"

MİNNET

" Kelimesi için arama sonuçları
Türkçe - Fransızca Sözlük

minnet (İsim)

(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
gratitude
Türkçe - Almanca Sözlük

minnet (İsim)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
e Erweisung; e Dankesschuld.
Türkçe - İspanyolca Sözlük

minnet (İsim)

(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
gratitud
Türkçe - Kürtçe Sözlük

minnet (İsim)

(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
minet.
Türkçe - Türkçe Sözlük

MİNNET (İsim)

(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
is. İyilik karşısında duyulan borçluluk duygusu.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MİNNET (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
İyiliğe karşı duyulan şükür hissi. * Birisine iyilik etmek. * Yapılan iyilikleri sayarak başa kakmak.
İslami Terimler Sözlüğü

MİNNET (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
1. Yapılan bir iyiliği, verilen bir şeyi başa kakma. Minnetin bu kısmı İslâmiyet'teyasaklanmıştır.Kur'ân-ı kerîmde meâlen şöyle buyruldu:Sadakalarınızın sevâbını minnet ve ezâ ile heder etmeyin, boşa çıkarmayın. (Bekarasûresi: 264)Minnet edenin sadakasını Allahü teâlâ kabûl etmez. (Hadîs-i şerîf-İhyâ)Minnet akıl ve iz'andan soyunmuş özü-vicdânı çürük kişilere yaraşır. Böyleleri bir kimseyebir iyilik ettikleri zaman onu ya söz veya davranışlarla açıklamaya kalkışarak zavallıyı mahcubeder ve gönlüne ızdırap yüklerler. (Ahmed Rıfat)2. Görülen iyiliğe karşı teşekkür etme.Gaflet ve şaşkınlığa kapılarak, ana-babanın kalbini kırarsan derhal onların rızâsını almayaçalış, yalvar, minnet eyle ve her ne sûretle olursa olsun, onların gönlünü al. Ana-babanın evlâdıüzerinde hakları çok büyüktür. (Süleymân bin Cezâ)Allahü teâlâya hamdü senâlar olsun ki, üç seneden beri müslümanım.Mes'ûd bir hayâtakavuştum. Bana İslâmiyet'i anlatıp müslüman olmama vesîle olanlara minnet borcum çoktur.(Ömer Mita-Japon)3. Allahü teâlâya hamd ve senâ etmek, şükretmek.Allahü teâlâya hamd ve minnet ederiz ve O'nun Peygamberine sonsuz salât ve selâm ederiz.Selâmette ve âfiyette olmanız ve doğru yolda bulunmanız ve ilerlemeniz için Allahü teâlâya duâederiz. Kıymetli ve merhametli efendim! Kazanç zamânı geçip gidiyo r. Her geçen an,ömrümüzü azaltmakta, ecel zamânı yaklaşmaktadır. Bugün aklımızı başımıza toplamazsak,yarın âh etmekten ve pişmanlıktan başka elimize bir şey geçmez. Bu birkaç günlük sağlıkzamânında dînin emirlerine uygun yaşamaya çalışmalıyız! Ancak böylece kurtulmamız umulur.(İmâm-ı Rabbânî)Minnet Allahü teâlâya ki, O'na tâatte bulunmak, beğendiği işleri yapmak, O'na yakınlaştırır.O'na şükretmekle nîmet artar. Alınan her nefes, hayâtın devâmını sağlar. Verilen nefes, insanırahatlatır. O halde, her nefeste iki nîmet vardır. Her nîmete bir şükür lâzımdır. (Sâdî-i Şîrâzî)Hayat yolunda bizim taşıyabileceğimiz ve öteki dünyâya da götürebileceğimiz biricikservet; Allahü teâlâya hamd ve senâ etmek (O'na minnet bildirmek) ve O yüce kudret sâhibinesevgi ile bağlanmak, O'na ibâdet etmektir. (William Pickhard-İngiliz)4. Nîmete kendi eliyle, kendi çalışmasiyle kavuşmadığını, Allahü teâlânın lütfu ve ihsânıolduğunu düşünmek. Ucbun (kendini ve işlerini beğenme hâlinin) zıddı.
Türkçe - İngilizce Sözlük

minnet (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
,-ti sense or feeling of indebtedness; gratitude. altında kalmak to be obligated to someone for a kindness. etmek /a/ to plead abjectly, grovel.
İslami Terimler Sözlüğü

