Tüm Sözlükler
reklam sol

55 record(s) found.

  • güneşsoleil

    Turkish - French Dictionary
  • güneş e Sonne.

    Turkish - German Dictionary
  • güneşsol

    Turkish - Spanish dictionary
  • güneşroj.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • GÜNEŞ Erkek ismi.Gezegenlere ısı ve ışık veren gök cismi.

    Names Dictionary
  • GÜNEŞ(SUN) [i]Dünya gibi birçok gezegenin etrafında döndüğü ve dünyadan ortalama 1.4953*108 kilometre uzağında bulunan parlak, gaz küre. Güneşin çapı 1.3914*106 kilometre, dünyaya ortalama uzaklıkta iken görülen çapı 0.533 derece, kütlesi 1.9866*1033 gram, ortalama yoğunluğu ise 1.41 gram/cm3 'tür. Güneşin aydınlık diskinden yani fotosferden yayılan radyasyon yaklaşık 5800 °K'lik siyah kütle sıcaklığına karşılık gelir. Güneşin yaydığı enerji "güneş aktivitelerine" bağlı olarak değişiklik gösterir.

    Meteorological Glossary
  • GÜNEŞDevlet başkanı, halife, baba, mal, mülk güzel kadına, Bolluk ve berekete, hayatı devam ettiren ana sebep ve unsurlara, Güneşe sahip olmak, onün üzerinde bulunmak, onu kucaklamak vs., devletle kurulacak fayadıl münasebete ve o nisbette sorumluluk üstlenmeeye, Güneşin evde doğduğunu görmek akrabadan biriyle evlenmeye, Güneşin yeryüzüne inmesi, yönetimden halkın fayda görmesine, Güneşin yakması devletin tasarrufundan yahut bir görevlisinden gelecek zarara, Güneş ışıklarının her yere kaplaması umumi bollukve sevince, Güneşle konuşmak makam ve rütbeye, Güneşin düşmeyi musibete, Batıdan doğması ayıp bir iş yapmaya yahut büyük olayları haber veren bir alamete, Güneşin parlak doğup, batıdan gene parlak batması o bölge insanları için hayra, Güneş batımı, bir ömrün akşamladığı vakte, Akşam üreri gurubu seyretmek buruk sevinçlere, Güneş bazan güç ve kuvveti yanında zulmü ve gadri de olan kimseye delalet eder.

    Dream Dictionary of Phrase
  • güneş1. sun. 2. sunshine, sunlight. açmak for the sun to come out, for it to become sunny. almak/görmek to get the sun, get sunlight, see the sun. in alnında/altında in full sun. ayı solar month. balçıkla sıvanmaz. proverb You can´t hide the truth. banyosu sunbath, sunbathing. batmak for the sun to set/go down/sink. in batması/batışı sunset, sundown. çarpmak /ı/ to have a sunstroke. çarpması sunstroke. G Dil teorisi the theory of the Sun Language (concerning the origin of language put forward in Turkey in the early 1930´s). doğmak for the sun to rise. in doğması/doğuşu sunrise. (başına) geçmek to have a sunstroke. e göstermek /ı/ to expose (something) to the sun. gözlüğü sunglasses, dark glasses. günü astr. solar day. ışını sunray, sunbeam. e karşı işemek vulg. to behave rudely to a kind person; to scorn something good through ignorance. lekesi astr. sunspot. olsa kimsenin üstüne doğmamak never to think of helping others. saati sundial. sistemi/ dizgesi astr. solar system. şemsiyesi parasol. takvimi solar calendar. e tapma heliolatry, worship of the sun. tedavisi heliotherapy. tekeri astr. solar disk, sun disk. tutulmak for the sun to be eclipsed. tutulması astr. solar eclipse. vurmak /a/ 1. to have a sunstroke. 2. for the sun to shine on. vurması sunstroke. yanığı sunburn. te yanmak to be sunburnt; to be tanned. yılı astr. solar year.

    Turkish - English dictionary
  • güneş banyosu s Sonnenbad.

