"ahlak
" Kelimesi için arama sonuçları
ahlak zabıtası (İsim)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
e Sittenpolizei.
AHLÂK [İng. Ethic]: (İsim)
(Sosyoloji Sözlüğü) :
Moral kelimesiyle de ifade edilir. Sosyoloji ile olduğu kadar Felsefe ile de ilgilidir. Konuyla ilgilenen sosyal bilimciler konuya farklı açıdan bakmışlardır: Sosyal ahlâk, dinî ahlâk, psikolojik ahlâk, biyolojik ahlâk,şüpheci ahlâk, (Türk Ansiklopedisi, 1967)Ahlâk, insan ve sosyal grupların davranışlarını toplumda yerleşmiş değer hükümlerine ve normlara göre ele alır. Eğer davranışlar buna uyuyorsa ahlâkî, değilse gayri ahlâkîdir. Ahlâk, toplumlara göre itibarîdir.E. Durkheim'e göre, ahlâkîlikte temel ölçü sosyal oluştur. Ahlâkî (etik) davranış toplumla uyum halindeki davranıştır. Fert sosyalleştikçe, toplulun üyeliğini kazandıkça sosyal olan ahlâktan pay alır.Karl Marx, kendinden önce sosyal meseleye ve gerçeğe eğilenleri, üretim ilişkileri ve iktisadî meseleye eğilmediklerinden sadece "Ahlâkî" kaldıklarını belirtir. (Fındıkoğlu, Z. F.1975)Max Weber'in ünlü eseri "Protestan Ahlâkı ve Kapitalizmin Ruhu"nda bahsetiği ahlâk, belirli bir yaşama tarzı ile ilgilidir.Bazı düşünürlere göre ahlâk, dinî hayattan kaynaklanan, din müessesesinin dışında düşülmesi mümkün olmayan bir kavramdır. Din, sosyal bir müessese olarak insanların ve sosyal grupların yaşayış tarzlarını, değer hükümlerini tesir altına almaktadır. Dinden tecrid edilmiş bir ahlâk, zoraki bir soyutlamadır. Pozitivistler ise, konuya farkılı yaklaşmaktadırlar.Prof. Dr. Z. F. Fındıkoğlu'na göre, "ahlâkî hareket gibi, kanun kayma sanatı da, hakikatte malzemesi içtimâî realiteden gelen, mantığını ve yoğurucu kuvvetini ise akıldan alan bir hukukî tecrübe sanatıdır." (Fındıkoğlu, Z. F., 1958) Şu halde, iyi veya kötüyü belirleyen ahlâk ile hukuk arasında yakın bir ilişki vardır. (Fındıkoğlu, Z.F., 1944)
AHLÂK-I FÂZILA (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
İyi ahlâk, faziletli huylar.
AHLÂK-I HAMİDE (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Beğenilen güzel ahlâk.(Hz. Muhammed (A.S.M.) bütün ahlâk-ı hamidede en yüksek ve yetişilmeyecek bir dereceye malik idi...... Onda içtima etmiş ahlâk-ı hamidedir ki her bir haslette en yüksek tabakada olduğuna dost ve düşman ittifak ediyorlar. M.)
AHLÂK-I HASENE (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Yüksek ahlâkı en parlak ve ulvi bir şekil ve ruhta gösteren ve bilfiil yaşayan Peygamberimizin (A.S.M.) ve O'nun yolunda gidenlerin ahlâkı.(Diyorsun ki: Teklif, saadet içindir. Halbuki ekser-i nâsın şekâvetine sebeb, tekliftir. Teklif olmasaydı, bu kadar tefavüt-ü şekavet de olmazdı?C- Cenab-ı Hak, verdiği cüz'-i ihtiyâri ile ef'al-i ihtiyariye âlemini kesbiyle teşkil etmeğe insanı mükellef kıldığı gibi, ruh-u beşerde vedia olarak ekilen gayr-i mütenâhi tohumları sulamak ve neşv ü nemalandırmak için de beşeri teklif ile mükellef kılmıştır. Eğer teklif olmasaydı, ruhlardaki o tohumlar neşv ü nemâ bulamazdı. Evet, nev'-i beşerin ahvaline dikkatle bakılırsa görülür ki; ruhun mânen terakkisini, vicdanın tekâmülünü, akıl ve fikrin inkişaf ve terakkisini telkih eden, yani aşılayan, şeriatlardır; vücud veren, tekliftir; hayat veren peygamberlerin gönderilmesidir; ilham eden, dinlerdir. Eğer bu noktalar olmasaydı, insan hayvan olarak kalacaktı ve insandaki bu kadar kemâlât-ı vicdaniye ve ahlak-ı hasene tamamen yok olurlardı. Fakat insanların bir kısmı, arzu ve ihtiyariyle teklifi kabul etmiştir. Bu kısım, saadet-i şahsiyeyi elde ettiği gibi nev'in saadetine de sebep olmuştur. Amma insanların büyük bir kısmı, ihtiyarı ile küfrü kabul ve tekâlif-i İlahiyyeyi reddetmişlerse de teklifin bazı nevilerinden süzülen terbiyevi, ahlâki vesaire güzel şeyleri aldıklarından, teklifin o nevilerini zımnen ve ıztıraren kabul etmiş bulunurlar. İşte bu itibarla, kâfirin her sıfatı ve her hâli kâfir değildir. İ.İ)(Hadsiz salât ve selâm ol Peygamberimiz Muhammed Mustafa (A.S.M.) üzerine olsun ki, demiş: $Yani; benim, insanlara Cenab-ı Hak tarafından bi'setim ve gelmemin ehemmiyetli bir hikmeti, ahlâk-ı haseneyi ve güzel hasletleri tekmil etmek ve beşeri ahlâksızlıktan kurtarmaktır. H.)
