"ARÂZİ
" Kelimesi için arama sonuçları
ARÂZİ-İ MUHTEKERE (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Kiracısı tarafından üzerine bina yapılmak veya ağaç dikilmek üzere senelik bir ücret karşılığında kiraya verilen arazi. (Kiracı, kira bedelini her sene arâzi sahibine vererek o arâziyi devamlı sûrette elinde bulundurur.)
ARÂZİ-İ MUKADDESE (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Mukaddes yerler. Kudsi topraklar.
ARÂZİ-İ MÜLKİYE (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Hükümet arazisi, hükümet toprağı. Hazine arazisi.
ARÂZİ-İ MÜRFAKA (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Huk: Sokaklarda oturulacak yerler ve caddelerde boş bırakılan kısımlar. Yolculara ait terkedilmiş konak yerleri, kervansaraylar.
ARÂZİ-İ MÜŞTEREKE (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Huk: Çokları tarafından tasarruf olunan yer.
ARÂZİ-İ ÖŞRİYYE (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Huk: Ziraat olundukça her sene hâsılatından beytülmâle, beytüssadakaya konulmak üzere, fakirlerin hakkı olan öşür alınan arâziler.
ARÂZİ-İ UŞRİYYE (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Mahsûlünden (ürününden) uşur denilen zekatın alındığı topraklar. Müslüman devletlerdeharb ile alınıp gâzîlere (askerlere) taksim edilen veya isteyerek İslâm'ı kabûl edenlerin ellerindebırakılan yâhut devlet reisinin (başkanının) izni ile müslümanla r tarafından işlenip faydalanılırhâle getirilen mevât (ölü, faydalanılmayan) topraklar.Arâzi-i uşriyyeden elde edilen mahsûlün (ürünün) uşrunu yâni onda birini vermek farzdır.Hayvan gücü ile veya dolap, motor ile sulanan yerdeki mahsûl elde edilince yirmide bir verilir.(İbn-i Âbidîn)Bir kimse arâzi-i uşriyyesini kirâya verirse, mahsûlün uşrunu İmâm-ı a'zam'a göre malsâhibi verir. Kirâ ücreti yüksek olan yerlerde, böyle fetvâ(hüküm) verilir. İmâmeyne (İmâm-ıEbû Yûsuf ve İmâm-ı Muhammed'e) göre, kirâcı verir. Kirâ az olan yerler de ise, böyle fetvâverilir. (İbn-i Âbidîn)
ARÂZİ-İ UŞRİYYE
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Mahsûlünden (ürününden) uşur denilen zekatın alındığı topraklar. Müslüman devletlerde harb
ile alınıp gâzîlere (askerlere) taksim edilen veya isteyerek İslâm'ı kabûl edenlerin ellerinde
bırakılan yâhut devlet reisinin (başkanının) izni ile müslümanlar tarafından işlenip faydalanılır
hâle getirilen mevât (ölü, faydalanılmayan) topraklar.
Arâzi-i uşriyyeden elde edilen mahsûlün (ürünün) uşrunu yâni onda birini vermek farzdır.
Hayvan gücü ile veya dolap, motor ile sulanan yerdeki mahsûl elde edilince yirmide bir verilir.
(İbn-i Âbidîn)
Bir kimse arâzi-i uşriyyesini kirâya verirse, mahsûlün uşrunu İmâm-ı a'zam'a göre mal sâhibi
verir. Kirâ ücreti yüksek olan yerlerde, böyle fetvâ(hüküm) verilir. İmâmeyne (İmâm-ı Ebû
Yûsuf ve İmâm-ı Muhammed'e) göre, kirâcı verir. Kirâ az olan yerlerde ise, böyle fetvâ verilir.
(İbn-i Âbidîn)
ARÂZİ-İHARÂCİYYE (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Harac vergisine tâbi olan topraklar. Müslüman olmayanlardan sulh ile alınıp harac vergisikarşılığında mülkiyeti eski sâhiplerine bırakılan veya harbde zorla alınıp müslüman olmayansâhiplerinin elinde bırakılan, yâhut zımmînin (müslüman olmayan vata ndaşın) müslümanhükümdârın izni ile işlediği ölü topraklar.Arâzi-i harâciyyenin sâhibi müslümana dahî vakf etse ve satsa böyle topraklarınmahsûlünden (ürününden) yine harac alınır. (İbn-i Âbidîn)
ARÂZİ-İHARÂCİYYE
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Harac vergisine tâbi olan topraklar. Müslüman olmayanlardan sulh ile alınıp harac vergisi
karşılığında mülkiyeti eski sâhiplerine bırakılan veya harbde zorla alınıp müslüman olmayan
sâhiplerinin elinde bırakılan, yâhut zımmînin (müslüman olmayan vatandaşın) müslüman
hükümdârın izni ile işlediği ölü topraklar.
Arâzi-i harâciyyenin sâhibi müslümana dahî vakf etse ve satsa böyle toprakların mahsûlünden
(ürününden) yine harac alınır. (İbn-i Âbidîn)