"MÜTEKAVVİ
" Kelimesi için arama sonuçları
MÜTEKAVVİ (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Kuvvet. den) Kuvvetlenen, kuvvet bulan. Kuvvetlenmiş.
MÜTEKAVVİL (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(C.: Mütekavvilîn) (Kavl. den) Yalan uydurup söyleyen.
MÜTEKAVVİLÎN (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Mütekavvil. C.) (Kavl. den) Mecbur olmadığı halde kendiliğinden yalan söyleyenler.
MÜTEKAVVİM (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Bozuk iken düzelen, eğri iken doğrulan. * İyi idâre edilen. * Sağlam, muhkem. * Müesses, te'sis edilmiş, kurulmuş.
MÜTEKAVVİM MAL (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Kıymetli, kullanılması mubâh ve mümkün olan mal.Bir satışın sahîh (dîne uygun) olması için malın mütekavvim olması lâzımdır.Müslümünlariçin şarap, domuz ve besmelesiz kesilen veya kesmeden öldürülen hayvan, mütekavvim maldeğildir. Denizdeki henüz tutulmamış balık mütekavvim mal değildir. Çünkü t utulmadığı içinkullanılması veya satılması mümkün değildir. (İbn-i Nüceym, Ali Haydar)
MÜTEKAVVİM MAL
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Kıymetli, kullanılması mubâh ve mümkün olan mal.
Bir satışın sahîh (dîne uygun) olması için malın mütekavvim olması lâzımdır.Müslümünlar
için şarap, domuz ve besmelesiz kesilen veya kesmeden öldürülen hayvan, mütekavvim mal
değildir. Denizdeki henüz tutulmamış balık mütekavvim mal değildir. Çünkü tutulmadığı için
kullanılması veya satılması mümkün değildir. (İbn-i Nüceym, Ali Haydar)
MÜTEKEBBİR (El-Mütekebbir):
1.Allahü teâlânın ism-i şerîflerinden. Yaratılanların sıfatlarından uzak, vehim ve aklın
anlamasından yüksek, azamet ve kibriyâ (büyüklük) sıfatıyla her şeyden ayrılmış olup, her
şeyden yüce ve yüksek olan.
Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki:
Allahü teâlânın ilâhlıkta şerîki, ortağı yoktur. Mülkü hiç yok olmayan bir meliktir.
Noksanlık olan her şeyden münezzehtir. Ayıblardan ve kudretsizlikten uzaktır. Mü'minleri
sonsuz azâbdan emîn kılmıştır. Her şey üzerine hâkim ve hâfızdır. Hükmünde
gâlibdir.Mütekebbirdir. Allahü teâlâ müşriklerin şirklerinden ve iftirâlarından münezzehtir
(uzaktır). (Haşr sûresi: 23)
El-Mütekebbir ism-i şerîfini söylemeye devâm eden kimse, hayırlı rızık ve bereketlere
kavuşur. Allahü teâlâ bu ism-i şerîfi okuyanlara hayırlı evlâd nasîb eder. (Yûsuf Nebhânî)
2. Kibirlenen, kendisini başkalarından üstün gören, kendini beğenen. (Bkz. Tekebbür)
Mal ile, evlâd ile, mevkî ile ve rütbe ile mütekebbir olmak insana hiç yakışmaz. Çünkü
bunlar, kendinde bulunan üstünlükler değildir. Gelip geçer, kendinde kalmayan, insandan çabuk
ayrılan şeylerdir. (Hâdimî)
MÜTEKELLİM (El-Mütekellim):
1. Söyleyici mânâsına Allahü teâlânın isimlerinden.
Allahü teâlâ hayy (diri), âlim (bilici), kâdir (kudret sâhibi) ve mütekellim olarak ve sonsuz
zamanlarda hep hâzır ve nâzırdır (görücüdür). Hayât, ilim, kudret ve kelâm sıfatları zamansız ve
mekânsız olduğu gibi, hâzır ve nâzır olması da zaman ve mekâna bağlı değildir. Allahü teâlânın
sıfatlarının hepsi böyledir. (İmâm-ı Rabbânî)
Âlemlerin şaşılacak bir nizâm içinde olduklarını görüyoruz. Fen her sene bunların yenilerini
bulmaktadır. Bu nizâmı yaratanın hayy (diri), âlim (bilici), kâdir (gücü yetici), mürîd (dileyici),
semî' (işitici), basîr (görücü), mütekellim ve hâlık (yaratıcı) olması lâzımdır. Çünkü, ölmek ve
câhil olmak ve gücü yetmemek ve zorla yapmak, sağırlık, körlük ve söyleyememek birer
kusurdur, utanılacak şeylerdir. Bu kâinâtı, bu âlemi bu nizâm üzere yaratanda ve yok olmaktan
koruyanda böyle kusurlu sıfatların bulunması olacak şey değildir. (Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî)
2.Kelâm âlimi. (Bkz. Mütekellimîn)
MÜTEKAVVİS (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Kavs. dan) Yay gibi eğri. Yay şekline giren, kavislenen. Eğrilmiş, bükülmüş.