Results for "

Halvet

"
Turkish - Kurdish Dictionary

halvet (Noun)

(Turkish - Kurdish Dictionary) :
xilwet, siluk.
Turkish - Turkish dictionary

HALVET (Noun)

(Turkish - Turkish dictionary) :
is. Tenha ve kapalı yer.
Ottoman - Turkish Dictionary

HALVET (Noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Yalnızlık. Tek başına kalmak. Tenhaya çekilme. * Gizlilik.
Azerbaijani - Turkish Dictionary

Halvet (Noun)

(Azerbaijani - Turkish Dictionary) :
Gizli,yalnız,tenha
Islamic Glossary

HALVET (Noun)

(Islamic Glossary) :
Yalnızlık, yalnız olarak kalma.1. Yabancı bir kadınla yabancı bir erkeğin bir odada, kapalı bir yerde yalnız kalmaları.Bir erkek, yabancı bir kadın ile halvet ederse, üçüncüleri şeytan olur. (Hadîs-işerîf-Tirmizî)Allah'a ve kıyâmet gününe inanan, yabancı bir kadınla, yalnız kalıp halvet etmesin.(Hadîs-i şerîf-Zevâcir)Halvet haramdır. Mescid gibi dışardan içerisi görünen umûma açık yerlerde yalnız kalmakhalvet olmaz. (İbn-i Âbidîn)2. Tasavvuf yolunda olgunlaşmak ve ilerlemek için belli bir müddet tenhâda kalma haliyalnız kalmak.Tasavvufta halvet, vuslat (kavuşma) alâmetidir. (Ebü'l-Kâsım)
Turkish - English dictionary

halvet (Noun)

(Turkish - English dictionary) :
,-ti 1. secluded retreat, place of retirement. 2. withdrawing into seclusion, seclusion, isolation, retirement. 3. partially enclosed bathing cubicle (in a public bath). e çekilmek to withdraw into seclusion. e dönmek (for a place) to become very hot and close. gibi very hot and stuffy (place). olmak to withdraw to a secluded or private place.
Islamic Glossary

HALVET

(Islamic Glossary) :
Yalnızlık, yalnız olarak kalma. 1. Yabancı bir kadınla yabancı bir erkeğin bir odada, kapalı bir yerde yalnız kalmaları. Bir erkek, yabancı bir kadın ile halvet ederse, üçüncüleri şeytan olur. (Hadîs-i şerîf-Tirmizî) Allah'a ve kıyâmet gününe inanan, yabancı bir kadınla, yalnız kalıp halvet etmesin. (Hadîs-i şerîf-Zevâcir) Halvet haramdır. Mescid gibi dışardan içerisi görünen umûma açık yerlerde yalnız kalmak halvet olmaz. (İbn-i Âbidîn) 2. Tasavvuf yolunda olgunlaşmak ve ilerlemek için belli bir müddet tenhâda kalma hali yalnız kalmak. Tasavvufta halvet, vuslat (kavuşma) alâmetidir. (Ebü'l-Kâsım) Halvet Der-Encümen: Nakşibendiyye yolunda on bir esastan biri. Halk içinde Hak ile (Allahü teâlâ ile) olmak. Kur'ân-ı kerîmde meâlen; "Öyle adamlar vardır ki, ticâretleri ve alışverişleri onları Allahü teâlâyı hatırlamaktan, anmaktan alıkoymaz." (Nûr sûresi: 37) buyrulan âyet-i kerîme, halvet der-encümen makâmına işârettir. (SeyyidAbdülhakîm Arvâsî) Yolumuzun esâsı halvet der-encümendir. (Behâeddîn-i Buhârî)
Islamic Glossary

Halvet Der-Encümen (Noun)

(Islamic Glossary) :
Nakşibendiyye yolunda on bir esastan biri. Halk içinde Hak ile (Allahü teâlâ ile) olmak.Kur'ân-ı kerîmde meâlen; "Öyle adamlar vardır ki, ticâretleri ve alışverişleri onlarıAllahü teâlâyı hatırlamaktan, anmaktan alıkoymaz." (Nûr sûresi: 37) buyrulan âyet-ikerîme, halvet der-encümen makâmına işârettir. (Seyyid Abdülhakîm Arvâsî)Yolumuzun esâsı halvet der-encümendir. (Behâeddîn-i Buhârî)
Ottoman - Turkish Dictionary

HALVET-İ FÂSİDE (Proper noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Karı-kocanın aralarında şer'î mâni olmasına rağmen birleşmeleri.
Ottoman - Turkish Dictionary

HALVET-İ SAHİHA (Proper noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Karı-kocanın aralarında şer'î mâni bulunmaması halinde birleşmeleri.