"MÜTEKELLİM
" Kelimesi için arama sonuçları
MÜTEKELLİM (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Söyleyen, konuşan, nutuk söyleyen. * Gr: Söyleyen, birinci şahıs.
MÜTEKELLİM (El-Mütekellim (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
1. Söyleyici mânâsına Allahü teâlânın isimlerinden.Allahü teâlâ hayy (diri), âlim (bilici), kâdir (kudret sâhibi) ve mütekellim olarak ve sonsuzzamanlarda hep hâzır ve nâzırdır (görücüdür). Hayât, ilim, kudret ve kelâm sıfatları zamansızve mekânsız olduğu gibi, hâzır ve nâzır olması da zaman ve mek âna bağlı değildir. Allahüteâlânın sıfatlarının hepsi böyledir. (İmâm-ı Rabbânî)Âlemlerin şaşılacak bir nizâm içinde olduklarını görüyoruz. Fen her sene bunların yenilerinibulmaktadır. Bu nizâmı yaratanın hayy (diri), âlim (bilici), kâdir (gücü yetici), mürîd (dileyici),semî' (işitici), basîr (görücü), mütekellim ve hâlık (yaratıcı) olması lâzımdır. Çünkü, ölmek vecâhil olmak ve gücü yetmemek ve zorla yapmak, sağırlık, körlük ve söyleyememek birerkusurdur, utanılacak şeylerdir. Bu kâinâtı, bu âlemi bu nizâm üzere yaratanda ve yok olmaktankoruyanda böyle kusurlu sıfatların bulunması olacak şey değildir. (Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî)2.Kelâm âlimi. (Bkz. Mütekellimîn)
MÜTEKELLİM-İ EZELÎ (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Allah (C.C.)
MÜTEKELLİM-İ MAALGAYR (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Konuşan kimsenin kendisinin de içinde bulunduğu bir cemaata ait fiili ifade eden kelimelerin sigasıdır. Okuduk, yazıyoruz, gideceğiz, çalışmışız... gibi. (Bak: Mütekellim-i vahde)(Fert mütekellim-i vahde olsa, müsamahası ve fedakârlığı amel-i sâlihtir. Mütekellim-i maalgayr olsa, hıyanettir, amel-i tâlihtir. Bir şahıs kendi nâmına hazm-ı nefs eder, tefahür edemez; millet namına tefahür eder, hazm-ı nefs edemez. M.)
MÜTEKELLİM-İ VAHDE (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Konuşan kimsenin yalnız kendine ait fiili gösteren kelimelerin sigasıdır. Baktım, görüyorum, gezmişim, oturacağım gibi. (Bak: Mütekellim-i maalgayr)
MÜTEKELLİMÂNE (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
f. Konuşur gibi, konuşmak suretiyle.
MÜTEKELLİMÎN (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
İslâm ve iman esaslarını, hakaik-ı Kur'aniye ile isbat ve izahını yapan büyük İslâm allâmeleri, âlimleri, İlm-i Kelâm âlimleri. (Bak: İlm-i Kelâm)
MÜTEKELLİMÎN (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Kelâm âlimleri. İslâm dîninin îmân bilgilerini, naklî (dînî) ve aklî delillerle îzâh eden,açıklayıp isbatlayan büyük âlimler.Resûlullah efendimizden sallallahü aleyhi ve sellem ve Sahâbe-i kirâmdan (Peygamberimizinarkadaşları) sonra, fitneler (karışıklıklar) ve bid'atler (sapıklıklar) çoğaldı. Îmân bilgilerini vefıkıh (amel) bilgilerini bildirmek vazîfesi din imâmlarına yâni müctehidlere verildi. Bumüctehîdlerden (yüksek din âlimlerinden) îmânı bildirenlere mütekellimîn, fıkhı bildirenlerefukahâ denildi. (Seyyid Abdülhakîm)Mütekellimîn; dînî akîdelerin (îmân esaslarının) isbâtı için gerekli olan naklî (dînî) ve aklîdelîlleri bildirirler ve şüphelerin giderilmesine çalışırlar. (Taşköprüzâde)İmâm-ı a'zâm Ebû Hanîfe, Ebü'l-Hasen el-Eş'arî, Ebû Mansûr Mâtürîdî, İmâm-ı Gazâlî,Fahreddîn-i Râzî gibi âlimler mütekellimînden olup, Ehl-i sünnet ve cemâat îtikâdını (inancını),sapık ve bid'at ehli kimselere ve kendilerine İslâm filozofu adı vere n kimselere karşı müdâfaaetmişlerdir. (Seâdet-i Ebediyye)
MÜTEKELLİMÎN
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Kelâm âlimleri. İslâm dîninin îmân bilgilerini, naklî (dînî) ve aklî delillerle îzâh eden,
açıklayıp isbatlayan büyük âlimler.
Resûlullah efendimizden sallallahü aleyhi ve sellem ve Sahâbe-i kirâmdan (Peygamberimizin
arkadaşları) sonra, fitneler (karışıklıklar) ve bid'atler (sapıklıklar) çoğaldı. Îmân bilgilerini ve
fıkıh (amel) bilgilerini bildirmek vazîfesi din imâmlarına yâni müctehidlere verildi. Bu
müctehîdlerden (yüksek din âlimlerinden) îmânı bildirenlere mütekellimîn, fıkhı bildirenlere
fukahâ denildi. (Seyyid Abdülhakîm)
Mütekellimîn; dînî akîdelerin (îmân esaslarının) isbâtı için gerekli olan naklî (dînî) ve aklî
delîlleri bildirirler ve şüphelerin giderilmesine çalışırlar. (Taşköprüzâde)
İmâm-ı a'zâm Ebû Hanîfe, Ebü'l-Hasen el-Eş'arî, Ebû Mansûr Mâtürîdî, İmâm-ı Gazâlî,
Fahreddîn-i Râzî gibi âlimler mütekellimînden olup, Ehl-i sünnet ve cemâat îtikâdını (inancını),
sapık ve bid'at ehli kimselere ve kendilerine İslâm filozofu adı veren kimselere karşı müdâfaa
etmişlerdir. (Seâdet-i Ebediyye)