"

KÜLLÎ

" Kelimesi için arama sonuçları
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

KÜLLÎ (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Külle mensub. Cüz'iyat ve ferdlerden meydana gelmiş olan. Umumi, bütün. * Çok, ziyade, fazla. * Man: İnsan dediğimiz zaman küll'ü ve küllîyi ifade etmiş oluyoruz. İnsanın eli, ayağı, kolu, gözü dersek cüz' ve cüz'îyi ifade etmiş oluruz. Dünya denilirse küll; dünyanın karaları, kıt'aları veyahut denizleri dediğimiz zaman küll'ün eczasını ifade etmiş oluyoruz. Küll, cüz'lerden meydana geliyor.
Azerice - Türkçe Sözlük

külli (Sayı)

(Azerice - Türkçe Sözlük) :
hayli
Türkçe - İngilizce Sözlük

külli (Sayı)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
1. total, complete. 2. much, a great deal of; many, numerous.
İslami Terimler Sözlüğü

KÜLLÎ İRÂDE (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Allahü teâlânın başlangıcı ve sonu olmayan irâde (dileme) sıfatı. (Bkz. İrâde)
İslami Terimler Sözlüğü

KÜLLÎ İRÂDE

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Allahü teâlânın başlangıcı ve sonu olmayan irâde (dileme) sıfatı. (Bkz. İrâde)
Türkçe - Türkçe Sözlük

KÜLLİYAT (Özel isim)

(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
ç.is. Bir yazarın bütün eserleri: Ziya Paşa külliyatı.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

KÜLLİYAT (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Külliyet. C.) Bütün. Hepsi. Hepsi birden. * Bir müellifin bütün eserleri.
Türkçe - İngilizce Sözlük

külliyat (Sayı)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
,-tı complete works, collected works (of an author).
Türkçe - Türkçe Sözlük

KÜLLİYE (Özel isim)

(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
is. Bir caminin çevresinde onunla birlikte kurulmuş, medrese, imaret, sebil, kitaplık, hastane gibi çeşitli yapıların tümü: Fatih külliyesi.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

KÜLLİYE (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Külliyet) Bütünlük, umumilik, genellik. * Bolluk, çokluk, ziyadelik. * Tar: Osmanlı İmparatorluğu zamanında Arap vilâyetlerinde bazı medreselere, üniversite karşılığı verilen ad.