"KUDRET
" Kelimesi için arama sonuçları
kudret (İsim)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
e Macht, e Kraft.
kudret (İsim)
(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
karîn, şiyan.
KUDRET (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Güç. Takat. * Her yeri kaplayan kudretullah. * Varlık. Ehliyet. Becerebilme. * Zenginlik. * Kabiliyet. * İlm-i kelâmda: Allah Teâlâ'ya mahsus ezelî ve ebedî ve bütün kâinatta tasarruf eden sıfattır.(Arkadaş bir kelime-i vâhidenin işitilmesinde; bir adam, bin adam birdir. Yaratılış hususunda da Kudret-i Ezeliyeye nisbeten bir şey, bin şey birdir. Nev ile fert arasında fark yoktur. M.N.)
KUDRET (İsim)
(İsimler Sözlüğü) :
Erkek ismi.Erk,iktidar.
KUDRET (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Güç, güçlü olma.1. Allahü teâlânın sıfat-ı sübûtiyyesinden biri. Allahü teâlânın her şeye gücünün yetmesi.Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki:Gerçekten, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde,akıl sâhipleri için, Allah'ın varlığını, kudret ve azametini gösterir, kesin delîller vardır.(Âl-i İmrân sûresi: 190)Ebû Mes'ûd el-Bedrî anlattı: Hizmetçimi kamçı ile dövüyordum. Arkamdan; "Ey EbûMes'ûd! Sen bil ki..." diye bir ses işittim. Öfkemden, bu sesin mânâsını anlayamadım. Banayaklaşınca, bir de ne göreyim Resûlullah efendimiz bana hitâben; "Ey Ebû Mes'ûd! Allahüteâlânın senin üzerindeki kudreti, senin bu hizmetçiye karşı kudretinden daha büyüktür"buyurdu. Bunun üzerine ben; "Bundan sonra hizmetçimi bir daha dövmeyeceğim" dedim.(İmâm-ı Müslim)Allahü teâlâ, Kur'ân-ı kerîmin birçok yerinde; "Sizden evvel gelip geçenlerin hayatlarını,gittikleri yolları ve başlarına gelenleri, gözden geçirip, onlardan ders alınız. Yerleri, göklericanlıları, cansızları ve kendinizi inceleyiniz! Gördükleriniz in içini, özünü araştırınız. Bütünbunlarda, yerleştirmiş olduğum kuvvetimi, kudretimi, büyüklüğümü ve hâkimiyetimi bulunuz,görünüz, anlayınız" meâlinde emirler buyurmaktadır. (İmâm-ı Gazâlî)Kıyâmet günü bütün canlılar, mahşer yerinde toplanacak. Her insanın amel defterleri uçaraksâhibine gelecektir. Bunları; yerleri, gökleri, zerreleri, yıldızları yaratan, sonsuz kudret sâhibiolan Allahü teâlâ yapacaktır. (Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî)Dil, şükretmek içindir. Rabbini bilen, dilini gıybet için kullanmaz. Kulak; Kur'ân-ı kerîm venasîhat dinlemek içindir. Bâtıl ve boş sözler için değildir. Göz; Allahü teâlânın kudret vesan'atını görmek içindir. Eşin dostun ayıbını görmek için değild ir. (Sa'dî Şîrâzî)İnsanın esas özelliği; âcizlik ve muhtâç olmasıdır. Hak teâlânın sıfat-ı zâtiyyesi ise; kudretve gınâ (kimseye muhtâc olmamak) dır. (Bursalı İsmâil Hakkı)2. Kullara âit sınırlı olan güç, kuvvet.Kul her işinde, yapıp yapmamakta serbest olup, ikisinden birini elbette seçecek; iş, iyi veyafenâ olacak, günâh veya sevâb kazanacaktır. Allahü teâlâ kullarına, emirlerini ve yasaklarınıyerine getirecek kadar kudret ve ihtiyâr (beğenmek, seçmek güc ü) vermiştir. Daha çokvermesine, lüzûm yoktur. Lüzûmu kadar vermiştir. Buna inanmayan, Kolay şeyleri anlamayankimsedir. Kalbi hasta olduğundan, İslâmiyet'e uymamaya bahâne aramaktadır. (İmâm-ıRabbânî)Bugün elinde var iken fırsat,Âhiret hazırlığı yap hemenÇünkü sende bulunan bu kudretElden ele geçer gider dâim.(Sa'dî Şîrâzî)
kudret (İsim)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
,-ti 1. power, might, strength. 2. capacity, ability. 3. the omnipotence (of God). 4. financial resources, the wherewithal. ten produced by natural forces, natural. hamamı Turkish bath (the water of which comes from a thermal spring). helvası manna.
KUDRET
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Güç, güçlü olma.
1. Allahü teâlânın sıfat-ı sübûtiyyesinden biri. Allahü teâlânın her şeye gücünün yetmesi.
Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki:
Gerçekten, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, akıl
sâhipleri için, Allah'ın varlığını, kudret ve azametini gösterir, kesin delîller vardır. (Âl-i İmrân
sûresi: 190)
Ebû Mes'ûd el-Bedrî anlattı: Hizmetçimi kamçı ile dövüyordum. Arkamdan; "Ey Ebû Mes'ûd!
