazînesinden) hakkı olan fakirler, zekât me'murları, âlimler, muallimler, vâizler, din dersi öğrenen talebeler, borçlular, Ehl-i beyt-i nebevî yâni seyyidler ve şerîfler, askerler, beyt-ül-mâl parası ellerine geçerse, hakları kadar almaları câizdir. (İbn-i Âbidîn) Şerîf-i Câferî: Hazret-i Ali'nin, hazret-i Fâtıma'dan dünyâya gelen Zeyneb adlı kızınınAbdullah bin Câfer-i Tayyâr ile evlenmelerinden meydana gelen evlâdına verilen ad.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ŞERİF(E) (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Şerefli, mübarek. * Peygamber neslinden ve Hazret-i Hüseyin soyundan olup İslâmiyete tam sadâkatla bağlı temiz kimse. (Bak: Sâdât)
İslami Terimler Sözlüğü

Şerîf-i Câferî (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Hazret-i Ali'nin, hazret-i Fâtıma'dan dünyâya gelen Zeyneb adlı kızınınAbdullah bin Câfer-iTayyâr ile evlenmelerinden meydana gelen evlâdına verilen ad.