"DENİZ
" Kelimesi için arama sonuçları
deniz (İsim)
(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
mer
deniz (İsim)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
s Meer, e See.
deniz (İsim)
(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
mar
deniz (İsim)
(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
derya.
DENİZ (Özel isim)
(İsimler Sözlüğü) :
Erkek ismi.Yeryuzunun cogunu orten su kitlesi
DENİZ (Özel isim)
(Meteoroloji Sözlüğü) :
(SEA) [i]Denizcilik Meteorolojisinde 'denizin hali' ile eş anlamlı olarak kullanılan kelime. Dalga durumu ve yüksekliğine bağlı olarak, sakin, çırpıntılı, küçük dalgalı, mutedil dalgalı, kaba ve çok kaba dalgalı olmak üzere denizin hali belirtilir.
DENİZ (Özel isim)
(Rüya Tabirleri Sözlüğü) :
Arzuların gerçekleşmesine, mala, işe, sanata; bitimsiz ihtirasa, tehlikeli iş ve dünya münasebetlerine; Denize girmek devlet yönetimine yakınlık peydah etmeye, denizin ortasında yatmak devlet hizmeti görmeye, Deniz suyundan içmek mülke, uzun ömre ve kuvvvete, ilim ve edep öğrenmeye, Denizde yıkanmak günahlardan arınmaya, Denizden su almak Allah Teala'dan gelecek ihsana, Denizi uzaktan şöyle bir görmek sıkıntıya düşmeye, onu dolasıya seyretmek kalp huzuruna, Denize işemek hatalı bir davöranışta bulunmaya ve nimete nankörlük etmeye, Denizi geçmek mal ve mülke, Deniz suyunun azalması yahut çekilmesi devlet hazinesinin durumuna ve ekonomik zorluklara, Denizin üzerinde suya batmadan durmak devletten gelecek bir iyiliğe, Bulanık deniz suyunu tiksinerek içmek hüzün ve kedere, Denizi baştan sona yarmak esenliğe ulaşmaya, Denizde rahat bir şekilde yüzmek maddi ve manevi başarıya, Denizde boğulmak şehid olmaya yahut günaha batmaya, Denizin derinliklerine inip sonra çıktığını görmek dünya nimetlerine, onun derinliklerinden ince vs. çıkarmak rızka, Denizden su avuçlayıp bir kaba yahut gemi, tekne vs. içene koymak uzun ömürlü çocuğa, Çalkantılı deniz cehenneme, ıstırap ve fitneye, Denizde abdest almak yahut yıkanmak herkes için hayra ve güzel gelişmelere, Okyanuslar zahiri ve batıni ilimlerde ilerlemeye, Deniz zikrullaha, tesbih ve tehlile; suyu tatlı ve berrak, hafif dalgalı deniz mümine, acı sulu, dalgalı ve tasvetli deniz kafire, Deniz yemin etmeye, kafir için imana, günahkar için tövbeye, İnsanın içini daral
deniz (İsim)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
1. sea, ocean. 2. marine, maritime, nautical, naval. 3. waves, sea; a swell. in açığı the offing. e açılmak to put (out) to sea. albayı navy captain. ataşesi naval attaché. de balık something not yet in hand, a bird in the bush. baskını tidal wave, tsunami. basması geol. marine transgression. binbaşısı navy commander. bindirmek for the sea to get rough suddenly. buzu sea ice. buzulu ice mass formed at the seashore. den çıkmış balığa dönmek to feel like a fish out of water. derya 1. the boundless seas. 2. all around, as far as the eye can see. derya ayak altında. You have a wide view of the sea, spread out and beneath you. durdu/ düştü. The sea has died down. e düşen yılana sarılır. proverb A drowning man will clutch at a straw. e elverişli seaworthy. eri navy seaman. feneri lighthouse. denizden/i geçip kıyıda/çayda boğulmak to handle big problems successfully and come to grief over trifles. e girmek to bathe, go swimming (in the sea). e girse kurutur. colloq. He can´t do anything right. hamamı formerly an enclosure for sea bathing. haritası naut. chart. D Harp Akademisi Naval Academy. hortumu waterspout. hukuku maritime law. e indirmek /ı/ to launch (a ship). kabarmak for the sea to get rough. kazası shipwreck; accident at sea. kenarı seashore. kenarında kuyu kazmak to do something the hard way. leri kolla! naut. Ease the ship! kulübü seaside club; yacht club. de kum, onda para. colloq. He has as much money as there is sand in the sea. kurdu experienced sailor, sea dog, an old salt. kuvvetleri naval forces. mili nautical mile. müzesi naval museum; oceanographic museum. nakliyat şirketi shipping company. otobüsü hovercraft; hydrofoil. sigortası maritime insurance. subayı naval officer. tarağı dredge, dredger. tehlikesi com. sea risks. ticaret hukuku maritime law. tutmak /ı/ to get seasick. tutması seasickness. uçağı seaplane. üssü naval base. yarbayı navy commander. yeli the steady offshore breeze of summer. yolları maritime lines. yoluyla by sea. yosunu seaweed.
deniz anası (İsim)
(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
pişemasî.
deniz aslanı (İsim)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
r Seelöwe.