Sen bil ki..." diye bir ses işittim. Öfkemden, bu sesin mânâsını anlayamadım. Bana yaklaşınca,
bir de ne göreyim Resûlullah efendimiz bana hitâben; "Ey Ebû Mes'ûd! Allahü teâlânın senin
üzerindeki kudreti, senin bu hizmetçiye karşı kudretinden daha büyüktür" buyurdu. Bunun
üzerine ben; "Bundan sonra hizmetçimi bir daha dövmeyeceğim" dedim. (İmâm-ı Müslim)
Allahü teâlâ, Kur'ân-ı kerîmin birçok yerinde; "Sizden evvel gelip geçenlerin hayatlarını,
gittikleri yolları ve başlarına gelenleri, gözden geçirip, onlardan ders alınız. Yerleri, gökleri
canlıları, cansızları ve kendinizi inceleyiniz! Gördüklerinizin içini, özünü araştırınız. Bütün
bunlarda, yerleştirmiş olduğum kuvvetimi, kudretimi, büyüklüğümü ve hâkimiyetimi bulunuz,
görünüz, anlayınız" meâlinde emirler buyurmaktadır. (İmâm-ı Gazâlî)
Kıyâmet günü bütün canlılar, mahşer yerinde toplanacak. Her insanın amel defterleri uçarak
sâhibine gelecektir. Bunları; yerleri, gökleri, zerreleri, yıldızları yaratan, sonsuz kudret sâhibi
olan Allahü teâlâ yapacaktır. (Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî)
Dil, şükretmek içindir. Rabbini bilen, dilini gıybet için kullanmaz. Kulak; Kur'ân-ı kerîm ve
nasîhat dinlemek içindir. Bâtıl ve boş sözler için değildir. Göz; Allahü teâlânın kudret ve san'atını
görmek içindir. Eşin dostun ayıbını görmek için değildir. (Sa'dî Şîrâzî)
İnsanın esas özelliği; âcizlik ve muhtâç olmasıdır. Hak teâlânın sıfat-ı zâtiyyesi ise; kudret ve
gınâ (kimseye muhtâc olmamak) dır. (Bursalı İsmâil Hakkı)
2. Kullara âit sınırlı olan güç, kuvvet.
Kul her işinde, yapıp yapmamakta serbest olup, ikisinden birini elbette seçecek; iş, iyi veya
fenâ olacak, günâh veya sevâb kazanacaktır. Allahü teâlâ kullarına, emirlerini ve yasaklarını
yerine getirecek kadar kudret ve ihtiyâr (beğenmek, seçmek gücü) vermiştir. Daha çok
vermesine, lüzûm yoktur. Lüzûmu kadar vermiştir. Buna inanmayan, Kolay şeyleri anlamayan
kimsedir. Kalbi hasta olduğundan, İslâmiyet'e uymamaya bahâne aramaktadır. (İmâm-ı Rabbânî)
Bugün elinde var iken fırsat,
Âhiret hazırlığı yap hemen
Çünkü sende bulunan bu kudret
Elden ele geçer gider dâim.
(Sa'dî Şîrâzî)
KUDRET HELVASI (İsim)
(Rüya Tabirleri Sözlüğü) :
Güzel ve helal rızka, yaptığı iyiliği başa kakmaya, Kudret helvası yemek kolay ve zahmetsiz rızka delalet eder.
KUDRET-İ İLÂHİYE (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Allah'ın kudreti.(Cenab-ı Hakk'ın kudret, ilim, iradesi; şemsin ziyâsı gibi bütün mevcudata âmm ve şâmil olup, hiçbir şeyle müvazene edilemez; Arş-ı Azama taalluk ettikleri gibi, zerrelere de taalluk ederler. Cenab-ı Hak, şems ve kameri halkettiği gibi, sineğin gözünü de O halketmiştir. Cenab-ı Hak; kâinatta vaz'ettiği yüksek mizan gibi, hurdebinî hayvanların bağırsaklarında da pek ince ve lâtif bir nizam vaz'etmiştir. Semadaki ecramı birbiriyle rabteden câzibe-i umumî kanunu gibi, cevahir-i ferdi de, yani zerratı da o kanunun bir misliyle nazmetmiştir. Sanki bu zerrat âlemi, o semavî âleme küçük bir misaldir. Hülâsa, aczin müdahalesi ile, kudret mertebeleri ayrılır. Aczi mümteni' olan kudretçe; büyük, küçük birdir.Kudret-i Ezeliye, en evvel eşyanın melekût, yani içyüzüne taalluk eder. bu yüz ise, alelumum güzel ve şeffaftır. Evet, şems ve kamerin yüzleri parlak olduğu gibi, gecenin ve bulutların da iç yüzleri ziyadardır. İ.İ.)
KUDRET-İ KÜLLİYE (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Cenab-ı Hakk'ın küllî ve mutlak olan kudreti.