"

MUS

" Kelimesi için arama sonuçları
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MUSAYAHA (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Sayha. dan) Birbirine haykırıp çağırışma.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MUSAYE (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Küçük sidik kabı. * Büyük kursak.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MUSAYEFE (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Sayf. den) Bir yaz tutulmak üzere pazarlık etme. Ücretle tutma.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MÜSAYEFE (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Seyf. den) Kılıçla vuruşma. birbirine kılıç çekme.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MÜSAYERE (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Seyr. den) Birine yol arkadaşı olma.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MUSAYKAL (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Cilâlı. Parlak. Yaldızlı. Perdahlı.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MUSAYTIR (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Bir şeyin üzerine kaim olup, ahvâlini görüp gözetir olan kimse. * Musallat. * Galip. Yaramaz işlerden men' edip saklayan ve koruyan.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MÜSBET (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
İsbât olunan. Delilli. Açık ve sabit olan. * Menfinin zıddı. Pozitif, olumlu. * Yazılıp kaydedilmiş. Tesbit edilmiş olan.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MÜSBET HAREKET (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Doğruluğu âşikâr olan ve belli ve isbat edilebilen; doğru düşünenlerin kabul edebileceği kanun ve nizama uygun hareket. * Allah'ın (C.C.) emrine uygun, tahribkâr ve tecavüzkâr olmayan, yapıcı ve tâmir edici tarzda olan, mizan, adâlet ve insafa uyan hareket.(Bir şeyin vücudu, bütün eczasının vücuduna vâbestedir. Ademi ise, bir cüz'ünün ademi ile olduğundan; zayıf adam iktidarını göstermek için tahrib tarafdarı oluyor, müsbet yerine menfice hareket ediyor. M.)
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MÜSBET İLİMLER (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Pozitif ilimler) Tecrübe ve müşâhedeye dayanan ve nazari olmayan maddi ilimler. Herkesin kabul ettiği ve isbat vasıtaları ile doğruluğu isbat edilen ilimler.