Results for "

YÂRÎ

"
Turkish - German Dictionary

yarı (Noun)

(Turkish - German Dictionary) :
e HTMlfte.
Turkish - Kurdish Dictionary

yarı (Noun)

(Turkish - Kurdish Dictionary) :
nîv, nîvçe.
Kurdish - Turkish dictionary

yarî (Punctuation)

(Kurdish - Turkish dictionary) :
1.dostluk. 2.şaka, oyun.
Ottoman - Turkish Dictionary

YÂRÎ (Noun)

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
f. Yardım. * Dostluk.
Azerbaijani - Turkish Dictionary

yarı (Noun)

(Azerbaijani - Turkish Dictionary) :
yarım,yarısı
Turkish - English dictionary

yarı (Noun)

(Turkish - English dictionary) :
1. half of the, half the: Öğrencilerin yarısı geldi. Half of the students have come. gece yarısı midnight. 2. half of, mid-: Yarı ömrüm bitti. Half of my life is over. Yarı yolda kaldık. We were left stranded in the middle of our journey. yarı gece midnight. yarı yün yarı poliyester bir kazak a sweater that´s half wool and half polyester. 3. sports half time, the half. 4. halfway, half, only partially: yarı açık half open. Yarı anladı. He halfway understood. yarı pişmiş et underdone meat. yarı cahil semiliterate. yarı göçebe seminomadic/ seminomad. yarı resmi semiofficial. belden aşağı below the waist, from the waist down. belden yukarı above the waist, from the waist up. da bırakmak /ı/ to leave off (doing something) when one has completed only half of it, stop doing (a job) when one is in the middle of it. buçuk 1. piddling, trifling, trivial. 2. poor, sorry, third-rate, two-bit, crummy. çekili bayrak flag flying at half mast. fiyatına at half price, at half the usual price, half-price. inme path. hemiplegia. da kalmak to be left half finished, be left half done. yarıya 1. halfway, half. 2. in half, equally, fifty-fifty. yolda bırakmak /ı/ to leave (someone) in the lurch, leave (someone) high and dry.
Dictionary of Economics

YARI DEĞİŞİR MALİYET GİDERLERİ (Proper noun)

(Dictionary of Economics) :
Değişir olmalarına rağmen, üretim hacmi sıfır olduğu zaman bile, minimum ölçüde de olsa yapılması gerekli giderlerdir.
Dictionary of Economics

YARI DEĞİŞKEN MALİYETLER (Adjective)

(Dictionary of Economics) :
Hiç üretim olmasa dahi oluşan ve üretim miktarındaki artışa paralel olarak artış gösteren maliyetlerdir. Örneğin, üretim miktarınaki artışla birlikte artan bakım onarım maliyetleri, üretim durdurulsa dahi belirli bir düzeyde oluşacaktır, çünkü çalışmayan makinelerin bakımı düzenli olarak sürdürülür.
Meteorological Glossary

YARI DURAĞAN BASINÇ SİSTEMLERİ (Adjective)

(Meteorological Glossary) :
(SEMI-PERMANENT PRESSURE SYSTEMS) [i]Mevsime göre basıncı alçak ve yüksek olarak değişen, nispeten kararlı, durağan basınç ve rüzgar sistemi. Göçmen alçak basınç merkezleri gibi geçiş özelliğine sahip olmayan bu tür sistemler bulundukları yerdeki sıcaklık ve yoğunluk farkı nedeniyle meydana gelirler. İzlanda Alçak Basınç Merkezi ile Kuzey Atlantik'teki Bermuda Yüksek Basınç Merkezi yarı durağan basınç sistemlerine birer örnektir.
Meteorological Glossary

YARI DURALAR CEPHE (Adjective)

(Meteorological Glossary) :
(QUASI-STATIONARY FRONT) [i]En son sinoptik durumundan beri hemen hemen hiç hareket etmeyen veya çok az hareket eden cepheler için kullanılan terim. Durağan cephe olarak ta isimlendirilir. Durağan ve yarı durağan cephelerde dalga oluşum şansı oldukça fazladır.