Results for "TERTİB
"
TERTİB (Noun)
(Ottoman - Turkish Dictionary) :
(C.: Tertibât) Tanzim etme. Dizme, sıralama, düzene koymak. * Tedarik edip hazır ve müheyya kılmak. * Bir şeyi bir yere sabit ve pâyidar kılmak. * Mertebelere göre davranmak. * Hile ile aldatma.
TERTÎB (Noun)
(Islamic Glossary) :
Sırayı gözetmek. (Bkz. Sâhib-i Tertîb)Namazdaki tertîb vâcibtir. Abdestteki tertîb Hanefî mezhebinde sünnet, Şâfiî ve Hanbelî'defarzdır. (Halebî)
TERTÎB
(Islamic Glossary) :
Sırayı gözetmek. (Bkz. Sâhib-i Tertîb)
Namazdaki tertîb vâcibtir. Abdestteki tertîb Hanefî mezhebinde sünnet, Şâfiî ve Hanbelî'de
farzdır. (Halebî)
Tertîb Sâhibi:
Üzerinde kazâya kalmış namaz borcu bulunmayan veya kazâya kalmış namazların toplamı
beş vakti geçmemiş bulunan ve namazda sırayı gözetmesi gereken kimse.
Kazâ namazı kılarken cemâate başlanırsa, tertîb sâhibi olan namazını bozup cemâate uymaz.
Mâlikî mezhebinde de böyledir. (İbn-i Âbidîn)
Tertîb Sâhibi (Noun)
(Islamic Glossary) :
Üzerinde kazâya kalmış namaz borcu bulunmayan veya kazâya kalmış namazların toplamıbeş vakti geçmemiş bulunan ve namazda sırayı gözetmesi gereken kimse.Kazâ namazı kılarken cemâate başlanırsa, tertîb sâhibi olan namazını bozup cemâateuymaz. Mâlikî mezhebinde de böyledir. (İbn-i Âbidîn)
TERTİB-İ MUKADDEMÂT (Noun)
(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Bir neticenin meydana gelmesi için lâzım olan sebeplerin sıralarına göre tertib edilmesi. Bir neticeye varılması için sırasıyla riayet edilmesi icab eden sebebler.
tertibat (Noun)
(Turkish - German Dictionary) :
(ç.) Anlagen, (ç.) Einrichtungen.
tertibat (Noun)
(Turkish - Kurdish Dictionary) :
1.sazûmanî. 2.amedeyî.
TERTİBAT (Proper noun)
(Turkish - Turkish dictionary) :
ç.is. 1. Düzen, düzenlenmiş. 2. Karşılayıcı hazırlıklar.
TERTİBÂT (Noun)
(Ottoman - Turkish Dictionary) :
(Tertib. C.) Düzen, düzenleme. * Karşılayıcı hazırlıklar.
tertibat (Noun)
(Turkish - English dictionary) :
,-tı 1. arrangement, setup; the manner in which something is organized or arranged. 2. mil. disposition (of troops, artillery, etc.). 3. mechanism; apparatus; system: ateşleme tertibatı firing mechanism (of a gun). ısıtma tertibatı heating system. 4. precautionary measures. almak to take precautionary measures.