Results for "

RİŞA

"
Ottoman - Turkish Dictionary

RİŞA (Noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
(Rişvet. C.) Rüşvetler.
Ottoman - Turkish Dictionary

RİŞA' (Noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
(C.: Erşiye) Kuyudan su çekmekte kullanılan urgan. * Menazil-i Kamer'den "Balık karnı" dedikleri menzilin adı.
Ottoman - Turkish Dictionary

RİSAİL (Noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
(Bak: Resail)
Turkish - Kurdish Dictionary

risale (Noun)

(Turkish - Kurdish Dictionary) :
namilke.
Turkish - Turkish dictionary

RİSALE (Proper noun)

(Turkish - Turkish dictionary) :
is. Küçük kitap, broşür.
Ottoman - Turkish Dictionary

RİSALE (Proper noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Mektub. * Bir ilme dair yazılmış küçük kitap. * Haber göndermek. * Elçinin götürdüğü mektub, name. * Fık: Bir kimsenin sözünü veya emrini başka birisine tebliğ etmek.
Dream Dictionary of Phrase

RİSALE (Proper noun)

(Dream Dictionary of Phrase) :
Bakınız; Mektup.
Islamic Glossary

RİSÂLE (Noun)

(Islamic Glossary) :
Mektûb; bir mes'eleye, bir ilme ve fenne dâir yazılan müstakil küçük kitâb.Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri Edeb risâlesi adlı eserine başlarken buyuruyor ki:"Edebi, kendine yaklaşmaya ve evliyâlığa anahtar kılan Allahü teâlâya hamd olsun."
Turkish - English dictionary

risale (Noun)

(Turkish - English dictionary) :
1. treatise, pamphlet or small book containing a treatise. 2. booklet; pamphlet.
Islamic Glossary

RİSÂLE

(Islamic Glossary) :
Mektûb; bir mes'eleye, bir ilme ve fenne dâir yazılan müstakil küçük kitâb. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri Edeb risâlesi adlı eserine başlarken buyuruyor ki: "Edebi, kendine yaklaşmaya ve evliyâlığa anahtar kılan Allahü teâlâya hamd olsun."