"

RÜŞD

" Kelimesi için arama sonuçları
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

RÜŞD (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Doğru yol bulup bağlanmak. Hak yolunda salabet, metanet ve kemal-i isabetle dosdoğru gitmek. * Hayra isabet etmek. * Büluğa ermek. * İstikamette olmak. Dinine ve malına zarar gelecek şeyi bilmek, doğru düşünmek. * Kişinin akıl ve idraki kavi ve tedbiri metin olmak. (Bak: İrşâd)
İslami Terimler Sözlüğü

RÜŞD (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
1.Hak, doğru yol. Allahü teâlânın birliği (tevhid) inancı.Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:(Cinlerden bir topluluk) dediler ki:Biz, rüşde ulaştıran benzeri görülmemiş bir Kur'ândinledik. Biz de O'na îmân ettik. Bundan sonra Rabbimize aslâ hiçbir şeyi ortakkoşmayacağız." (Cin sûresi: 1,2)2. Aklın kuvvetli ve tamam olması. Malını dînin ve aklın beğendiği yere sarf etmek, boşyere harcamamak, telef etmemek.Çocuk âkıl-bâliğ olunca yâni iyiyi kötüden ayırabilme ve evlenecek, erginlik çağına gelince,malını kullanmaya hak kazanır. Rüşdü görülmezse, malı yirmi beş yaşına kadar kendisine teslimedilmez. İki imâma (İmâm-ı Ebû Yûsuf ve İmâm-ı Muhammed'e) ve d iğer üç mezhebe (Şâfiî,Mâlikî ve Hanbelî) göre, rüşdü görülmedikçe ihtiyarlasa dahi malı kendisine verilmez. Onunmalından hâkimin izin verdiği kimse tasarruf eder, kullanır. (İbn-i Âbidîn)
İslami Terimler Sözlüğü

RÜŞD

(İslami Terimler Sözlüğü) :
1.Hak, doğru yol. Allahü teâlânın birliği (tevhid) inancı. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: (Cinlerden bir topluluk) dediler ki:Biz, rüşde ulaştıran benzeri görülmemiş bir Kur'ân dinledik. Biz de O'na îmân ettik. Bundan sonra Rabbimize aslâ hiçbir şeyi ortak koşmayacağız." (Cin sûresi: 1,2) 2. Aklın kuvvetli ve tamam olması. Malını dînin ve aklın beğendiği yere sarf etmek, boş yere harcamamak, telef etmemek. Çocuk âkıl-bâliğ olunca yâni iyiyi kötüden ayırabilme ve evlenecek, erginlik çağına gelince, malını kullanmaya hak kazanır. Rüşdü görülmezse, malı yirmi beş yaşına kadar kendisine teslim edilmez. İki imâma (İmâm-ı Ebû Yûsuf ve İmâm-ı Muhammed'e) ve diğer üç mezhebe (Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî) göre, rüşdü görülmedikçe ihtiyarlasa dahi malı kendisine verilmez. Onun malından hâkimin izin verdiği kimse tasarruf eder, kullanır. (İbn-i Âbidîn)
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

RÜŞD Ü İRŞAD (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Rüşd ve irşad. Doğru yola sevketmenin mükemmeliyeti. İslâmiyeti en mükemmel şekilde öğretmek.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

RUSDE (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(C.: Risâd) Ziynet, süs.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

RÜŞDÎ (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Rüşdle ilgili. Olgunluğa dair.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

RÜŞDİYE (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Eskiden orta tahsil derecesindeki mektep. * Rüşde dair.