"MÜŞTE
" Kelimesi için arama sonuçları
MÜSTEHAB (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Sevilen, beğenilen. Peygamber efendimizin bâzan âdet olarak yaptıkları; yapılınca sevâbverilen yapılmayınca günâh olmayan şeyler.Müstehabları yapmakta gevşek davranan, sünnetleri yapamaz. Sünnetleri yapmaktagevşeklik, farzların yapılmasını zorlaştırır. Farzlarda gevşek davranan, Allahü teâlânın rızâsınakavuşamaz. (Muhammed Ma'sûm Fârûkî)Müstehabları hafif görmemelidir. Bunlar Allahü teâlânın sevdiği şeylerdir vebeğendikleridir. Eğer bütün dünyâyı vermekle beğendiği bir işin yapılabileceği bilinmiş olsa vedünyâyı verip o iş yapılabilse çok kâr elde edilmiş olur ve birkaç saksı parç ası verip kıymetli birelması ele geçirmek gibi olur.Yâhut birkaç çakıl parçası verip, ölmüş bir sevgilinin rûhunugeriye getirmek, hayat kazandırmak gibidir. (İmâm-ı Rabbânî)Müstehab, Hak teâlâya dost eder ve Allahü teâlânın rızâsını kazanmaya vesîledir.(Abdülhakîm-i Arvâsî)İmâmın, son sünneti, farz kıldığı yerde kılması mekruhtur (ibâdetin sevâbını giderir).Cemâatin kılması mekrûh değil ise de, başka yerlerde kılmaları müstehabdır. Müstehâbıyapmayanın namazı noksan olmaz; sevâbından mahrûm kalır. (Şernblâlî)Beş vakit namazı vakitleri girer girmez kılmalıdır. Yalnız yatsı namazını kış aylarındagecenin ilk üçte birine kadar geciktirmek müstehabdır. (İmâm-ı Rabbânî)
MÜSTEHAB
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Sevilen, beğenilen. Peygamber efendimizin bâzan âdet olarak yaptıkları; yapılınca sevâb
verilen yapılmayınca günâh olmayan şeyler.
Müstehabları yapmakta gevşek davranan, sünnetleri yapamaz. Sünnetleri yapmakta gevşeklik,
farzların yapılmasını zorlaştırır. Farzlarda gevşek davranan, Allahü teâlânın rızâsına kavuşamaz.
(Muhammed Ma'sûm Fârûkî)
Müstehabları hafif görmemelidir. Bunlar Allahü teâlânın sevdiği şeylerdir ve beğendikleridir.
Eğer bütün dünyâyı vermekle beğendiği bir işin yapılabileceği bilinmiş olsa ve dünyâyı verip o iş
yapılabilse çok kâr elde edilmiş olur ve birkaç saksı parçası verip kıymetli bir elması ele
geçirmek gibi olur.Yâhut birkaç çakıl parçası verip, ölmüş bir sevgilinin rûhunu geriye getirmek,
hayat kazandırmak gibidir. (İmâm-ı Rabbânî)
Müstehab, Hak teâlâya dost eder ve Allahü teâlânın rızâsını kazanmaya vesîledir.
(Abdülhakîm-i Arvâsî)
İmâmın, son sünneti, farz kıldığı yerde kılması mekruhtur (ibâdetin sevâbını giderir).
Cemâatin kılması mekrûh değil ise de, başka yerlerde kılmaları müstehabdır. Müstehâbı
yapmayanın namazı noksan olmaz; sevâbından mahrûm kalır. (Şernblâlî)
Beş vakit namazı vakitleri girer girmez kılmalıdır. Yalnız yatsı namazını kış aylarında
gecenin ilk üçte birine kadar geciktirmek müstehabdır. (İmâm-ı Rabbânî)
MÜSTEHAK (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Bak: Müstahak)
MÜSTEHAM (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Şaşırmış, şaşa kalmış, hayran.
MÜSTEHAMM (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Sıcak su mevzii, hamam.
MÜSTEHAN (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Değersiz, alçak, âdi, hakir sayılan.
MÜSTEHAP (İsim)
(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
S. Hz. Muhammed'in ara sıra yaptığı şeyler olup, uyulması hoş karşılanan ve sevap kazandıran iş: Kuşluk namazı kılmak müstehaptır.
MÜSTEHAS (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Toprağın altında kalıp saklanmış.
MÜŞTEHAT (Ünlem)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Şehveti celb eder hâle gelen. Yetişmiş kız.
MÜSTEHAZA (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Bak: İstihâza)