"

HÂDÎ

" Kelimesi için arama sonuçları
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

HADÎS-İ KUDSÎ (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Mânası Peygamberimiz'e (A.S.M.) vahy veya ilham edilen, kelimesi kendisinden sudur eden kudsî kelâm.
İslami Terimler Sözlüğü

Hadîs-i Kudsî (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Mânâsı, Allahü teâlâ tarafından, kelimeleri ise, Resûl-i ekrem sallallâhü aleyhi ve sellemtarafından olan hadîs-i şerîfler. Hadîs-i kudsîleri söylerken, Peygamber efendimizi bir nûrkaplardı ve bu, hâlinden belli olurdu. (Abdülhak Dehlevî)Hak teâlâ, hadîs-i kudsîde buyurdu ki:Kulum bana, farz namazda olduğu kadar, hiçbir amel ile yakın olamaz. (Buhârî)Lâ ilâhe illallah kal'amdır. Bunu okuyan kal'ama girmiş olur.Kal'ama giren deazâbımdan emin olur, kurtulur. (Seâdet-i Ebediyye)
İslami Terimler Sözlüğü

Hadîs-i Maktû' (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Söyleyenleri (râvîleri), Tâbiîn-i kirâmakadar bilinip, Tâbiîn'den rivâyet olunan hadîs-işerîfler.Tâbiîn'den rivâyet edilen, bildirilen maktû' hadîslerin sonraki râvîleri (nakledenleri) Ehl-isünnet âlimlerinden iseler, bunlar hakîkaten hadîs-i maktû'dur. Mevdû sanmamalıdır. (İbn-iKudâme-Buhârî)
İslami Terimler Sözlüğü

Hadîs-i Mensûh (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Peygamber efendimiz tarafından ilk zamanda söylenip, sonra değiştirilen hadîsler.
İslami Terimler Sözlüğü

Hadîs-i Merdûd (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Mânâsı olmayan ve rivâyet şartlarını taşımayan söz.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

HADÎS-İ MEŞHUR (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Bak: Meşhur)
İslami Terimler Sözlüğü

Hadîs-i Meşhûr (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
İlk zamanda bir kişi bildirmişken, ikinci asırda şöhret bulan, yâni bir kimsenin Resûl-iekremden, o kimseden de, çok kimselerin ve bunlardan dahî, başka kimselerin işittiği hadîs-işerîfler.Hadîs-i meşhûra inanmayan kâfir olur. (İbn-i Âbidîn)
İslami Terimler Sözlüğü

Hadîs-i Mevdû (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Bir hadîs imâmının şartlarına uymayan hadîs-i şerîfler.Bir müctehid (âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerden hüküm çıkaran âlim), bir hadîsin sahîh(doğru) olması için, lüzûm gördüğü şartları taşımıyan bir hadîs için; "Benim mezhebiminusûlünün kâidelerine göre mevdûdur" der. Yoksa; "Resûlullah'ın sallallah ü aleyhi ve sellemsözü değildir" demez. (Dâvûd-ül-Karsî)
İslami Terimler Sözlüğü

Hadîs-i Mevkûf (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Eshâb-ı kirâma kadar râvîleri (nakledenleri) hep bildirilip, sahâbî olan râvînin, Resûl-iekremden işittim demeyip, böyle buyurmuş dediği hadîs-i şerîfler.
İslami Terimler Sözlüğü

Hadîs-i Mevsûl (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Sahâbînin (Resûlullah efendimizin arkadaşları); "Resûlullah'tan işittim, böyle buyurdu"diyerek haber verdiği hadîs-i şerîfler. Bunda, Resûl-i ekreme kadar rivâyet edenlerin hiç birindekesinti olmaz.