MİNNET

(İslami Terimler Sözlüğü) :
1. Yapılan bir iyiliği, verilen bir şeyi başa kakma. Minnetin bu kısmı İslâmiyet'te yasaklanmıştır. Kur'ân-ı kerîmde meâlen şöyle buyruldu: Sadakalarınızın sevâbını minnet ve ezâ ile heder etmeyin, boşa çıkarmayın. (Bekara sûresi: 264) Minnet edenin sadakasını Allahü teâlâ kabûl etmez. (Hadîs-i şerîf-İhyâ) Minnet akıl ve iz'andan soyunmuş özü-vicdânı çürük kişilere yaraşır. Böyleleri bir kimseye bir iyilik ettikleri zaman onu ya söz veya davranışlarla açıklamaya kalkışarak zavallıyı mahcub eder ve gönlüne ızdırap yüklerler. (Ahmed Rıfat) 2. Görülen iyiliğe karşı teşekkür etme. Gaflet ve şaşkınlığa kapılarak, ana-babanın kalbini kırarsan derhal onların rızâsını almaya çalış, yalvar, minnet eyle ve her ne sûretle olursa olsun, onların gönlünü al. Ana-babanın evlâdı üzerinde hakları çok büyüktür. (Süleymân bin Cezâ) Allahü teâlâya hamdü senâlar olsun ki, üç seneden beri müslümanım.Mes'ûd bir hayâta kavuştum. Bana İslâmiyet'i anlatıp müslüman olmama vesîle olanlara minnet borcum çoktur. (Ömer Mita-Japon) 3. Allahü teâlâya hamd ve senâ etmek, şükretmek. Allahü teâlâya hamd ve minnet ederiz ve O'nun Peygamberine sonsuz salât ve selâm ederiz. Selâmette ve âfiyette olmanız ve doğru yolda bulunmanız ve ilerlemeniz için Allahü teâlâya duâ ederiz. Kıymetli ve merhametli efendim! Kazanç zamânı geçip gidiyor. Her geçen an, ömrümüzü azaltmakta, ecel zamânı yaklaşmaktadır. Bugün aklımızı başımıza toplamazsak, yarın âh etmekten ve pişmanlıktan başka elimize bir şey geçmez. Bu birkaç günlük sağlık zamânında dînin emirlerine uygun yaşamaya çalışmalıyız! Ancak böylece kurtulmamız umulur. (İmâm-ı Rabbânî) Minnet Allahü teâlâya ki, O'na tâatte bulunmak, beğendiği işleri yapmak, O'na yakınlaştırır. O'na şükretmekle nîmet artar. Alınan her nefes, hayâtın devâmını sağlar. Verilen nefes, insanı rahatlatır. O halde, her nefeste iki nîmet vardır. Her nîmete bir şükür lâzımdır. (Sâdî-i Şîrâzî) Hayat yolunda bizim taşıyabileceğimiz ve öteki dünyâya da götürebileceğimiz biricik servet; Allahü teâlâya hamd ve senâ etmek (O'na minnet bildirmek) ve O yüce kudret sâhibine sevgi ile bağlanmak, O'na ibâdet etmektir. (William Pickhard-İngiliz) 4. Nîmete kendi eliyle, kendi çalışmasiyle kavuşmadığını, Allahü teâlânın lütfu ve ihsânı olduğunu düşünmek. Ucbun (kendini ve işlerini beğenme hâlinin) zıddı.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MİNNETDAR (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
f. Bir iyiliğe karşı minnet duyan. Yük altında kalır gibi birisinin iyiliğine karşı mahcubiyet.