Results for "VEKALET
"
vekalet (Noun)
(Turkish - German Dictionary) :
e Vertretung, r Auftrag, e Vollmacht; s Ministerium.
vekalet (Noun)
(Turkish - Kurdish Dictionary) :
spartedarî, raspêrî, cîgirî, dewsokî.
VEKALET (Noun)
(Turkish - Turkish dictionary) :
is. 1. Birinin yerine iş görme yetkililigi. 2. (Eskiden) Bakanlık.
VEKÂLET (Noun)
(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Vekillik. Birisinin nâmına iş görme. Kendi nâmına hareket etme salâhiyetini başkasına verme. Nezâret, bakanlık. * Vekilin vazife gördüğü bina.
VEKALET (Noun)
(Dream Dictionary of Phrase) :
vekil olduğunu görmek üzerine borç ve sorumluluk almaya, Vekalet bazen başkasının varlığı üzerinde yaptırımda bulunmaya yahut zenginliğe, Sağlıklı kimsenin vekil olması hastalanmaya, hastanın vekil olması vefat etmesine, Bir göreve istekli ve bu işe ehill olan kimsenin birine vekil olduğunu görmesi, arzu ettiği görevi elde etmesine; Birine vekalet vermek emekliye ayrılmaya, isitirahate çekilmeye ya da yolculuğa çıkmaya; Vekil olmak bazen iyilerin yahut bid'at ehli kimselerin yolundan gitmeye, Vekil olan birini görmek günah kazanan kimseye delalet eder.
VEKÂLET (Noun)
(Islamic Glossary) :
Bir kimsenin, bir veya birçok işi yapmak için, başkasını kendi yerine koyması yâni başkasınaiş havâlesi. Vekil edene sâhib veya müvekkil, vekâlet verilip yerine geçirilene vekîl denir. (Bkz.Vekîl)Vekâlet, îcâb ve kabûl ile olur. Yâni müvekkilin seni vekil yaptım ve vekilin de kabul ettimsözleri ve yazıları ile olur. (Ali Haydar Efendi)
vekâlet (Noun)
(Turkish - English dictionary) :
,-ti 1. proxy; power of attorney; power to act for or represent another. 2. ministry (in a government). emrine alınmak (for a government official) to be temporarily removed from his position. etmek /a/ to represent (someone); to act as (someone´s) proxy. ücreti fee paid to one´s lawyer. vermek /a/ to give (someone) the power to act in one´s stead.
VEKÂLET
(Islamic Glossary) :
Bir kimsenin, bir veya birçok işi yapmak için, başkasını kendi yerine koyması yâni başkasına
iş havâlesi. Vekil edene sâhib veya müvekkil, vekâlet verilip yerine geçirilene vekîl denir. (Bkz.
Vekîl)
Vekâlet, îcâb ve kabûl ile olur. Yâni müvekkilin seni vekil yaptım ve vekilin de kabul ettim
sözleri ve yazıları ile olur. (Ali Haydar Efendi)
vekalet etmek (Noun)
(Turkish - German Dictionary) :
vertreten.
vekaleten (Adverb)
(Turkish - German Dictionary) :
vertretungsweise.