    Turkish - German Dictionary
  • güneş batışı r Sonnenuntergang.

    Turkish - German Dictionary
  • güneş çarpmasıinsolation

    Turkish - French Dictionary
  • güneş çarpması r Sonnenstich.

    Turkish - German Dictionary
  • güneş çarpmasıinsolación

    Turkish - Spanish dictionary
  • GÜNEŞ ÇARPMASI(SUNSTROKE) [i]İnsan vücudunun aşırı sıcağa uyum gösterememesi sonucunda ortaya çıkan olumsuz durumdur. Nefes almada zorluk, aşırı ateş ve koma en temel belirtileridir.

    Meteorological Glossary
  • güneş doğuşu r Sonnenaufgang.

    Turkish - German Dictionary
  • güneş gören yerberojk, bertav.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • güneş gözlüğülunettes de soleil

    Turkish - French Dictionary
  • güneş gözlüğügafas de sol

    Turkish - Spanish dictionary
  • GÜNEŞ GÜNÜ(SOLAR DAY) [i]Dünyanın güneş etrafında tam bir turunu tamamlaması için geçen süre. Bu turun süresi değiştiğinden, ortalama bir değer olarak 24 saat alınmaktadır. Dünyada tüm amaçlar için kullanılan evrensel süre bu değerdir.

    Meteorological Glossary
  • GÜNEŞ İKLİMİ(SOLAR CLIMATE) [i]Matematiksel iklim olarak ta isimlendirilen bu varsayımsal iklim, coğrafi, astronomik ve radyasyonel verilerin herhangi bir yer için hesaplanması ile elde edilen ve yalnızca mevsim, enlem ve güneşten gelen güneş radyasyonun dikkate alındığı, diğer faktörlerin dışlandığı bir iklim türüdür. Eğer dünya tam bir küre olsaydı, atmosferi olmasaydı ve yüzey yapısı homojen olsaydı dünya iklimi tamamen güneşten gelen radyasyon ile belirlenecektir varsayımı bu iklim türünün temel felsefesidir.

    Meteorological Glossary
  • güneş ışığısoleil

    Turkish - French Dictionary
  • güneş ışığıluz solar

    Turkish - Spanish dictionary
  • GÜNEŞ LEKESİ(SUNSPOT) [i]Güneş diski üzerinde görülen karanlık bölgeler. Güneş lekelerinin süresi birkaç saatten birkaç güne kadar uzayabilir. Ortalama on bir yıllık bir tekrar süreleri vardır. Güneş lekeleri, manyetik alanlara sahip girdap yapılı karışıklıklardır.

    Meteorological Glossary
  • GÜNEŞ RADYASYONU(SOLAR RADIATION) [i]Doğrudan güneşten alınan radyasyon. Bu tür radyasyon güneşten yayıldığında, radyasyon dağılımı 0.5 mikron dalga boyu, mavi-yeşil güneş tayfıyla ve maksimum yoğunlukla karakterize edilir. Bu özellikleriyle de yer radyasyonundan ayrılır.

    Meteorological Glossary
  • GÜNEŞ RADYASYONU TERMOMETRESİ(SOLAR RADIATION THERMOMETER) [i]Aktinometre aletinde kullanılan siyah hazneli termometre için kullanılan bir terim.

    Meteorological Glossary
  • güneş saaticadran solaire

    Turkish - French Dictionary
  • güneş saatireloj de sol

    Turkish - Spanish dictionary
  • GÜNEŞ SABİTESİ(SOLAR CONSTANT) [i]Güneş dünyadan ortalama uzakta iken, atmosfer dışında, güneş radyasyonuna dik olarak duran bir yüzeyde gerçekleşen güneş radyasyon akısı. 1900'lü yıllardan bu yana direk güneş radyasyonu sürekli olarak ölçülmekte ve belli bir standarda bağlanmaya çalışılmaktadır. Kabul edilen güneş sabitesi 0.1395 abs watt/cm2 'dir ki bu değer bir santimetrekare yüzeyde dakikada 2 kaloriye eşittir.

