Results for "HAŞİŞ
"
hasis (Noun)
(Turkish - French Dictionary) :
mesquin
hasis (Noun)
(Turkish - German Dictionary) :
knauserig, geizig.
hasis (Noun)
(Turkish - Spanish dictionary) :
mezquino
hasis (Noun)
(Turkish - Kurdish Dictionary) :
tima.
HASİS (Noun)
(Turkish - Turkish dictionary) :
s. Cimri, pinti.
HASİS (Noun)
(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Gizli ses. Ateş gürültüsü. * Fitil.
HAŞİŞ (Noun)
(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Esrar adı verilen "Hint keneviri"nin yaprağı. * Kuru ot.
HAŞİŞ (Noun)
(Medicine and Hematology Glossary) :
Esrar, haşhaş.
HASÎS (Proper noun)
(Islamic Glossary) :
Parasını ve malını harcamamak için her türlü sıkıntıya, eziyete katlanan, paraya, mala aşırıdüşkün olan; dînen verilmesi îcâb edeni, zekâtı ve sadakayı vermeyen, pinti, eli sıkı olan, bahîl,malda ve ilimde cimrilik eden. (Bkz. Cimri)Hasîs olanlar, her ne kadar zâhid (dünyâyı istemiyor) olsalar da Cennet'e giremezler.(Hadîs-i şerîf-Zevâcir)Ahlâk-ı zemîme (kötü ahlâk) olan dört şeyden vazgeç, onlardan çok sakın. Bunlar: Çokmal toplayıp yememek, hiç ölmeyecekmiş gibi dünyâya sarılmak, hasîs olmak, harîs(dünyâya düşkün) olmak. (Hadîs-i şerîf-Ey Oğul İlmihâli)Hasîslerin en fenâsı, müslümanlara emr-i ma'rûf ve nehy-i münker yapmayanlar, Allahüteâlânın emir ve yasaklarını bildirmeyenler, onlara dinlerini öğretmeyenler veya yanlışöğretenlerdir. (Ahmed Rıfat)Günahların büyüğü üçtür: Hasîslik, hased (çekememezlik) ve riyâ (gösteriş). (İmâm-ıGazâlî)
hasis (Noun)
(Turkish - English dictionary) :
1. stingy, miserly, niggard, niggardly. 2. petty; base, low.