Results for "ZARURÎ
"
zaruri (Noun)
(Turkish - German Dictionary) :
nötig, notwendig, erforderlich, unentbehrlich, unvermeidlich, zwangslTMufig.
zaruri (Noun)
(Turkish - Kurdish Dictionary) :
pêwist.
ZARURİ (Noun)
(Turkish - Turkish dictionary) :
s. Zorunlu.
ZARURÎ (Noun)
(Ottoman - Turkish Dictionary) :
(Bak: Zaruriyye)
zaruri (Noun)
(Turkish - English dictionary) :
1. absolutely necessary, requisite, essential, vital; indispensable; mandatory, imperative. 2. unavoidable; inevitable; inescapable; ineluctable. 3. of necessity, willy-nilly, whether one wants to or not.
ZARURİYYAT (Noun)
(Ottoman - Turkish Dictionary) :
(Zarurî. C.) Mecburi işler. İster istemez olan işler.
ZARÛRİYYÂT-I DİN (Noun)
(Islamic Glossary) :
İnanılacak ve yapılacak işlerle ilgili, âlim ve câhil herkesin bilmesi lâzım olan din bilgileri.Her şeyden önce zarûriyyât-ı dîni öğrenmek lâzımdır. Bunları bırakıp, başka şeylerleuğraşmak, kıymetli ömrü faydasız şeylere harcamak olur. Hadîs-i şerîfte; "Allahü teâlânın birkulunu sevmemesinin alâmeti, onun mâlâyânî (kendisini ilgilendirmeyen, faydasız şeyler) ilevakit geçirmesidir." Zarûriyyât-ı dinden olan bilgiler o kadar çoktur ki, insan mâlâyânî ileuğraşmaya vakit bulamaz. (İmâm-ı Rabbânî)
ZARÛRİYYÂT-I DİN
(Islamic Glossary) :
İnanılacak ve yapılacak işlerle ilgili, âlim ve câhil herkesin bilmesi lâzım olan din bilgileri.
Her şeyden önce zarûriyyât-ı dîni öğrenmek lâzımdır. Bunları bırakıp, başka şeylerle
uğraşmak, kıymetli ömrü faydasız şeylere harcamak olur. Hadîs-i şerîfte; "Allahü teâlânın bir
kulunu sevmemesinin alâmeti, onun mâlâyânî (kendisini ilgilendirmeyen, faydasız şeyler) ile
vakit geçirmesidir." Zarûriyyât-ı dinden olan bilgiler o kadar çoktur ki, insan mâlâyânî ile
uğraşmaya vakit bulamaz. (İmâm-ı Rabbânî)
ZARURİYYAT-I DİNİYYE (Noun)
(Ottoman - Turkish Dictionary) :
İman edilmesi zaruri olan dinin esasları, (Allah Teâlâya, Âhiret gününe, Meleklere, Peygamberlere, Kitaplara ve hayrın ve şerrin Allah'tan olduğuna inanmak.)
ZARURİYYAT-I NÂŞİE (Noun)
(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Bir şeyin kendisinde bulunması zaruri olan ve ondan ayrılması mümkün olmayan ve zâti hassadan meydana gelen zaruretler.