"

MÜŞTE

" Kelimesi için arama sonuçları
Türkçe - Türkçe Sözlük

MÜSTESNA (Özel isim)

(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
s. 1. Bir bütünün veya kuralın dışında olan. 2. Benzerlerinden üstün olan.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MÜSTESNA (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
İstisna edilen. Ayrı tutulan, ayrı muameleye tabi olan. Kaide dışı bırakılmış olan.
Türkçe - İngilizce Sözlük

müstesna (Ünlem)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
1. with the exception of, except for, excepted: İstanbul müstesna with the exception of Istanbul. 2. exceptional, extraordinary.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MÜSTESNÂİYE (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Başkalarından üstün, başkalarından ayrı bir tarza tâbi. Başkalara benzemeyen.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MÜSTEŞRİF (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Nâzır, bakan. * Eğik, mâil.
Türkçe - Türkçe Sözlük

MÜSTEŞRİK (İsim)

(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
is. Doğu toplumlarının tarih, dil, edebiyat ve folklorunu inceleyen bilgin, şarkiyatçı.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

MÜSTEŞRİK (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Şark. dan) Doğu memleketlerinin din, dil ve tarihlerini ve diğer bâzı hususları araştırıp tesbite çalışan batılı âlim. Garplı âlim. (Orientalist)
İslami Terimler Sözlüğü

MÜSTEŞRİK (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Doğu memleketlerini, din, dil ve târihleri başta olmak üzere her yönden araştırıp tesbiteçalışan batılı ilim adamı. Garplı bilgin, oryantalist, şarkiyâtçı.Meşhûr İngiliz müsteşriki George Sale, Kur'ân-ı kerîmi İngilizce'ye tercüme ettiği eserininönsözünde diyor ki: "Hicretten evvel, Medîne-i münevverede müslüman olmayan hiçbir evkalmamıştı. Yâni Medîne'de her eve İslâmiyet girmişti. Eğer bir kimse; " İslâmiyet diğermemleketlere ancak kılıç kuvveti ile yayıldı diye bir iddiâda bulunursa; bu kuru bir suçlama vecehâlettir. Çünkü İslâmiyet'i kabûl eden ve kılıcın ismini bile işitmeyen pekçok memleketvardır. Bunlar kalblere te'sir eden Kur'ân-ı kerîmi işitmekle müslüman olmuşlardır. (Harputluİshâk Efendi)
Türkçe - İngilizce Sözlük

müsteşrik (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
,-kı orientalist, person versed in an oriental subject or subjects.
İslami Terimler Sözlüğü

MÜSTEŞRİK

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Doğu memleketlerini, din, dil ve târihleri başta olmak üzere her yönden araştırıp tesbite çalışan batılı ilim adamı. Garplı bilgin, oryantalist, şarkiyâtçı. Meşhûr İngiliz müsteşriki George Sale, Kur'ân-ı kerîmi İngilizce'ye tercüme ettiği eserinin önsözünde diyor ki: "Hicretten evvel, Medîne-i münevverede müslüman olmayan hiçbir ev kalmamıştı. Yâni Medîne'de her eve İslâmiyet girmişti. Eğer bir kimse; "İslâmiyet diğer memleketlere ancak kılıç kuvveti ile yayıldı diye bir iddiâda bulunursa; bu kuru bir suçlama ve cehâlettir. Çünkü İslâmiyet'i kabûl eden ve kılıcın ismini bile işitmeyen pekçok memleket vardır. Bunlar kalblere te'sir eden Kur'ân-ı kerîmi işitmekle müslüman olmuşlardır. (Harputlu İshâk Efendi)