"

HİSSE

" Kelimesi için arama sonuçları
Türkçe - Fransızca Sözlük

hisse (İsim)

(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
part
Türkçe - Almanca Sözlük

hisse (İsim)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
r Anteil; e Aktie.
Türkçe - İspanyolca Sözlük

hisse (İsim)

(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
parte
Türkçe - Kürtçe Sözlük

hisse (İsim)

(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
par.
Türkçe - Türkçe Sözlük

HİSSE (İsim)

(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
is. 1. Pay. 2. mec. Bir hikaye veya olaydan alınan ders: Bu olaydan hisse kaptınız mı?
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

HİSSE (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Pay. Nasip. Kısmete düşen kısım. Vârise intikal eden kısım.
İslami Terimler Sözlüğü

HİSSE (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Bölünebilen bir mal veya şeyin her ortağa âit olan kısmı, ortaklardan her birinin hakkı, payı.Bir sığırı veya deveyi, yedi kişiye kadar müslüman, bâliğ kimseler, ortak olarak satın alıpkesebilirler. Sekiz kişinin yedi sığırı ve iki kişinin iki koyunu ortak satın almaları câiz olmaz.Çünkü her birinin her hayvanda hissesi vardır. (Fetavâ-i Hindiyye)Yedi kişi ortaklaşa bir sığırı kurban ettikten sonra, ortakların hisselerini ayırmadan önce,hiç kimseye hediye etmeleri câiz değildir. (Ahmed Zühdü Efendi)
Türkçe - İngilizce Sözlük

hisse (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
1. share, allotted portion, part, lot. 2. lesson (learned from observation or reading), special meaning or warning (drawn from something). almak /dan/ to draw a lesson from, learn a lesson from. çıkarmak 1. /dan, kendine/ to regard (a critical remark) as directed to oneself (and then take offense). 2. /dan/ to learn something useful as a result of. kapmak /dan/ to draw a lesson from, learn a lesson from. senedi fin. share.
İslami Terimler Sözlüğü

HİSSE

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Bölünebilen bir mal veya şeyin her ortağa âit olan kısmı, ortaklardan her birinin hakkı, payı. Bir sığırı veya deveyi, yedi kişiye kadar müslüman, bâliğ kimseler, ortak olarak satın alıp kesebilirler. Sekiz kişinin yedi sığırı ve iki kişinin iki koyunu ortak satın almaları câiz olmaz. Çünkü her birinin her hayvanda hissesi vardır. (Fetavâ-i Hindiyye) Yedi kişi ortaklaşa bir sığırı kurban ettikten sonra, ortakların hisselerini ayırmadan önce, hiç kimseye hediye etmeleri câiz değildir. (Ahmed Zühdü Efendi) Hisse-i Şâyia: Bir şeye ortak olanların taksim edilmemiş paylarından her biri; ortak mülkiyet. Bir kimse evini iki kişiye hediye etse, câiz olmaz. Çünkü taksimi mümkün olmayan şeyi hisse-i şâyia olarak vermek câiz değildir. (İbn-i Âbidîn) Bir binânın yarısı Ahmed'in, üçte biri Ömer'in, altıda biri Ali'nin olsa; Ahmed, hisse-i şâyiasını satsa, Ömer ve Ali almak isteseler, yarısını Ömer, yarısını da Ali alır. Ömer, hissesine göre iki misli alamaz. (İbn-i Âbidîn)
Türkçe - Kürtçe Sözlük

hisse alma (İsim)

(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
parçin.