"MÜD
" Kelimesi için arama sonuçları
MÜDARA (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Dost gibi görünme. Yüze gülme. * Başkalarının fikirlerine uyarcasına hareket etmek. * Sulh ve salâh üzere bulunmak. (Meşru bir surette ve iyi bir netice için yapılan müdârâ memduhtur. Fena bir netice için ise, kötüdür; İslâmlığa yakışmaz, İslâm onu men'eder.) (Bak: Mümaşat)
MÜDÂRÂ (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Dîni ve dünyâyı zarardan kurtarmak için, dünyâ menfaatinden vermek veya belâyı dünyâmenfaati ile savmak.Allahü teâlâ bana, farzları yerine getirmeyi emrettiği gibi, insanlara müdârâ etmeyi deemretti. (Hadîs-i şerîf-Râmûz-ül-Ehâdîs)Müdârâ ederken tatlı dilli ve güler yüzlü olmak lâzımdır.Talebeye ders verirken de müdârâyapılır. (Muhammed Hâdimî)Düşmandan âciz duruma düşersen, müdârâ ederek latîfe yolunu tut. Çünkü latîfe kalbkazanır. (İmâm-ı Mâverdî)İnsanlar üç kısımdır: Bir kısmı gıdâ gibidir. Herkese, her zaman lâzımdır. İkinci kısmı, ilaçgibidirler. İhtiyaç zamânında lâzım olur. Üçüncü kısmı, hastalık gibidir. Bunlara ihtiyâç olmaz.Fakat kendileri insanlara musallat olurlar, bulaşırlar. Bun lardan kurtulmak için, müdârâ etmeklâzımdır. (İmâm-ı Gazâlî)Dostlara mürüvvet (mertlik),Düşmanlara müdârâ etmeli.(Sâ'dî-i Şîrâzî)
MÜDÂRÂ
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Dîni ve dünyâyı zarardan kurtarmak için, dünyâ menfaatinden vermek veya belâyı dünyâ
menfaati ile savmak.
Allahü teâlâ bana, farzları yerine getirmeyi emrettiği gibi, insanlara müdârâ etmeyi de
emretti. (Hadîs-i şerîf-Râmûz-ül-Ehâdîs)
Müdârâ ederken tatlı dilli ve güler yüzlü olmak lâzımdır.Talebeye ders verirken de müdârâ
yapılır. (Muhammed Hâdimî)
Düşmandan âciz duruma düşersen, müdârâ ederek latîfe yolunu tut. Çünkü latîfe kalb kazanır.
(İmâm-ı Mâverdî)
İnsanlar üç kısımdır: Bir kısmı gıdâ gibidir. Herkese, her zaman lâzımdır. İkinci kısmı, ilaç
gibidirler. İhtiyaç zamânında lâzım olur. Üçüncü kısmı, hastalık gibidir. Bunlara ihtiyâç olmaz.
Fakat kendileri insanlara musallat olurlar, bulaşırlar. Bunlardan kurtulmak için, müdârâ etmek
lâzımdır. (İmâm-ı Gazâlî)
Dostlara mürüvvet (mertlik),
Düşmanlara müdârâ etmeli.
(Sâ'dî-i Şîrâzî)
MÜDARAT (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Dery. den) Dost gibi görünme, yüze gülme.
MUDAREBAT (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Mudarabe. C.) Mudarebeler, döğüşmeler, vuruşmalar.
MUDAREBE (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Darb. dan) Döğüşme, vuruşma. * Bir taraftan sermaye diğer taraftan emek ile kurulan ticaret şirketi. (O.L.)
MUDÂREBE ŞİRKETİ (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Ortaklardan bir kısmının sermâye vermesi, bir kısmının da iş yapmayı üzerine almasıüzerine anlaşma yapılarak kurulan şirket, ortaklık.Mudârebe şirketinde sermâyenin; altın, gümüş veya başka geçer para olması lâzımdır. Kârönceden sözleşilen oranda paylaşılır. Sermâye, iş yapanlara emânettir.Telef olursa ödemezler.(İbn-i Âbidîn)
MUDÂREBE ŞİRKETİ
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Ortaklardan bir kısmının sermâye vermesi, bir kısmının da iş yapmayı üzerine alması üzerine
anlaşma yapılarak kurulan şirket, ortaklık.
Mudârebe şirketinde sermâyenin; altın, gümüş veya başka geçer para olması lâzımdır. Kâr
önceden sözleşilen oranda paylaşılır. Sermâye, iş yapanlara emânettir.Telef olursa ödemezler.
(İbn-i Âbidîn)
MÜDAREE (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Def'edişmek.* Muhalefet edişmek, birbirine zıt ve karşı olmak.
MÜDARESE (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Ders. den) Ders verme.