    Meteorological Glossary
  • güneş şemsiyesiparasol

    Turkish - French Dictionary
  • güneş şemsiyesiquitasol

    Turkish - Spanish dictionary
  • GÜNEŞ SÜTUNU(SUN PILLAR) [i]Yere yakın seviyelerde, buz sisleri ve bulutlar içerisinde oluşan yatay tabaka şeklindeki buz kristallerinin gün ışınlarını dikey olarak yansıtması sonucu oluşan ışık sütunları.

    Meteorological Glossary
  • güneş tutulmasıéclipse de soleil

    Turkish - French Dictionary
  • güneş tutulmasıeclipse solar

    Turkish - Spanish dictionary
  • GÜNEŞ TUTULMASI(SOLAR ECLIPSE) [i]Güneş tutulması, güneş ile dünya arasındaki doğrusal çizgi üzerine ayın gelmesi ve ayın gölgesinin dünya üzerine düşmesiyle meydana gelir. Ayın diske benzer çerçevesi güneşin parlak yüzeyini veya fotosferi kaplar ve görünmez yapar. Eğer ayın gölgesi tamamen yerküreyi kaplarsa tam güneş tutulması, bir bölümünü kaplarsa kısmı güneş tutulması gerçekleşir.

    Meteorological Glossary
  • GÜNEŞALTI HALESİ(UNDERSUN) [i]Güneş ışığının bulutu oluşturan buz kristallerinin üzerinde yansımasıyla meydana gelen hale. Güneşin dikey olarak tam aşağısında, güneşin durgun su üzerindeki görüntüsüne benzeyen, parlak beyaz nokta halindeki görüntüsü. Bu görüntüyü yakalayabilmek için yukarıdan bakmak gerektiğinden, bu görüntü ya yüksek dağlardan yada uçaklarda yolculuk sırasında gözlenebilir.

    Meteorological Glossary
  • güneşleme,güneşlenme 1. sunbathing, sunbath. 2. being spread in the sun to dry.

    Turkish - English dictionary
  • güneşlemek,güneşlenmek 1. to sunbathe, bask in the sun. 2. to be spread in the sun to dry.

    Turkish - English dictionary
  • GÜNEŞLENME(INSOLATION) [i](INcoming SOLar radiATION) Yeryüzü tarafından kazanılan ısı veya güneş radyasyonu. Güneşlenmenin değeri; güneşlenme sabitesine, yerin güneşten olan uzaklığına, güneş ışınlarının yer ile yaptığı açıya ve atmosferin geçirgenliğine bağlıdır.

    Meteorological Glossary
  • güneşlenmekprendre un bain de soleil

    Turkish - French Dictionary
  • güneşlenmek sich sonnen.

    Turkish - German Dictionary
  • güneşlenmektomar el sol

    Turkish - Spanish dictionary
  • güneşlenmekxwedan tavê.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • güneşletmek/ı/ to leave (something) in the sun to dry; to expose (something) to the sun.

    Turkish - English dictionary
  • güneşliensoleillé

    Turkish - French Dictionary
  • güneşli sonnig.

    Turkish - German Dictionary
  • güneşlisoleado

    Turkish - Spanish dictionary
  • güneşli1. sunny, sunlit (place). 2. sunny, clear (weather).

    Turkish - English dictionary
  • güneşlikparasol

    Turkish - French Dictionary
  • güneşlik r Sonnenschutz.

    Turkish - German Dictionary
  • güneşlikquitasol

    Turkish - Spanish dictionary
  • güneşlikbertavk.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • güneşlik1. sun curtain, window blind, window shade; sunshade. 2. sun visor. 3. sunny, sunlit (place). 4. lens hood (for a camera).

    Turkish - English dictionary
  • güneşselastr. 1. solar, heliographic. 2. heliacal, heliac.

    Turkish - English dictionary
  • güneşsizsunless.

    Turkish - English dictionary
  • güneşsizliksunlessness.

    Turkish - English dictionary
reklam sol
reklam sol

Last Searched Words

Keyword Searches

reklam sol