"

MALİK

" Kelimesi için arama sonuçları
Türkçe - Almanca Sözlük

malik (İsim)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
besitzend; r Inhaber, r Besitzer.
Türkçe - Kürtçe Sözlük

malik (İsim)

(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
xwedî.
Kürtçe - Türkçe Sözlük

malik (İsim)

(Kürtçe - Türkçe Sözlük) :
1.tenya. 2.tek ev, evcik, göze. 3.biy. hücre 4.beyit, mısra, şiirde kıta.
Türkçe - Türkçe Sözlük

MALİK (İsim)

(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
is. Sahip.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MALİK (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Sâhib. Malı elinde bulunduran. Bir şeyin mülkiyetini elinde tutan. * Her şeyin sâhibi olan Allah. * Cehennem zebânilerine hâkim ve onları idare eden meleğin adı.
İslami Terimler Sözlüğü

MÂLİK (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
1. Sâhib olan, mülk edinen.İsmini duyduğunuz kimselerden, yeryüzüne dört kişi mâlik oldu. İkisi mü'min ikisi dekâfir idi. Mü'min olan iki kişi, Zülkarneyn ile Süleymân (aleyhimesselâm) idi. Kâfir olanikisi de Nemrûd ile Buhtunnasar idi. Beşinci olarak yeryüzüne benim evlâdımdan biri,yâni Mehdî de, mâlik olacaktır. (Hadîs-i şerîf-Alâmet-ül-Mehdî)Her müslüman, mâlik olduğu zekât malının miktârını, her zaman düşünmeli, nisâb miktârıolduğu günü, bir yere yazmalıdır. (Senâullah Dehlevî)Yüzlerce dile mâlik olsa da vücûdum,Lütfunun şükrünü nasıl yapabilirim.(İmâm-ı Rabbânî)2. Cehennem meleklerinin en büyüğü, âmiri, bekçisi.Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki:Muhakkak ki kâfirler, Cehennem azâbında devamlı kalacaklardır. Kendilerinden oazâb hafifletilmez. Onlar bunun için (kurtulmaktan) ümidi kesmişlerdir. Biz onlara zulümetmedik, fakat kendileri zâlim idiler. (Mâlike şöyle) çağrışıyorlar: Ey Mâlik! (İste de)Rabbin bizi öldürsün, (azâbdan kurtulalım.) Mâlik de; "Siz (azâb içinde) kalacaksınız" der.(Zuhrûf sûresi: 74-77)Cehennem'e atılan kâfirler, orada ayakları boyunlarına bağlı, günâhtan yüzleri kararmış birhâlde; feryâd ve figân ederler ve; "Ey Mâlik cezâmızı bulduk. Bu ateşten bukağılar (ayakbağları) bize ağır geldi ve derilerimiz eriyip aktı. Ne olur bizi bur adan çıkarın. Biz bir dahaisyân etmeyiz" derler. Mâlik de; "Kurtuluş ümidleri geçti. Siz buradan daha çıkamazsınız.Sesinizi kesin ve konuşmayın. Çünkü siz, buradan çıkarılsanız da yine eski hâlinize, küfür veisyânınıza döneceksiniz" der. (İmâm-ı Gazâlî)
Türkçe - İngilizce Sözlük

malik (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
,-ki 1. possessor, owner. 2. (person) who possesses, who has. olmak /a/ 1. to become the owner of. 2. to have, possess.
İslami Terimler Sözlüğü

MÂLİK

(İslami Terimler Sözlüğü) :
1. Sâhib olan, mülk edinen. İsmini duyduğunuz kimselerden, yeryüzüne dört kişi mâlik oldu. İkisi mü'min ikisi de kâfir idi. Mü'min olan iki kişi, Zülkarneyn ile Süleymân (aleyhimesselâm) idi. Kâfir olan ikisi de Nemrûd ile Buhtunnasar idi. Beşinci olarak yeryüzüne benim evlâdımdan biri, yâni Mehdî de, mâlik olacaktır. (Hadîs-i şerîf-Alâmet-ül-Mehdî) Her müslüman, mâlik olduğu zekât malının miktârını, her zaman düşünmeli, nisâb miktârı olduğu günü, bir yere yazmalıdır. (Senâullah Dehlevî) Yüzlerce dile mâlik olsa da vücûdum, Lütfunun şükrünü nasıl yapabilirim. (İmâm-ı Rabbânî) 2. Cehennem meleklerinin en büyüğü, âmiri, bekçisi. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Muhakkak ki kâfirler, Cehennem azâbında devamlı kalacaklardır. Kendilerinden o azâb hafifletilmez. Onlar bunun için (kurtulmaktan) ümidi kesmişlerdir. Biz onlara zulüm etmedik, fakat kendileri zâlim idiler. (Mâlike şöyle) çağrışıyorlar: Ey Mâlik! (İste de) Rabbin bizi öldürsün, (azâbdan kurtulalım.) Mâlik de; "Siz (azâb içinde) kalacaksınız" der. (Zuhrûf sûresi: 74-77) Cehennem'e atılan kâfirler, orada ayakları boyunlarına bağlı, günâhtan yüzleri kararmış bir hâlde; feryâd ve figân ederler ve; "Ey Mâlik cezâmızı bulduk. Bu ateşten bukağılar (ayak bağları) bize ağır geldi ve derilerimiz eriyip aktı. Ne olur bizi buradan çıkarın. Biz bir daha isyân etmeyiz" derler. Mâlik de; "Kurtuluş ümidleri geçti. Siz buradan daha çıkamazsınız. Sesinizi kesin ve konuşmayın. Çünkü siz, buradan çıkarılsanız da yine eski hâlinize, küfür ve isyânınıza döneceksiniz" der. (İmâm-ı Gazâlî) Mâlik-ül-Mülk: Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Yaratılmışların ve onlarda bulunan her şeyin sâhibi olan. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: (Habîbim) de ki: "Ey Mâlik-ül-mülk olan Allah'ım! Sen mülkü kime dilersen ona verirsin, mülkü kimden dilersen ondan alırsın. Kimi dilersen onun kadrini yükseltir, kimi dilersen onu alçaltırsın. Hayır yalnız senin elindedir. Şüphesiz ki sen, her şeye hakkıyla kâdirsin. (Âl-i İmrân sûresi: 26) Kim Mâlik-ül Mülk ism-i şerîfine devâm ederse, Allahü teâlâ ona çok mal ve mülk ihsân eder. Onu kimseye muhtaç etmez. (Yûsuf Nebhânî)
Türkçe - Fransızca Sözlük

malik olmak (Sıfat)

(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
avoir
Türkçe - İspanyolca Sözlük

malik olmak (Sıfat)

(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
haber