"

KER

" Kelimesi için arama sonuçları
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

KERAHE (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Kerâhiye) Meşakkat, zahmet, şiddet.
Türkçe - Türkçe Sözlük

KERAHET (İsim)

(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
is. 1. İğrenme. 2. Zorla, istemeyerek yapma. 3. Harama yakın olan şeyin dince durumu.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

KERAHET (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
İğrenme, iğrençlik, mekruh oluş. İslâmiyetçe iyi sayılmayan şey. * İstenmiyerek, zorla. *Fık: Şer'an yapılmaması sevablı ve hayırlı olan bir şeyin terk edilmeyip yapılması. (Bak: Mekruh)
İslami Terimler Sözlüğü

KERÂHET (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
İğrenme, tiksinme, istememe. Harama yakın olma veya yapılmaması iyi olma. Dinde terkedilmesi iyi olan bir şeyin terk edilmeyip yapılması. Kerâhet, tahrîmiyye ve tenzîhiyye olmaküzere iki kısımdır. (Bkz. Mekrûh)
Türkçe - İngilizce Sözlük

kerahet (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
,-ti 1. loathing, repugnance. 2. doing something under duress. etmek/getirmek /dan/ to loathe. vakti colloq. time to begin one´s evening drinking.
İslami Terimler Sözlüğü

KERÂHET

(İslami Terimler Sözlüğü) :
İğrenme, tiksinme, istememe. Harama yakın olma veya yapılmaması iyi olma. Dinde terk edilmesi iyi olan bir şeyin terk edilmeyip yapılması. Kerâhet, tahrîmiyye ve tenzîhiyye olmak üzere iki kısımdır. (Bkz. Mekrûh) Kerâhet Vakitleri: Namaz kılmak tahrîmen mekruh yâni haram olan vakitler. Güneş doğarken, batarken, gündüz ortasında iken. Kerâhet vakti olan üç vakitte başlanan farzlar sahih olmaz. Bu üç vakitte başlanan nâfileleri bozmalı. Başka zamanlarda kazâ etmelidir. Bu üç vakit: Güneş doğarken, batarken ve Nısf-ün- nehâr dâiresi üzerinde, yâni gündüz ortasında ikendir. Burada güneşin doğması, üst kenarının ufkundan görünmeye başlayıp, bakılamayacak kadar parlamasına (İşrak vaktine) kadar olan zamandır. Güneşin batması da, tozsuz, dumansız, berrak bir havada, ziyânın geldiği yerlerin veya kendisinin bakacak kadar sararmağa başladığı vakitten batıncaya kadar olan zaman demektir. Güneş batarken yalnız o günün ikindi namazı kılınır. (M. Sıddîk Gümüş) Kerâhet-i Tahrîmiyye: Kur'ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîfteki delilinden zan ile anlaşılan yasak. Harama yakın mekruh. (Bkz. Tahrimen Mekrûh) Kerâhet-i Tenzîhiyye: Yasak olmasına kuvvetli ve açık bir delil bulunmayan ancak yapılması iyi olmayan şeyler. Helâle yakın mekrûh. (Bkz. Tenzîhen, Tenzîhî Mekruh)
İslami Terimler Sözlüğü

Kerâhet Vakitleri (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Namaz kılmak tahrîmen mekruh yâni haram olan vakitler. Güneş doğarken, batarken,gündüz ortasında iken.Kerâhet vakti olan üç vakitte başlanan farzlar sahih olmaz. Bu üç vakitte başlanan nâfileleribozmalı. Başka zamanlarda kazâ etmelidir. Bu üç vakit: Güneş doğarken, batarken veNısf-ün-nehâr dâiresi üzerinde, yâni gündüz ortasında ikendir. Burada gün eşin doğması, üstkenarının ufkundan görünmeye başlayıp, bakılamayacak kadar parlamasına (İşrak vaktine)kadar olan zamandır. Güneşin batması da, tozsuz, dumansız, berrak bir havada, ziyânın geldiğiyerlerin veya kendisinin bakacak kadar sararmağa başladığı vakitten batıncaya kadar olanzaman demektir. Güneş batarken yalnız o günün ikindi namazı kılınır. (M. Sıddîk Gümüş)
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

KERAHET VAKTİ (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Güneşin doğuş, batış ve zeval vakti.
İslami Terimler Sözlüğü

Kerâhet-i Tahrîmiyye (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Kur'ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîfteki delilinden zan ile anlaşılan yasak. Harama yakın mekruh.(Bkz. Tahrimen Mekrûh)
İslami Terimler Sözlüğü

Kerâhet-i Tenzîhiyye (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Yasak olmasına kuvvetli ve açık bir delil bulunmayan ancak yapılması iyi olmayan şeyler.Helâle yakın mekrûh. (Bkz. Tenzîhen, Tenzîhî Mekruh)