Results for "HACAMAT
"
HACAMAT (Noun)
(Turkish - Turkish dictionary) :
is. Vücuttan kan alma.
HACAMAT (Noun)
(Dream Dictionary of Phrase) :
Bakınız; Kan Aldırmak.
HACÂMAT (Proper noun)
(Islamic Glossary) :
Hacâmat bıçağı denilen bir âletle, vücûdun deriye yakın damarlarını keserek kan alma. Kanalmaya fasd da denir.Bütün meleklerden işittim ki, ümmetine söyle hacâmat yaptırsınlar, dediler. (Hadîs-işerîf-Kimyây-ı Seâdet)Arabî ayın on yedinci veya on dokuzuncu veya yirmi birinci günleri hacâmat olunuz.(Hadîs-i şerîf-Kimyây-ı Seâdet)Kan aldırmak sünnettir. Peygamber efendimiz her ay hacâmat olurdu. (Zehebî)
hacamat (Noun)
(Turkish - English dictionary) :
,-tı 1. bloodletting by cupping. 2. slang stabbing, knifing. boynuzu cupping horn. etmek /ı/ 1. to bleed (someone) by cupping. 2. slang to stab, knife. şişesi cupping glass. yapmak /a/ to bleed (someone) by cupping.
HACÂMAT
(Islamic Glossary) :
Hacâmat bıçağı denilen bir âletle, vücûdun deriye yakın damarlarını keserek kan alma. Kan
almaya fasd da denir.
Bütün meleklerden işittim ki, ümmetine söyle hacâmat yaptırsınlar, dediler. (Hadîs-i şerîf-
Kimyây-ı Seâdet)
Arabî ayın on yedinci veya on dokuzuncu veya yirmi birinci günleri hacâmat olunuz.
(Hadîs-i şerîf-Kimyây-ı Seâdet)
Kan aldırmak sünnettir. Peygamber efendimiz her ay hacâmat olurdu. (Zehebî)
hacamatçı (Noun)
(Turkish - English dictionary) :
bloodletter, cupper.
hacamatlamak (Verb)
(Turkish - English dictionary) :
/ı/ 1. to bleed (someone) by cupping. 2. slang to stab, knife.