Ahlâk-ı Hasene (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Güzel huylar. Dînin ve aklın beğendiği huylar.Ahlâk-ı hasenenin alâmeti, insanlardan gelen sıkıntı ve eziyete katlanmaktır. (AbdülhakîmArvâsî)Ahlâk-ı hasenenin on alâmeti vardır: Çok îtirâz etmemek. Adâlet sâhibi olmak. Kendinibeğenmemek. İnsanların ayıplarını örtmek. Müslüman kardeşinin kusurunu görünce hüsn-i zânetmek (onu iyiye yorumlamak ve hakkında iyi düşünmek). Başkasından gelen e ziyet vesıkıntılara katlanmak. Nefsine (kendine) zulmetmemek. Kendi ayıplarına bakıp başkalarınınayıplarını araştırmamak. Herkese karşı güler yüzlü, yumuşak ve tatlı sözlü olmak. (Yûsuf binEsbat)
Ahlâk-ı İlâhiyye (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Allahü teâlânın sıfatlarına ve isimlerine uygun sıfatlarla sıfatlanmak. Allahü teâlânın ahlâkıile ahlâklanmak."Velî olmak için ahlâk-ı ilâhiyye ile ahlâklanmalıdır." demişlerdir. Bu sıfatlar evliyâdameydana gelir. Fakat bu benzerlik yalnız isimdedir ve uygunluk sıfatların topluluğundadır.Yoksa sıfatların husûsiyetlerinde berâber olunmaz. (İmâm-ı Rabbânî)Allahü teâlânın bir ismi "Melik"tir. Bu, her şeye hâkim, gâlib demektir. Talebe tasavvufyolunda ilerlerken, kendi nefsine hâkim, gâlib olur ve başkalarının kalblerine tesir etmeğebaşlarsa ahlâk-ı ilâhiyye ile ahlâklanmış olur. Allahü teâlânın bir i smi de Semi'dir. Yâniişiticidir. Talebe, doğru sözü herkesten kabul eder ve gizli hakikatleri, can kulağı ile duyarsa,bu sıfatla huylanmış olur. Bir sıfatı da "Basîr"dir. Yâni Allahü teâlâ herşeyi görür. Talebeninkalb gözü açılır ve firâset ışığı ile kendi ayıblarını ve başkalarının iyi huylarını görürse yânibaşkalarını kendisinden daha üstün görürse ve Allahü teâlânın her an gördüğünü göz önündebulundurarak, hep Allahü teâlânın beğendiği şeyleri yaparsa, bu sıfatla huylanmış olur. Birsıfatı da "Muhyî"dir. Yâni Allahü teâlâ dirilticidir. Talebe unutulmuş sünnetleri canlandırır,meydana çıkarırsa, bu sıfatla sıfatlanmış olur. Bir sıfatı da "Mümit" öldürücü demektir.Talebesünnetlerin yerine yerleşmiş olan bid'atleri, dinde sonradan çık arılıp din diye yapılan şeyleri meneder yok ederse, bu sıfatla sıfatlanmış olur. Bütün sıfatlar bunlar gibidir. (Hâce MuhammedPârisâ)
Ahlâk-ı Zemîme (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Kötü ahlâk. Dînin ve aklın beğenmediği huylar.İnsana dünyâda ve âhirette zarar veren her şey, ahlâk-ı zemîmeden meydana gelmektedir.Zararların, kötülüklerin başı kötü huylu olmaktır. (Ali bin Emrullah)Ahlâk-ı zemîme kalbi, rûhu hasta eder. Hastalığın artması, kalbin, rûhun ölümüne sebebolur. En kötü huy, küfür yâni îmânsızlıktır. (İmâm-ı Rabbânî)Kendinde ahlâk-ı zemîme bulunan kimse, buna yakalanmasının sebebini araştırmalı, busebebi yok etmeye, bunun zıddını yapmaya çalışmalıdır. Çünkü, insanın alıştığı şeydenkurtulması zordur. Kötü şeyler nefse tatlı gelir. (Hâdimî)
Ahlak. (İsim)
(Felsefe Sözlüğü) :
bkz. Törebilim.
ahlaka aykırı (İsim)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
unsittlich.