"

MUKARR

" Kelimesi için arama sonuçları
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MUKARR (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Karâr. dan) İkrâr olunmuş. "Vardır, öyledir evet." denilmiş.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MUKARRE (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Göz yaşının durması.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MUKARREB (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Kurb. dan) Yakınlaşmış. Yakınlaştırılmış. Yakın. * Büyük zât veya padişah gibi kimselere hizmette yaklaşmış olan.
İslami Terimler Sözlüğü

MUKARREB (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Yakınlaştırılmış.1. Cennette dereceleri en yüksek olan.Îmânları ileride olanlar, Allahü teâlâya yaklaşmakta ileride olanlardır. Bunların hepsimukarreblerdir. (Vâkıa sûresi: 10)Üç çeşit fakir vardır.Birincisi, istemezler verince de almazlar. Bunlar İlliyyîndemeleklerledir. İkincisi istemez, verilince alırlar. Bunlar Cennet'te mukarreblerledir. Üçüncüsüde ihtiyâcı olunca isterler. Bunlar sâdıklar olup, Eshâb-ı yemîn iledir ler. (Bişr-i Hâfî)2. Tasavvufta, nefslerinin sevgisinden kurtulmuş, kalbinde Allahü teâlâdan başka hiçbirşeyin sevgisi kalmayan, yalnız Allahü teâlâyı isteyen.Ebrârın iyilik olarak yaptıkları, mukarrebler yanında günâh olur. (Hadîs-işerîf-El-Hâmilü fil-Fülk)Mukarrebler, Allahü teâlâ için olmayan her şeyden, yemekten, içmekten, yatmaktan,söylemekten sakınırlar. Bunlar, din için niyyet etmedikçe hareket etmezler. İbâdete kuvvetkazanmak niyyeti ile yerler. Her sözleri Allah içindir. (İmâm-ı Gazâlî)
İslami Terimler Sözlüğü

MUKARREB

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Yakınlaştırılmış. 1. Cennette dereceleri en yüksek olan. Îmânları ileride olanlar, Allahü teâlâya yaklaşmakta ileride olanlardır. Bunların hepsi mukarreblerdir. (Vâkıa sûresi: 10) Üç çeşit fakir vardır.Birincisi, istemezler verince de almazlar. Bunlar İlliyyînde meleklerledir. İkincisi istemez, verilince alırlar. Bunlar Cennet'te mukarreblerledir. Üçüncüsü de ihtiyâcı olunca isterler. Bunlar sâdıklar olup, Eshâb-ı yemîn iledirler. (Bişr-i Hâfî) 2. Tasavvufta, nefslerinin sevgisinden kurtulmuş, kalbinde Allahü teâlâdan başka hiçbir şeyin sevgisi kalmayan, yalnız Allahü teâlâyı isteyen. Ebrârın iyilik olarak yaptıkları, mukarrebler yanında günâh olur. (Hadîs-i şerîf-El-Hâmilü fil-Fülk) Mukarrebler, Allahü teâlâ için olmayan her şeyden, yemekten, içmekten, yatmaktan, söylemekten sakınırlar. Bunlar, din için niyyet etmedikçe hareket etmezler. İbâdete kuvvet kazanmak niyyeti ile yerler. Her sözleri Allah içindir. (İmâm-ı Gazâlî) Mukarreb Melek: Allahü teâlânın huzûrunda bulunan melekler. Allahü teâlâ ile öyle vakitlerim oluyor ki, o zamanlarda, aramıza hiçbir mukarreb melek ve peygamber giremez. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı Rabbânî) Muhammed aleyhisselâma verilmiş olan din, geçmiş dinlerin hepsinin süzülmüş kaymağı gibidir. Hak olan, doğru olan bu dînin bildirdiği her iş, geçmiş dinlerde bildirilen amellerden, işlerden seçilmiş alınmıştır. Ayrıca meleklerin işlerinden de seçilmiş alınmış bulunmaktadır. Meselâ, meleklerden bir kısmına rükû etmek emrolunmuştur. Birçoklarına secde etmek, başka meleklere de kıyâm, yâni ayakta ibâdet etmeleri emredilmiştir. Bunun gibi, geçmiş ümmetlerden bâzısına yalnız sabah namazı emredilmişti. Başkalarına başka vakitlerin namazı emredilmişti. Geçmiş ümmetlerin ve mukarreb meleklerin ibâdetlerinden, amellerinden süzülenleri, seçilenleri bu dinde emredildi. Bunun için, bu dîni tasdîk etmek, inanmak ve bu dînin emirlerine uymak, geçmiş bütün dinleri tasdîk etmek ve hepsine uymak olur. (İmâm-ı Rabbânî)
İslami Terimler Sözlüğü

Mukarreb Melek (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Allahü teâlânın huzûrunda bulunan melekler.Allahü teâlâ ile öyle vakitlerim oluyor ki, o zamanlarda, aramıza hiçbir mukarrebmelek ve peygamber giremez. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı Rabbânî)Muhammed aleyhisselâma verilmiş olan din, geçmiş dinlerin hepsinin süzülmüş kaymağıgibidir. Hak olan, doğru olan bu dînin bildirdiği her iş, geçmiş dinlerde bildirilen amellerden,işlerden seçilmiş alınmıştır. Ayrıca meleklerin işlerinden de seçilmi ş alınmış bulunmaktadır.Meselâ, meleklerden bir kısmına rükû etmek emrolunmuştur. Birçoklarına secde etmek, başkameleklere de kıyâm, yâni ayakta ibâdet etmeleri emredilmiştir. Bunun gibi, geçmişümmetlerden bâzısına yalnız sabah namazı emredilmişti. Başkalarına başka vakitlerin namazıemredilmişti. Geçmiş ümmetlerin ve mukarreb meleklerin ibâdetlerinden, amellerindensüzülenleri, seçilenleri bu dinde emredildi. Bunun için, bu dîni tasdîk etmek, inanmak ve budînin emirlerine uymak, geçmiş bütün dinleri tasdîk etmek ve hepsine uymak olur. (İmâm-ıRabbânî)
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MUKARREBUN (MUKARREBÎN) (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Büyük meleklerden bir zümre. * Takva ve ubudiyyet ile evliya derecesine gelmiş, Cenab-ı Hakk'ın indinde çok kıymetli ve mübarek büyük zâtlar. * Yakınlaşmış olanlar.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MUKARREN (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Bağlanmış nesne.
Türkçe - Türkçe Sözlük

MUKARRER (İsim)

(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
s. Kararlaştırılmış.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MUKARRER (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Kararlaşmış. Takrir edilmiş. Karar verilmiş. Kat'i. Şek ve şüpheden beri olan. Muhakkak ve müsellem olan. Anlatılmış. Bildirilmiş.