"KİRÂ
" Kelimesi için arama sonuçları
KİRAMEN KATİBİN (İsim)
(Rüya Tabirleri Sözlüğü) :
İnsanın amellerini kaydeden melekleri görmek güvenilir kimselere ve tanınmış bilginlere, Hafaza meklerini görmek iyi iş yapanlar için müjde, kendini dünyaya kaptıran ve ahireti unutmuş kimseler için ihtara delalet eder.
KİRÂMEN KÂTİBÎN (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
İnsanların iki omuzunda bulunup, onların sevâb ve günâhlarını yazan iki melek. Hafazamelekleridir diyen âlimler de olmuştur.Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki:Hâlbuki üzerinizde gözetleyici, amellerinizi yazan (Allah indinde) Kirâmen kâtibînmelekleri vardır. (Ki onlar, hayır ve şerden) işlediklerinizi (yaptıklarınızı) bilirler. (İnfitârsûresi: 10-12)Kirlenince çabuk gusl (boy) abdesti alın! Çünkü, Kirâmen kâtibîn melekleri cünüpgezen kimseden incinir. (Hadîs-i şerîf-İhyâu Ulûmiddîn)Kirâmen kâtibîn denilen meleklerden sağ taraftaki melek, soldakinin âmiridir ve iyi işleri,ibâdetleri yazar. Soldaki melek, kötülükleri yazar. (Kemahlı Feyzullah)Kirâmen kâtibîn, insandan yalnız cimâda ve helâda ayrılırlar. Helâda iken yapılanları, Allahüteâlâ meleklere bildirir. Helâdan çıkınca yazarlar. (Kutbüddîn-i İznikî)Bir kimseye selâm verirken, çok kimseye verir gibi vermelidir. Çünkü mü'min yalnızdeğildir. Kirâmen kâtibîn adındaki iki melek, onunla berâberdir. (M. Muhammed Rebhâmî)
KİRÂMEN KÂTİBÎN
(İslami Terimler Sözlüğü) :
İnsanların iki omuzunda bulunup, onların sevâb ve günâhlarını yazan iki melek. Hafaza
melekleridir diyen âlimler de olmuştur.
Allahü teâlâ, âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki:
Hâlbuki üzerinizde gözetleyici, amellerinizi yazan (Allah indinde) Kirâmen kâtibîn
melekleri vardır. (Ki onlar, hayır ve şerden) işlediklerinizi (yaptıklarınızı) bilirler. (İnfitâr
sûresi: 10-12)
Kirlenince çabuk gusl (boy) abdesti alın! Çünkü, Kirâmen kâtibîn melekleri cünüp gezen
kimseden incinir. (Hadîs-i şerîf-İhyâu Ulûmiddîn)
Kirâmen kâtibîn denilen meleklerden sağ taraftaki melek, soldakinin âmiridir ve iyi işleri,
ibâdetleri yazar. Soldaki melek, kötülükleri yazar. (Kemahlı Feyzullah)
Kirâmen kâtibîn, insandan yalnız cimâda ve helâda ayrılırlar. Helâda iken yapılanları, Allahü
teâlâ meleklere bildirir. Helâdan çıkınca yazarlar. (Kutbüddîn-i İznikî)
Bir kimseye selâm verirken, çok kimseye verir gibi vermelidir. Çünkü mü'min yalnız değildir.
Kirâmen kâtibîn adındaki iki melek, onunla berâberdir. (M. Muhammed Rebhâmî)
KÎSÂNİYYE (Keysâniyye):
Şiânın kollarından. Muhtâr bin Ebî Ubeyd es-Sekâfî'nin kurduğu bozuk fırka. Muhtâr bin Ebî
Ubeyd es-Sekafî'nin bir adı da Keysân olması sebebiyle Keysâniyye denilmiştir. Bu fırkaya
Muhtâriyye veya Bedâiyye de denir.
Hazret-i Ali'nin oğlu Muhammed bin el-Hanefiyye'nin babasından sonra imâmetini
(halîfeliğini) kabûl eden Keysâniyye fırkası, Allahü teâlânın bedâ (önceki hükmünü değiştirme)
sıfatı olduğunu söylerler. Muhammed bin el-Hanefiyye'nin Radvâ dağlarında yaşadığına, sağında
ve solunda birer arslanın ve bir parsın onu koruduğuna ve onun gelecek Mehdî olduğuna
inanırlar. (Abdülazîz Dehlevî)
Keysâniyye mensupları, dine, namaz, oruç, zekât v.s. gibi hükümlerin te'vilini (yorumunu)
öğreninceye kadar uyar. Farzların bir kısmını terk ederler. (Abdülkâhir Bağdâdî)
kiramî (İsim)
(Kürtçe - Türkçe Sözlük) :
bir kılıç çeşidi.
KIRAN (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(C.: Kırânât) Yakınlık, mukarenet. * Ayrı iki şeyin birleşmesi. * İki gezegenin bir burçta bulunması.
kıran (İsim)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
murrain (affecting animals); pestilence. girmek /a/ 1. for a murrain or pestilence to decimate. 2. (for something formerly in abundant supply) to become unobtainable.
KIRÂN HAC (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Hac ile ömreyi birlikte yapmağa niyet etmek. (Bkz. Hac)Kırân Hacc'a niyet eden kimse, önce ömre için tavâf (Kâbe-i şerîf etrâfında dönme) ve sa'y(Safâ ile Merve arasında gidip gelme) edip, sonra ihrâmı çıkarmadan ve traş olmadan hacgünleri için tekrar tavaf ve sa'y yapar. (M. Mevkûfâtî)Kırân haccı ve temettü' haccı yapanların şükür kurbanı kesmeleri vâcibdir. (Tahtâvî)
KIRÂN HAC
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Hac ile ömreyi birlikte yapmağa niyet etmek. (Bkz. Hac)
Kırân Hacc'a niyet eden kimse, önce ömre için tavâf (Kâbe-i şerîf etrâfında dönme) ve sa'y
(Safâ ile Merve arasında gidip gelme) edip, sonra ihrâmı çıkarmadan ve traş olmadan hac günleri
için tekrar tavaf ve sa'y yapar. (M. Mevkûfâtî)
Kırân haccı ve temettü' haccı yapanların şükür kurbanı kesmeleri vâcibdir. (Tahtâvî)
KIRANTA (İsim)
(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
is. Saçları kırlaşmış olan yaşlı erkek.
kıranta (İsim)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
1. graying, middle-aged man. 2. graying (hair, beard).