"CEVHER
" Kelimesi için arama sonuçları
cevher (İsim)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
e Substanz, e Materie, r Stoff.
cevher (İsim)
(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
gewher.
CEVHER (İsim)
(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
is. 1. Asıl maya. 2. Öz madde. 3. Değerli şey.
CEVHER (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Bir şeyin özü, esası. * Kıymetli taş. * Çelik üzerindeki nakış. * Edb: Noktalı harf. * Yalnız noktalı harflerin ebcedîsi hesab edilerek yazılan manzum tarih. * Harflerin noktası. * Fls: Varlığı kendinden olan, var olmak için kendi dışında başka birşeye muhtaç olmayan varlık. Allah'a inanan filozoflar iki çeşit cevher kabul etmişlerdir. Yaratıcı cevher, Allah. Yaratılmış cevher, madde, ruh. Allah'ı cevher olarak vasıflandırmak noksan bir anlayıştır. Çünkü cevher Allah'ın sıfatlarından "kıyam-ı binefsihi: varlığı kendinden olan" sıfatını belirtebilir. Allah'ı sıfatları ve isimleriyle tanımak icab eder. Maddeci filozoflar cevher olarak yalnız maddeyi kubul ederler. Oysa madde Allah'ın yarattığı âlemlerden sadece biridir. Fizik ilmi maddenin enerjiye ve enerjinin maddeye dönüştüğünü göstermiştir. Madde de enerji de belli kanunlara bağlıdır. Kanun varsa kanun koyucu da vardır. Madde ve enerjiye hakim olan ve kanunları koyan, madde ve enerjiyi yaratan Allah'dır.
CEVHER (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
1) Mâhiyet, asıl, öz. Varlıkta kalabilmesi için başka bir mahlûka muhtâc olmayan, kendikendine varlıkta kalabilen.Araz, sıfat demektir. Cevher üzerinde bulunur. Yalnız başına bulunmaz. (Seyyid Şerif)2) Kıymetli, işlenebilir mâden. Mecâz olarak insanın istidâdı, yetişmeye elverişli olmasımanasına da kullanılır.Yavrum o zamanki tövbenin, bağlılığın bir netice vermediğini sen de biliyorsun. Çünkü,Allahü teâlâyı seven ve unutmayanlardan uzak kalman, o seâdet tohumunun açılıp büyümesinemâni oldu. Fakat, o tohumun çürümemiş olması, bu yavrunun yetişmeye elver işli nefis bircevher olduğunu göstermektedir. (İmâm-ı Rabbânî)
cevher (İsim)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
1. ore. 2. essence, substance, heart. 3. phil. substance. 4. (psychological) make-up, substance, or constitution (of a person). 5. ability, capability, competence, capacity; talent; aptitude. 6. precious thing or person. 7. precious stone, gem. yumurtlamak to scatter some pearls of wisdom (said sarcastically of someone who is speaking nonsense).
CEVHER
(İslami Terimler Sözlüğü) :
1) Mâhiyet, asıl, öz. Varlıkta kalabilmesi için başka bir mahlûka muhtâc olmayan, kendi
kendine varlıkta kalabilen.
Araz, sıfat demektir. Cevher üzerinde bulunur. Yalnız başına bulunmaz. (Seyyid Şerif)
2) Kıymetli, işlenebilir mâden. Mecâz olarak insanın istidâdı, yetişmeye elverişli olması
manasına da kullanılır.
Yavrum o zamanki tövbenin, bağlılığın bir netice vermediğini sen de biliyorsun. Çünkü,
Allahü teâlâyı seven ve unutmayanlardan uzak kalman, o seâdet tohumunun açılıp büyümesine
mâni oldu. Fakat, o tohumun çürümemiş olması, bu yavrunun yetişmeye elverişli nefis bir cevher
olduğunu göstermektedir. (İmâm-ı Rabbânî)
CEVHER / CEVHERCİ (Özel isim)
(Rüya Tabirleri Sözlüğü) :
Cevher görmek ilmin faydalısına, amelin hasına; Cevreci görmek ibadet ehli bir kimseye delalet eder. ( Ayrıca Bakınız; Mücevherat, Süslenmek.)
CEVHER-DÂR (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
f. Elmaslı. * Noktalı harf. Meselâ: Cim, şın harfleri gibi. * Eskiden kullanılmış tüfeklerden birinin ismi. * Siyah ve beyaz dalgalı, benekli kılıç.
CEVHER-İ FERD (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Zerre, en küçük cisim. Atom.